Güzel seksi kadın

09.May.2020 - Pinterest'te Bekir Alim adlı kullanıcının 'ciplak seksi kizlar' panosunu inceleyin. Kadın, Güzellik, Güzel kadınlar hakkında daha fazla fikir görün. Milyonlarca premium yüksek kalitede, ⬇ telif haksız, uygun fiyatlı fotoğraf, imaj ve resimlerin bulunduğu en iyi stok fotoğraf şirketinden Kadın meme stok fotoğraflar indirin. Rus Instagram güzel Natasha 3,5 milyon takipçisiyle Instagram’ın az tanınmış seksi güzellerinden sadece bir tanesi. Rus güzel cesur pozlarıyla yürek hoplatmaya 2020 yılında da devam edecek. Instagram En Güzel ve Seksi Kadın Hesaplarının rus temsilcisi diyebiliriz. Instagram hesabı; natalee.007 21.Ara.2019 - Pinterest'te Cakmakci miço adlı kullanıcının 'sexsi' panosunu inceleyin. Kadın, Güzel kadınlar, Kızlar hakkında daha fazla fikir görün. Bir kadın, Japon bir mirasçıya hizmetçi olarak işe alınır, ama gizlice, kendisini dolandırmak için bir komploda yer almaya başlayacağından habersizdir. ... Atomic Blonde 2017 yazının en güzel ve seksi filmlerindendi gerçekten. Charlize Thero’nun, Berlin Duvar ... Güzel seksi Bayan eşek yatakta kamerada poz. kapalı modeli portresi. Güzellik dantel iç çamaşırı çekici vücut esmer kadınla. İç çamaşırı kadın götten. Çıplak kız kadar yakın En Seksi Kadın; En Seksi Kadın. 1 20. Bilin bakalım kim 54 yaşına giriyor? Survivor Aycan’dan itiraf: Adadan kaçmaya çalıştım Yeşilçam’ın ünlü yalısı satılıyor Harry ve Meghan, komşularını canlarından bezdirdi! Corona virüsü bu ülkelerde yok! seksi kadın Fotoğrafları. erotik bikini güzel kadın iç çamaşırı Kadın yetişkin kız vücut model güzel kız güzel kadın ateşli hatun plaj Pixabay. Igor Starkov. Igor Starkov. Alexander Krivitskiy. Adam Kontor. Pixabay. Alexander Mils. David Bares. Adam Kontor. Daria Shevtsova. W R. freestocks.org. Valeria Boltneva. Yüzbinlerce oyun kullanıldığı anketimiz sonuçlandı. 64 aday arasından dünyanın en seksi 30 kadını seçildi. Elbette sıralama hoşunuza gitmemiş olabilir. Yorumlarda sizin ilk üç sıranızı bekliyoruz ;) Yaşayan en seksi 100 kadın Geleneksel olarak Maxim Dergisi'nin her yıl yaptığı 'yaşan en seksi 100 kadın' anketi belirlendi. Melanie Iglesias-100. sıradan giriş yaptı

GRRM - 2012 Söyleşileri

2020.07.29 15:25 griljedi GRRM - 2012 Söyleşileri

  1. Şu ana kadar yayımlanan kitaplara eklediğiniz ve okuyucunun bulmasını umduğunuz ama bulamadığı şeyler var mı? Yahut çok az kişinin gördüğü?
Hayranların şu ana kadar her şeyi öğrendiğini düşünüyorum. İnsanlar düşüncelerini internette, bloglarda yazıyor. En anlaşılmaz, ücra ipuçları bile kısa sürede bulunuyor ve dikkat çekiliyor.
  1. Valyria’yı görecek miyiz?
Kıyamet öncesi mi şimdiki halini mi? Belki.
  1. Cevaplanmamış ama Kış Rüzgarlarında cevaplanacak üç soru söyler misiniz?
Söyleyebilirim ama söylemeyeceğim.
  1. Bronn’un hikayesi bitti mi?
Bronn’un hala bir rolü var, kesinlikle geri dönecek.
  1. Başlangıçta onlara vereceğiniz yolu ertelediğiniz veya yoldan saptırdığınız bir karakter var mı? Varsa, kim?
Hayır, var diyemem. Bazı durumlarda kronolojiler başlangıçta istediğimden farklı ama tüm karakterlerin hikayeleri aynı devam devam ediyor.
  1. Demiradamlar kuzeye saldırmamış ve Kızıl Düğün gerçekleşmemiş olsaydı Kuzey ve Nehirtoprakları bağımsız kalmaya devam edebilir miydi?
Kuzey olabilir ama Nehirtoprakları daha sorunlu. Gerçek doğal sınırlar olmadan, nehirtoprakları her taraftan saldırılara karşı savunmasızdır, bu yüzden tarihleri kan ve kargaşa ile dolu.
  1. Hayranların bulduğu ama sizin o amaçla yazmaya niyetlenmediğiniz en büyük kırmızı ringa balığı (yem) nedir?
Bu söylemek olurdu ama hayranlar, ufacık bir şeyden bile kuram çıkarıyorlar. Zaman zaman bunları bana e-posta atıyorlar.
- Dothraki aslında bir dizi bozkır ve ova kültürünün bir karışımı olarak tasarlandı ... Moğollar ve Hunlar, kesinlikle, ama aynı zamanda Alans, Sioux, Cheyenne ve çeşitli diğer Amerikan kabilelerinin ... saf bir fantazi ile terbiyeli hali. Araplara veya Türklere - orijinal olarak bozkırların atlıları olması haricinde- herhangi bir benzerlik tesadüfidir (bu emmiye biri Hunların da Türk olduğunu söylesin. Neyse). Bununla birlikte, genel olarak, tarihten ilham alırken, ister bireylerden isterse tüm kültürlerden olsun, doğrudan bire bir nakillerden kaçınmaya çalışırım. Robert'ın VIII. Henry veya Edward IV olduğunu söylemek nasıl doğru değilse, Dothrakilerin de Moğol olduğunu söylemek doğru olmaz.
- GRRM; “Ejderhaların Dansı sonunda pek çok uçurum vardı, 6. kitapta bunları çok erken çözeceğim. Kitabı inşa ettiğim iki büyük savaşla açacağım; Buz Savaşı ve Meereen-Köle Körfezi Savaşı ve sonra oradan alıp devam edeceğim.”
- Ned ve Robb’un ölümü... Bu iki karakterin sonunu en başından beri biliyor muydunuz yoksa zaman içinde mi karar verdiniz?
Neredeyse en başından beri biliyordum. Hikayenin büyük vuruşlarını biliyorum; ana karakterlerden kim ölecek, kim yaşayacak... hepsini. Yazım sırasında keşfettiğim çok ayrıntı var, küçük karakterler gibi... Yani ana karakter altı arkadaşıyla bir savaşa girecekse altı arkadaşın hepsine de ne olacağını bilmiyorum, buna yazarken karar veriyorum ama büyük oyuncular, büyük hayatlar ve hayat değiştiren büyük olayları en başından beri planlı.
- Bir çok kişi Jon’u öldürdüğünüzü düşünüyor. Geçmişte Starklara çok kötü şeyler yaptınız ama içimden bir ses Jon hayatta kaldı diyor. Bu konuda yorum yapmak ister misiniz?
[Güler] Bu konuda yorum yapmayacağım.
- Jon, Lord Kumdandan olarak resimden etkili bir şekilde çıkmış olsa da - yaşıyor olsa bile, Sur’un o kış geldiğinde Ötekileri geri tutma şansını sevdiğimden emin değilim. Kış Rüzgarları'nda Sur’un güneyine doğru hareket ettiklerini göreceğimizi varsayabilir miyiz?
Çok fazla şey söylemek istemiyorum ama Kış Rüzgarlarında kesinlikle daha fazla Öteki göreceksiniz.
- Kargaların Ziyafeti ve Ejderhalarla Dansta bölüm başlıkları olarak Kraliçe'nin Eli veya Demir Talip gibi etiketleri kullanmaya başladın, daha önceki ciltlerde ise her zaman Jon veya Ned ya da Arya idi. Bu kimlik sorunlarını keşfetmenin bir yolu mu? Özellikle Arya ve Sansa ve Theon ile tüm kimlikleri değişiyor gibi görünüyor.
Evet, tam olarak amacım bu. Bu kitaplarda birçok kimlik saldırı altında.
- Ortaya çıkan bir diğer tema da – her yerde var ancak ancak Ejderhalarla Dansa son pov’da daha da netleşiyor - taht oyununda oyuncu olduklarını düşünen karakterlerin piyonlardan daha sık olması. Gerçek güç gölgelerdedir. Bu fikri en başından itibaren keşfetmek istediniz mi yoksa hikaye geliştikçe mi ortaya çıktı?
Hangi durumdan bahsettiğinize bağlı. Bu seriye 1991 yılında ilk başladığımda, ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. A Game of Thrones'a geldiğimde, ana temaların ne olacağını biliyordum ve bu kesinlikle onlardan biri. Gücün doğası ve gücün kullanımı ve insanların iktidara gelmesi için neler yaptıklarını - ele aldığım en önemli şeylerden bazıları.
Varys’ın 2. kitapta sorduğu kral, rahip, savaşçı bilmecesi buna hitap ediyor. Kim kime itaat ediyor? Asıl güç kimde? Asıl soru bu.
- GRRM, Tyrion karakterini, 1981 yılında Lisa Tuttle ile yazdığı Windhaven isimli kitaptaki bir cümleden ilham aldı; “Bir cüce var, gördüğüm en çirkin adam ama ayrıca en zekisi.”
- GE: Tyrion ve Daenerys, serinin en ünlü iki karakteri...
En popüler iki karakterden biri, ancak bence evrensel olarak en popüler olan ikisi Jon Snow ve Arya. Her karakterin hayranları ve büyük bir iltifat olarak aldığım aleyhte sözler var. Gerçek insanlar hakkında böyle hissederiz; bir kişi onları sever, başka bir kişi onlar tarafından tahrik olur ve başka bir kişi onların sahte olduğunu düşünür. Kurgusal bir karakter yaratıyorsanız ve herkes karakteri seviyorsa veya karakterden nefret ediyorsa, muhtemelen bir karton parçası yaratmış olursunuz.
- GRRM, Kargaların Ziyafeti’nde Brienne’nin asılırken yaptığı seçimin “kılıç” olduğunu doğruladı ve bunu küçük Payne’i kurtarmak için yaptığını da... Yani Podric Payne, hala hayatta.
- Karakterleriniz arasında bir seyahat arkadaşı seçmeniz gerekse kimi seçerdiniz?
Hedefe ve ne yapmak istediğime göre değişir. Eğer sadece gezi, manzara, farklı yerleri görmekle ilgiliyse Tyrion’u yanıma alırdım; asit yorumları (iğneliyici demek istiyor sanırım, söyleşi ispanyolcaydı, ben de otomatik sayfa çevirici kullandım) belli zamanlarda çok iyi olurdu. Daha romantik bir kaçış olacaksa da Daenerys’i alırdım çünkü eğlenceli olmasının yanı sıra çok güzel bir kadın.
- Kim daha seksi? Hayalinizdeki Daenerys mi yoksa Emillia mı?
Gerçek şu ki Emillia çok seksi ama farklılar. Benim için seçmesi zor çünkü ikisini de çok seksi görüyorum. Emillia düşündüğüm karakterin daha yaşlı bir hali. Kitaptaki Dany, cinsellik dünyasına girmiş bir genç kız ile küçük bir kız olma arasında değişiyor. Bazen bir kraliçecilik oynayan bir kız gibi davranırken, bazen de her açıdan tamamen işlevsel bir yetişkin gibi davranır. 23 yaşındaki Emillia 17 yaşında olması gereken (aslında 16) bir karakteri canlandırıyor.
- Westeros’ta ailelerin çok fazla çocuğu var, onları rahatça öldürebilmek için mi? Karakterleri öldürmeyi seviyor musunuz?
Bunu sevmiyorum ama bazen bunu komplo ihtiyaçlarıyla yapmak zorunda kalıyorum. Buna ek olarak ilham aldığım dönem Orta Çağ; o dönemlerde ailelerin şimdikilerden daha fazla çocukları olurdu çünkü kadınlar da çocuklar da sık sık doğumda ölürdü hatta çocuklarınızın ileride fazla yaşamayabileceğinizi bilirisiniz; kimisi erken yaşta kimisi biraz daha ileri yaşta ölürdü. Bu yüzden o dönemlerde çok çocuk olurdu. Ben de, her ne kadar bu bir fantezi de olsa, işime bunu yansıtmaya çalışıyorum, o dönemin şartlarına sadık kalmaya çabalıyorum.
- Yedinci kitabın ismi Kurtların Zamanıydı, bunu neden değiştidiniz?
Bu geçici bir başlıktı; bir isim seçmem istendi ve benim de aklıma ilk Kurtların Çağı ya da Kurtların Zamanı geldi ama hiçbir zaman sevmedim. Bir Bahar Rüyası daha iyi bir başlık.
- Ormanın Çocukları ile Ötekiler arasında göründüğünden daha yakın bir ilişki var mı?
Olabilir, olabilir. Hikaye devam ettikçe gelişecek bir konu, bu yüzden şu an bir şey söylemem (kendi de bilmiyor :D ).
- Jon Arryn’nın ölümünün LF ve Lysa eliyle olduğunu öğrendik, peki Sör Hugh’un ölüm emrini kim verdi? Cersei mi? LF mi?
İkisi de olabilir, kararınıza göre... Ancak bu, sadece bir Gregor olayı olabilir de. O cani ve acımasız biri, birini öldürmek için gerçek bir nedene ihtiyacı yok.
- Doran ve Mellario’un tartışma sebebi çocuklarını uzaklaştırma meselesi yüzünden ise Mellario neden Dorne’u terk etti? (Herkesin merak ettiği bir soru.)
İyi bir evlilik değildi. Yeni ve egzotik bir şeyin cazibesi nedeniyle evlendiler. Bazen cazibe en az beklediğiniz zaman olur. Uzak bir ülkenin prensi idi ve o da hayat dolu, çok çekici, çok farklı bir kültürden gelen bir kadın gibi görünüyordu. Dorne'a geldiğinde, Norvos'tan farklı olan, özellikle de çocukların başkalarına himaye edilmesiyle ilgili geleneklerin olduğunu görür. Bu ne siyasi bir evlilik, ne de büyülü bir evlilikti, sadece insan doğasının bir örneğiydi. Bazen ilişkiler iyi bir temel üzerinde başlar: tanışırsınız, büyük bir cinsel cazibe vardır, bir ilişki kurarsınız, evlenirsiniz ... ve sonra dört veya beş yıl içinde gerçekten ortak bir şeyinizin olmadığını fark edersiniz. Bir hata yaptınız ve yedi krallıktaki gibi boşanmanın yaygın olmadığı bir toplumda kolay çözümü olmayan bir durumdasınız... Bu sadece başarısız olan politik bir evlilik örneği değil, ayrıca aşk evliliklerinin bile başarısız olabileceğinin bir örneğidir.
Bazen Yedi Krallık'taki politik evlilikleri iyi gelir ve aşk için olan evlilikler iyi olmaz. Bazen bir çift birbirini sever ve sonra bir noktada sevmezler. Şehvetten gülüşmeler başka bir şeyden de gelişmeyen evlilikler vardır. İşlerin iyi gideceğine dair bir garanti yoktur ve bunun sonucu, hayal kırıklıklarının gelişmesi ve her insanın kendi yolunda gitmesi için yabancılaşmanızdır. Bu konuda Mellario'dan bir miktar acı var çünkü Dorne Prensi olarak Doran çocuklarıyla birlikte kalabildi ve Mellario, onları terk etmek zorunda kaldı (anladığım kadarıyla Doran, kadının çocukları alıp gitmesine izin vermemiş).
- Kitaplarda, krakenleri derinlerden uyandırabilecek bir boru hakkında hikaye var. Hiç kraken görecek miyiz?
Mümkün soruya şaşırmış görünür
- Ölü ulukurt ve yavrular hakkında... Bunlar eski ilahlardan bir hediye mi yoksa Bloodraven’dan mı? Bazıları ölü kurdun boğazına takılan geyik boynuzunu bir fs olarak görüp Stark-Baratheon çatışmasına işaret kabul ediyor.
Dostum, bu okuyucuların anlaması gereken bir şey. Eğer orada dikkatlice ince bir şekilde çalıştığım bir sembolse, bunun nedeni insanları düşündürmek için fikir verici olmaya çalışıyorum. Eğer görürseniz ve merak etmeye başlarsanız, bu bilerek yapılmıştır. Ama "Bu bir sembol! Bu bir sembol!" diye bağırmayacağım. Her okuyucu kendi okumalı ve sembollerin ne olduğuna ve ne anlama geldiğine kendileri karar vermelidir. Bu, karmaşık bir sanat eserinde yaptığınız işin bir parçasıdır, kasıtlı olarak yapılandırılmış ve nispeten belirsiz olan bir şey, böylece her okuyucu kendi sonuçlarını çıkarabilir.
- Jaqen, Kızıl Tanrı'ya ve başka yerlerde ateş tanrısına atıfta bulunur. R'hllor'dan mı bahsediyor? Arya'nın Yüzsüz Adamlar tarafından eğitildiğini gördüğümüzde, R'hllor onlar için özellikle önemli görünmüyor.
George bir an düşünür Eh, Jaqen’ın onu ne zaman andığına dikkat et; yakın zamanda neredeyse yanıyordu.
- İsyan sırasında neden Davos, Stannis’e yardım etti?
George güler Çünkü soğanı vardı! Ve kendi kendine şöyle düşündü: "Bunları en iyi fiyata nereden satabilirim? Onları King's Landing'e götürürsem bana soğan bedelini ödeyecekler ama onları açlık çeken insanlara götürürsem kesinlikle daha iyi ödeyecekler. "
- Varys ve Illyrio, Prens Doran ve Sör Willem Darry'nin yapmış olduğu nişan sözleşmesinin farkında mıydı? Ve neden Darry veya birisi Viserys'e ölümünden önce bu anlaşmayı söylemedi?
İlk soruya: hayır. İkincisi ise, Viserys karar verildiğinde olgunlaşmamış bir çocuktu ve bu bilgiye hazır değildi.
- Arthur Dayne, asil ve cesur bir şövalye olarak tanıtıldı. Jaime bile dehşete düşerken o nasıl Aerys’in acımasızlıklarını destekleyebildi?
Okumaya devam edin.
- İlk Daenerys, Daemon Blackfyre ve Dorne prensi arasındaki ilişkide neler olduğunu anlatır mısınız?
Daemon ve Daenerys'in aşık olmasına rağmen, kardeşi kral Daeron, sevgi meselelerinden daha çok devlet meseleleriyle ilgiliydi. Dorne ile uzun yıllar mücadele etmiş ve Yedi Krallığa taciz etmelerini engelleyemedikleri gibi onları Yedi Krallığa katamamıştı. Şiddetin başarısız olduğu yerde, belki de evliliğin düşmanlığa son verebileceğini fark etti ve böylece kız kardeşini Dorne prensi ile ittifak kurmak için kullandı. Bu politik bir evlilik, saf ve basit, Dorne ve Yedi Krallık arasında birliği garanti etmek için uygun bir evlilik. Ayrıca, kız kardeşini ki kendisiyle birkaç çatışması olmuş ve bir çok insanın tahtın gerçek sahibi olarak gördüğü piç erkek kardeşi yerine, Dorne prensine vermeyi tercih etti. Bu da Daemon’u ilk Blackfyre Taliplisi olmasına iten bardağı taşıran son damlaydı.
- Ejderhalarla Dansta, Brandon Stark’ın da Robert gibi kadınlara olan ilgisi hakkında daha fazla şey öğreniyoruz. Brandon'ın da piçleri var mıydı?
Brandon'ın çocuk sahibi olmadan önce öldüğünü söylemek abartı olurdu. Kitaplarda bakire olmadığı tespit edilmiştir. Ziyaret ettiği çeşitli yerlerde küçük snowlar bırakmış olabilir ama kesinlikle açık olan, meşru çocukları olmadığıdır.
- Meereen Düğümünün nasıl vuku bulduğunu artık biliyoruz. Asıl sorun neydi? Örneğin, Dany'nin çeşitli karakterlerle tanışma sırası mıydı, yoksa ejderhaları kim, ne zaman ve nasıl almaya çalışacağı mıydı?
Şimdi bir şeyler açıklayabilirim. Pek çok, birçok faktörün bir birleşimiydi: Xaro'dan Dany gemilerini vermek için teklifle başlayalım, reddedilmesi daha sonra Qarth'ın savaş ilanına yol açacaktır. Sonra şehri sakinleştirmek için Daenerys'in evliliği var. Sonra Yunkai ordusunun Meereen kapılarına gelişi var, çeşitli insanların yoluna çıkma sırası var (Tyrion, Quentyn, Victarion, Aegon, Marwyn, vb.) Ve sonra Daario var, bu tehlikeli kiralık kılıç ve Dany'nin onu gerçekten isteyip istemediğine dair bir soru var; salgın var, Drogon'un Meereen'e dönüşü var ...
Bütün bunlar havaya fırlattığım toplardı ve hepsi bağlantılı ve kronolojik olarak iç içe geçmişti. Drogon'un şehre dönüşü, farklı zamanlarda olduğunu keşfettiğim bir şeydi. Örneğin, Quentyn'in Meereen'e gelişinin üç farklı versiyonunu yazdım: biri Dany'nin evliliğinden çok önce geldi, biri daha sonra geldi ve diğeri evlilikten sadece bir gün önce geldi romanda olan da bu Ve bu farklı varış noktalarının diğer karakterlerin hikayelerini nasıl etkilediğini karşılaştırmak ve görmek için üç versiyonu da yazmak zorunda kaldım. Henüz gelmemiş bir karakterin hikayesi de dahil (Sonra da GRRM neden kitapları bitiremiyor, diyoruz :P ).
- Melisandre neden Stannis'i aradı? Onu alevlerinde gördü ve kendi başına aramaya mı karar verdi yoksa kırmızı rahipler adına bir göreve mi başladı? Rahipler tarafından gönderilen Moqorro ile karşılaştırdığınızda, sanki ikincisi gibi görünmüyor.
Haklısın, Melisandre kendi karar verdi, onun kendi gündemi var.
- Ejderha Kayası temelde volkanik bir ada ve bu nedenle, mağaralarına ne kadar derine girerseniz, o kadar sıcak olur ... ama derinliklerinde bu ısıya neden olan eski Valyri büyüsü olabilir mi?
Ejderha Kayası kalesinin nasıl inşa edildiğine ve bazı yapılarında taşın bir şekilde sihirle nasıl şekillendiğine bakarsanız ... evet, hala Valyria büyüsünün mevcut olduğunu söylemek mümkündür( Targların buradaki büyü yüzünden hastalanmadığı, ayrıldıkları için hastalanmaya başladıkları kuramım daha bir güçlendi :) ).
- Neredeyse her zaman birbirleriyle müttefik olmak isteyen aileler arasında evlilikler görüyoruz. Bu bağlam göz önüne alındığında, Tywin Lannister'in evliliğinin ilk kuzenle olması tuhaf görünüyordu ve hatta Tywin'in ne kadar pragmatik ve hırslı olduğunu düşündüğünüzde daha da tuhaf görünüyordu. Yoksa gerçekten bir aşk evliliği miydi?
Aşk olabilir ama ailenin kanını güçlendirmek için başka bir açık sebep var. Targaryenlar bu politikanın en uç örneğidir: sadece kanın saflığını korumak için aile içinde evlenirler ve böylece taht veya ailenin yönetimi için birkaç aday bulundurma probleminden kaçınırsınız. Beş erkek kardeşiniz varsa ve her birinin birkaç çocuğu varsa iki veya üç nesilden sonra kendinizi otuz potansiyel mirasçı ile bulabilirsiniz: Lannister veya Frey adında otuz kişi olabilir ve bu da çatışma üretir çünkü hepsi taht için kalıtsal kavgalara katılacaklar. Güller Savaşı'nın kaynağı budur; Taht için fazla aday, hepsi Edward III'ün torunları. Beş oğlunuz varsa ve bu tür bir problemden kaçınmak istiyorsanız, belki de en büyük oğlunun ilk doğan kızını üçüncü oğlunun çocuğuyla evlenmek o kadar da kötü bir fikir değildir; kavgalardan kaçınırsınız ve kan birleşik kalır, belki de Tywin'in evliliğinin amacı buydu. Belki Lord Tytos'un fikriydi hatta Tywin'in büyükbabasının fikri bile, evlilik ittifakının tam olarak hangi saatte yapıldığına göre...ancak notlarımı kontrol etmem gerekir çünkü hatırlayamıyorum.
- Valyria’yı görme şansımız var mı?
Belki ama kesin değil. Asıl soru geçmişteki mi yoksa şimdiki mi? (yukarıda vardı bu soru, evet. Kasıtlı tekrar ekledim çünkü adamın kafasındakini çözmeye çalışıyorum ama daha çözemedim. :D)
- Jaime, Diyar’ın tarihindeki en iyi kılıç ustalarından biri. Ned harika bir kılıç ustası denemez, daha çok yetkin bir kılıç ustası demek daha doğru olur, onun yeteneği başka yerde yatıyor. O daha çok iyi bir komutandır(ağabeyi iyi bir kılıç ustası).
(Bundan sonra yine bir İspanyolca çevirisi var ve yine oto sayfa çevirisi kullandım. Malum bu dili bilmediğim için olduğu kadar; çoğu genelde iyi çeviri görünüyor ama kelimelerde anlamsız kaçan noktalar vs. olabilir. Çok karmaşık, devrik olan; çeviriden emin olmadıklarımı çıkartıyorum yazıdan çünkü tamamen yanlış bir bilgi de verilmiş olunabilir, emin olamam.)
- İlk kitaplardan herhangi bir şey değiştirmek ister misiniz?
Ahm ... Bekle ... Neyi değiştirmek isterdim? Tyrion Lannister'ın ilk tanıtıldığı sahneyi değiştirmek isteyebilirim;Tyrion'un bir kapının tepesinden atladığı sahne; bu mümkün değil. O zamana kadar, böyle durumu olan insanlar hakkında çok az referansım vardı ve daha sonra fiziksel zorlukları hakkında daha geniş detaylar öğrendim. Yani bu değiştireceğim şeylerden biri.
- Dördüncü kitaptan, 'Peygamber' veya 'Kraken'in Kızı' gibi takma adlarla bazı bölümleri açığa çıkardınız. Bunu neden yapıyorsun?
Eh ... [Gizemli bir gülümsemeyle uzun zamandır düşünüyor] Bence en iyi bilim kurgu ve fantezi yazarlarından Gene Wolfe'yi tanıyor musunuz bilmiyorum.Eserleri bulmaca ve gizemlerle dolu ve söylediklerine çok dikkat etmeniz gerekiyor.Bir gün ona sorduğumu hatırlıyorum: “Bunu neden kullanıyorsun? Bunun ötesinde daha derin bir neden var mı? ”Ve başlangıçta hiçbir şey söylemedi. Sadece ironik bir şekilde gülümsedi ve bana dedi ki: “Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsun?” Ve ona teorilerimi söyledim.Sonra şöyle cevap verdi: “İlginç…” [Gülüyor].Benden kurtulmak istediğin tek şey bu, ama bunun bir kaza olmadığını söylemeliyim [Gülüyor].
- 2012 yılında 400 sayfasını yazmış kitabın ama ancak 200 tanesi tam manası ile bitmiş (son gözden geçirmelerle yani). Bu durumda şimdi sona gelmiştir inşallah. :)
- Kitabın sonunda herkesi memnun etmeyeceğini biliyorsun, değil mi?
Tabii ki bazı hayranlarımı hayal kırıklığına uğratacağım çünkü nihayet tahta çıkacaklar hakkında teoriler yapıyorlar: kim yaşayacak, kim ölecek… ve hatta romantik eşleşmeleri hayal ediyorlar ama bu fenomeni Rick Nelson'ın sözlerini tekrarlayarak yaşadım: “Kimseyi memnun edemezsin, bu yüzden kendini memnun etmelisin”. Bu yüzden son iki kitabı yapabildiğim kadar iyi yazacağım ve okurlarımın büyük çoğunluğunun bundan memnun olacağını düşünüyorum. Herkesi memnun etmeye çalışmak korkunç bir hatadır; Ben okuyucularınızı kızdırmanız gerektiğini söylemiyorum ama sanat bir demokrasi değildir ve asla bir demokrasi olmamalıdır. Bu benim hikayem ve rahatsız olan insanlar dışarı çıkmalı ve kendi hikayelerini yazmalı; okumak istedikleri hikayeleri.
- Hayran forumlarından uzak durmaya çalıştığını çünkü insanların olanları tahmin ettiğinde hikayeyi değiştirme güdüsü devreye giriyor ama onca ipucunu verdikten sonra bunu yapmanın doğru olmayacağını ve bunun hikayeyi de mahvedeceğini bildiğinden bakmamak en iyi seçenek. “Kitabı o kadar ipucuyla doldurduktan sonra değiştirmek beni yalancı yapar, ben yalancı değilim” diyor(Ama karısı giriyormuş forumlara :P ).
- Sen kötü bir yazarsın çünkü birçok ana karakteri öldürüyorsun. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Şey… Okuyucularımın okuduklarına duygusal olarak katılmalarını istiyorum. Uzaktan okumayı sevmiyorum ve onların gerçekten dahil olmalarını istiyorum ve eğer korkunç şeyler olacaksa; Korkmalarını istiyorum. Bunu yapmanın ötesinde herkesin ölebileceğini belirtmek istiyorum. Benimki, kahramanın güvende olduğunu bildiğiniz, diğerleri gibi tahmin edilebilir bir kitap değil. Kahramanın ne kadar sorun yaşarsa yaşasın, karşılaştığı ihtimaller; o gelecek, çünkü o ... o John Carter, o kahraman. Gerçek hayatta böyle değil ve kitaplarımda gerçekçi olmak istiyorum, bu yüzden kimse kitaplarda güvende değil. Bir yazar olarak amacım her zaman güçlü bir kurgu hikayesi yaratmaktı. Okuyucularımın kitaplarımı ve rahat bir koltukta otururken geçirdikleri harika zamanı hatırlamalarını istiyorum.
- Ama Buz ve Ateşin Şarkısı'nın kahramanı kim ?
Bilmiyorum. Herkes kendi hikayesinin kahramanı ... ve bir düzineden fazla bakış açısı karakterim var ve hepsi kahraman …
- Kitaplarınızın bir başka ilginç yanı da bize Kızıl Tanrının alevleri, Yüce Yürek Hayaleti'nin sözleri veya Ölümsüz Evi'nin vizyonları aracılığıyla birçok ipucu vermenizdir…
-Güler- Onlar spoiler mı? Onların ne demek istediğini anlamak için çok dikkatli bir şekilde bakmanız gerekir. Hepsi de göründüğü gibi değil. Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.”
- Elbette bize yardım etmek için verdiğiniz tüm kehanetlere rağmen hikaye çok öngörülemez …
Kehanetler, kabzasız kılıca benzer, çok dikkatli tutmak gerekir.” diyor ve kehanet işinin kitaba ilginçlik katacağına ama çok belirgin bir mana ile yahut çok kolay anlaşılır şekilde bunu yapmak istemeyeceğinden bahsediyor. Kehanet için Güller Savaşında yaşamış bir lordu örnek veriyor. Beyaz Kule’nin altında öleceğine dair bir kehanet duymuş ve ondan sonra o kuleye bir daha yaklaşmamış; savaşta öldürülüyor ve öldüğü yer de o kulenin resminin olduğu yerdir. “Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.” diye bitiriyor. “Kehanetler beklenmedik şekillerde gerçekleşir. Onlardan ne kadar kaçınmaya çalışırsanız, onları o kadar çok gerçeğe dönüştürürsünüz ve ben bununla biraz eğlenirim.”
- Yani her zaman beklentilerimizi hayal kırıklığına uğratmak istiyorsun, değil mi?
Evet, her zaman niyetim buydu: okuyucunun beklentileri ile oynamak. Bir yazar olmadan önce çok iddialı bir okuyucuydum ve hala öyleyim ve çok öngörülebilir grafikleri olan çok sayıda kitap okudum. Bir okuyucu olarak aradığım şey beni memnun eden ve şaşırtan bir kitap. Ne olacağını bilmek istemiyorum. Benim için hikaye anlatımının özü bu ve bu nedenle okuyucularımın artan ateşle sayfaları çevirmelerini istiyorum: sonra ne olacağını bilmek. Çoğunlukla fantezi türünde, kahramana sahip olduğunuz ve o seçilmiş olan birçok beklentisi var ve her zaman onun kaderi tarafından korunuyor. Kitaplarım için istemedim.
- Serinin ismi neden Buz ve Ateşin Şarkısı? Sur ve ejderhalar ve ötesi için mi?
Bu bariz bir şey ama evet, bundan fazlası var. İnsanlar Robert F.’in şiirinden etkilendiğimi söylüyor, doğru. Ateş aşk, tutku, cinsel şevk ve diğer şeylerdir. Buz ihanet, intikam ve buz… biliyorsun, insaniyetsiz bir soğukluk ve kitaptaki diğer şeyler.
- Bana biraz kadın karakterleri hakkında konuş, çünkü onlar çok çeşitli ... Lady Catelyn, Kraliçe Cersei, Asha Greyjoy, Melisandre, Tarth Brienne ...
Şey ... Farklı olmalılar çünkü farklı yaşam deneyimleri olan farklı kadınlar. Tüm kadınların aynı olduğuna inanmıyorum, erkeklerin hepsi aynı değil. Bence “tüm kadınlar… boş olanı dolduruyor” gibi yaptığınız herhangi bir ifade yanlıştır. Bu tür genellemeler sizi her zaman sıkıntıya sokar, bu yüzden kadın karakterlerimi Westeros'un Yedi Krallığı gibi cinsiyetçi ve ataerkil bir toplumda bile büyük çeşitlilikte sunmak istedim. Kadınlar farklı roller ve farklı kişilikler bulabilirler, bu yüzden farklı yeteneklere sahip kadınlar bir toplumda kim olduklarına göre çalışmak için yollar bulabilirler.
- GRRM savaş karşıtı biri ama “mutlak pasifist” biri kesinlikle değil.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.21 02:45 Trojaner Turkish Copypasta

bana ilişki içinde ve özellikle son 1 senede uyguladığın duygusal , cinsel istismar ve duygusal şiddetten ve onun sonucunda anksiyete bozukluğu, major depresyon, cinsel bozukluk, panik atak krizleri ve intihar teşebbüslerinden bahsedeceğim öykü
28 yaşındayım ve "senin yaşadıklarının %10unu yaşasam şimdiye ölmüş olurdum" dediğin bir hayat yaşadım. bu yaşa kadar psikolog ve psikyatriste gitmedim (sağlık raporları dışında) ilaç kullanmadım, hele ki panik atak ve anksiyete gibi şeylere dünyada en uzak insanlardan biriydim
her gün büyük acılar çekiyorum, yemek yeme , uyuma gibi temel işlevleri bile gerçekleştiremiyorum, her gün ölmeyi düşlüyorum. aileme ne durumda olduğumu sorabilirsin. bunun yegane sebebi ilişki içi uyguladığın sistemli istismar ve duygusal-psikolojik şiddet. hepsini açıklayacağım
gördüğün gibi duygusal şiddet ve istismarın tüm belirtilerini taşıyorum. hayatımda ilk kez geçen sene seninle tartışırken panik atak krizine girdim ve kaldırıma yığıldım. 1 ay kadar önce yine tartışmamızda balkona yığıldım ve panik atak geçirdim. o günden sonra sürekli oldu
ve erasmusta muharremle olduğun gece intihar ettim. bileklerimi kestim. anlık müthiş bir ölme isteğiydi. hani etta james tarzı şarkılardaki gibi. i'd rather go blind gibi. bunu yaşamak, daha doğrusu yaşatmandansa ölmeyi tercih ederdim. şimdi istismarını anlatacağım
öncelikle istismar nediri göstermek istiyorum. önce bana uyguladığın istismarın bendeki psikolojik raporlarını gösterdim. sonra istismarın sonuçlarıyla eşleşmesini ve şimdi de istismarın tanımı görmeni istiyorum ki, itiraz edebilecek bir noktan ve yüzün olmasın
ilk ve en büyük istismarından bahsedeceğim. biraz geçmişe gitmek istiyorum. 7 yıl öncesi bana attığın mesaj. bu 7 yılın büyük bir kısmında iletişimdeyiz. 6 YILDIR HAYATINDAYIM. tekrar konuşmaya başladığımızda 24 yaşındayım, sen ise 17-18
öncesinde abi-kardeş olarak devam eden ilişkimize arkadaşlık da ekleniyor. ve bana karşı duygusal-romantik bir sevgi duyduğunun farkındayım ama görmezden geliyorum. ve biraz da hayranlık duyuyorsun. seninle konuşmaktan hoşlanıyorum, hatta senden ama bu sevgiyi istemiyorum
hatırlarsın o dönemler artık seçici olmamam gerek, çok muhteşem bir sevgiyi beklememin sağlıklı olmayacağını düşünüyorum, sadece hoşlandığım birileriyle sağlıklı bir ilişki yaşamamın daha doğru olacağı düşüncesindeyim. sen de biliyorsun. özellikle sanal bir şey istemiyorum
seni hala büyük oranda küçük kardeşim ve arkadaşım olarak görüyorum. sorunların var, birçok insecurity ve özgüven problemleri, anksiyete bozukluğun var, uzağız. küçüksün. hatta bazen bu sevgiyi ergenlik hevesi olarak görüyorum
öte yandan etrafımda olan ve bana yazan birçok kişi var biliyorsun. reel veya sanal. senin yaşlarında veya senden büyük. bana yazıyorsun, elbette sana duyduğum bir sevgi var, kafamı karıştırıyorsun sürekli. romantik anlamda dengesiz davranışlarım oluyor. bazen yazmayı kesiyorum
çünkü sağlıklı bir yetişkin ilişkisi yaşamak istiyorum. ve seninle bunun pek mümkün olamayacağını düşünüyorum. hatta kendimden soğutmak için sana kötü de davranıyorum. beni taciz ettiğini söylüyorum, bunun gibi birçok boktan davranış.
fakat yine de bana sevgini gösteriyorsun. birkaç ay hiç yazmasam bile "seni çok özledim" diye mesaj atıyorsun. arkadaşlarıma mesaj atıp beni soruyorsun. bunları görünce sana haksızlık ettiğimi düşünüyorum. daha 18 yaşında ama kendimden itsem bile sevgisi ve kalbi güçlü diyorum
bu güç aradaki bazı organik problemleri aşabilir diye düşünüyorum. uzaklık, yaş farkı, senin sorunların vs gibi ve tamamen bir ilişkiye-flörte başlıyoruz.
seninle ilişkide olarak sağlıklı yetişkin ilişkisini hemen yaşayamacağımı biliyorum. üzerinde uğraşmam ve
emek vermem gerekecek. bunun farkındayım. istismar burada başlıyor. elbette başlarda istismar değil. zamanla buna dönüşüyor. dönüştürüyorsun.
aramızda 6-7 yaş var. ben baskın bir karakterim, sen ise çekinik. sen beni daha çok seviyorsun ve bunun gibi birçok şey
böyle bir durumda genellikle benim tarafımdaki kişinin karşısındaki kişiyi bilerek veya bilmeyerek istismar etmesi beklenir değil mi? bunun farkındayım ve bunun olmasından korkuyorum. seni istismar etmekten, senin de istismara açık olmandan.
hatırlarsın hep şunu tembihliyorum "ben istiyorum diye bir şey yapma, senin içinde o isteğin olması önemli, içindeki isteği dışarı çıkarmak istiyorum" veya sürekli "seni herhangi bir şeye zorluyor muyum" diye check ediyorum değil mi
ilişki içi şiddete dair o zamanlarda yeni öğrendiğim terimleri soruyorum, gaslightning, lovebomb vs gibi ve bunların herhangi birini uyguluyor muyum diye sana geliyorum. çünkü biliyorum ki, bazen insan istemeden de bunları yapabiliyor veya farkında olmadan.
bir yandan kendine ve özellikle dış görünüşüne dair endişeler var, çekingen ve kaçınan birisin, doğru veya yanlış biçimlerde de olsa bunları gidermeye sana iyi gelmeye çalışıyorum. birçok fedakarlıkla bu ilişkiye başlamış durumdayım ve sağlıklı bir ilişki için uğraşmam gerekiyor
sana iyi geleceğimi ve geldiğimi biliyorum. günlüklerini tekrar tekrar atmama gerek yok değil mi? her sene bir yerlere yazdığın sözler "abim, en iyi arkadaşım, dostum, sevgilim" , "sevgisinde çok güvende hissediyorum" , "verdiğim en iyi karar sensin"
"her şeyimi anlattığım tek insan, safe placeim" gibi birçok şey. bunlar için çok ama çok çabaladım ve bekledim. fakat ilerledikçe aramızdaki yaş farkı bir istismara dönüşüyordu. özellikle son senelerde .birçok şeye "küçüğüm" "şöyleyim, ben böyleyim" gibi cevaplar
sana karşı yaş farkından dolayı yüksek bir tahammül ve ayrıcalık tanımış olan insanın sağladığı bu konfor alanına, kedinin mindere yayıldıkça yayılması gibi yapışıyordun. elbette belli bir takım progress ve ilerleme de vardı fakat ileride bu da withholding adındaki istismar oldu
tartışmaktan çekindiğinde bile seni tartışmaya itiyordum değil mi, içini dök, benimle tartış dediğimi hatırlıyorum birçok kez.
yaşıtlarına göre çok geç gelişiyordun. bu olabilir. aslında birçok şey için küçük değildin. küçüğüm dediğinde bile değildin. küçük değil korkaksın
fakat bahanelerin arkasına sığınıyordun ve karşında benim gibi anlayışlı ve sabırlı (sabrımın tükentiği ve hüsranımı yansıttığım anlar da dahil) biri olunca o konfor ve korku alanında kalmaya devam ettin.
kant'ın burada sana ve beni uğrattığın istismara dair güzel bir yazısı vr
dedim ya, normalde yaş farkı ve karakter farklılıklarımız sebebiyle tersi olması beklenirdi ama hemen hemen her şeyde küçüklüğünü öne sürüyordun. ben de birçok red flag ve hataları küçüklüğüne veriyordum. vermemem gerekirmiş.
en ufak sorumluluk ve çabadan kaçınıyordun. ilişkinin ilerlemesi gerekiyordu, 1 seneden fazladır flört halindeydik, "sevgili" olmaya, isim koymaya dahi ben ittirdim ve sen de başka kişilerle konuşmamı görünce bu konforlu ve zahmetsiz belirsizliği bitirmeye karar verdin
bir grup içinde sorumluluk almayı, insanlara bir şeyler öğretmeyi sevdiğimi biliyorsun. kendi deyiminle "elimde büyüdün". gözünü açtığından beri ben vardım. ve bu katlanılan bir durum olsa da keyif de alıyordum çünkü sana olan sevgim sebebiyle yaptığım fedakarlığı
bekleyişi, sabrı bir gün anlamanı umuyordum. sen ise bu ayrıcalıkları take for granted olarak gördün. cepte gördün. olması gereken olarak gördün. bana şunları dedin "ne bekliyorsun alkış mı", "you signed up for this" vb birçok söz.
alkış beklemiyorum, sevgi bekliyorum. saygı ve minnet.
bu küçüklüğün kişisel, bana özel ve bir istismar olduğunu ise erasmuta muharremle olan ilişkinde anladım.
bir stepping stone, basamak, bir enayi gibi kullanıldım
sevdiğin insana hayatından sadece 4 gün ayırdın. 4 gün buluşabildik. benimle ilişkideyken toplasan 7-8 kere telefonda konuştun. neredeyse 60 günde 1 yapıyor bu. 7-8 kere sexting sadece. sıfır skype ve görüntülü konuşma 2 senelik sevgililik ve 1 senelik flörtün özeti bu
bir anda büyümedin. kendi deyiminle elimde büyüdün. duygusal ve cinsel gelişiminde annen-baban, arkadaşların veya bir başkası değil ben vardım. üstelik bu süreçte sağlıklı bir ilişki yaşayamamış oldum. en çok canımı acıtan ise "muharrem senden daha çok çabaladı" demen oldu
bunları söyleyebilen biri, hiçbir kavga hiçbir tartışma olmaksızın nasıl bir başkasıyla 15 gün sonra öpüşür ve ilişkiye başlayabilir anlamıyorum. tek kelimeyle iğrenç. bir insanın sözlerine değil, eylemlerine bakmamız gerektiğini çok iyi özetliyor bunlar
beni hep sözde sevdin. sevgi böyle bir şey değil. ben kendimden biliyorum. sana duyduğum sevgiden. ve muharreme duyduğun sevgiden. bir anda büyümedin, sevgiye inancın da bitmedi ve onunla kinda sevgili oldun.
"seni seviyorum ÇOKÇOKÇOK" bana duyduğun sevgi sana iyi gelen bir şeyi sevmen gibiydi. pansuman gibi. iyi geliyor seviyorsun. enayiyim çünkü. ben seninle birçok şey yaşamak için yıllarca bekliyorum, çabalıyorum, gelişimine katkı yapıyorum ama bir başkasına hiçbir zahmet
göstermeden, uzun bir ilişkini bitirdikten sonra, yasını bile tutmadan 4 gün sonra öpüşüyorsun. yakınlık yaşıyorsun. ve bizim yapmamıza engel olduğun birçok şeyi yapıyorsun. bu sözleri ondan duyduğumda da intihar ediyorum. bunun için bile onu suçluyordum,
ama o sadece malum olanı ilan etti. dediği doğruydu. mutlu ettiğin o mutsuz ettiğin ise ben oldum. diğer istismarlarını da anlattıkça beni intihara sürükleyişin daha da gün yüzüne çıkacak.
bazen onu bile etiketleyesim geliyor buraya. acaba o 10-15 günde nasıl bir çaba gösterdi de benim 5 yılda yapamadığımı o kadar kısa sürede gerçekleştirebildi. biraz yüzün kızarıyordur umarım. "senden daha çok çabaladı" derken umarım o utancı hissediyorsundur.
sen onunla öpüşürken, sana aldığım ve doğum gününde göstermek istediğim, buraya dönünce de boynunu öpüp takmayı düşündüğüm kolye ile gün sayıyordum. evet son 10 gün iletişim azalmıştı ama bunun sebebi de ben değildim.
bu arada erasmus dünyadaki en iğrenç şeylerden biri. ekşi sözlükte erasmus hakkında yazılan her şey doğruymuş. sen ve ev arkadaşın dilek. iki zıt karakterde, iki farklı yaştaki kadın uzun ve ciddi ilişkilerini orada bitirip orada en yakın "arkadaşları" ile sevgili oldu.
sana sorduğumda "sadece arkadaşız" dedin. hatta dilekin sevgilisi berk gaydi değil mi sana göre? tam tersini söylediğimde itiraz ediyordun. muharrem sana senden hoşlandığını söylemişti ama bunu bana söylemedin, sakladın. söyleyebileceğin birçok an olmuştu
dilek ve berk gözünün önünde flörtleşiyorken bunu göremiyordun. belki sen de muharremle flörtleşiyordun farkında olmadan. arkadaşlık ve flört arasındaki çizgiyi çizemediğini biliyorum. 5 ay içinde üç reel arkadaşının seninle olmak istemesi tesadüf olmasa gerek
nasıl olduğunu sorduğumda bile "radarlarımı birden açtım oldu" dedin. oysa sana sinyali 20 gün öncesinde vermişti ve bana söylemedin. sevgilin olduğunu da bilmiyordu. birini reddetmek için sevgilim var demek zorunda değilsin. ama sonuna eklemen gerekir.
emin ol hiçbir şey bir anda olmaz. her şey bir süreç içinde gelişir. bir başkasına duyduğun hisler ve hoşlantı da.
erasmus gerçekten dünyadaki en iğrenç oluşumlardan biri. akp il binası kadar iğrenç. o kadar dejenere.
7 yıldır tanıdığın, son 5 senede en çok konuştuğun, sevgiline hayatından sadece 4 gün ayırdın. 4 gün buluşabildik. her seneye bir gün. neden böyle oldu? ilişkinin ilk senelerinde herhangi bir şeye hazır değildin. evet küçüktün ama 18-19-20 yaşlarında oldum,
o yaşlarda arkadaşların var, o yaşlarda uzak ilişki yaşayan arkadaşların da var. ilk seneler böyle geçti. telefonda bile konuşamıyordun. ilk nude'u sevgili olduktan 4-5 ay sonra attın. flörtü de sayarsak bir seneden fazla sürede
ve ben 20li yaşlarımın ortasında, sağlıklı ve gerçek bir yetişkin ilişki yaşamak isteyen biri olarak tüm bu süreci, sabırla ve sabırsızlıkla bekledim. yaşadım. ilk nude attığında yazdıklarımı hatırlıyorsundur. "nude atman değil o güveni kazanmam beni çok mutlu, teşekkür ederim"
demiştim. cinsel bir olaydan ziyade finally, sonunda tarzı bir his ve relief yaşamıştım. bu gerçekten çok sağlıksız. ama çok da mutlu olmuştum. ama meğerse sadece bana böyleymiş.
buluşmalara gelirsek, okulun vardı. istanbula gelemezdin.
benim oraya gelmem gerekiyordu, dolayısıyla davet etmen gerekiyordu. aynı zamanda senin için uygun bir tarih olmalıydı, sen kendini hazır hissettiğinde olmalıydı, ailen sürekli kaldığın eve geliyordu, bunu ayarlamalıydın ve birçok şey
ben hazırdım, bunu biliyordun fakat yukarıda saydığım sebeplerden dolayı senin davet etmen gerekiyordu. üstelik soğuk biri olman ve sanal ilişkilere karşı duyduğum güvensizlik giderilmeliydi. ve tekrarlıyorum, hazır olmayan veya hazır olma ihtiyacı hisseden sendin.
istedin mi evet. ama istediğinden daha fazla istemedin buluşmayı. çünkü korkuların, kaygıların, konfor ve korku alanın...bu buluşma isteğini bana değil de arkadaşlarına yazmandaki temel sebep de bu. bana yazsan gerçekleşebileceğini biliyordun, bu sebeple bana değil
arkadaşlarına yazıyordun bu isteği. dolayısıyla bekleyen hep bendim. senin için süreç, benim içinse bekleme ve sabretme durumuydu. denklemin iki ucunda olmadık hiçbir zaman. ben 365günün 300ünde bu isteği duyar ve müsait olurken
sen bir yılda 15-20 gün müsait oluyordun ve bu isteğin, istemeyişinin önüne geçebiliyordu. son senede 3 kere teklif ettim ve çeşitli sebeplerle ertelendi veya olmadı. ben ise 1 kere erteledim.
yalvar yakar buluşabildik (hatalı olduğum kısım var bir başka istismar kısmında bahsedeceğim) bu buluşmadan 1 ay önce de teklif edince buluşmak istememiştin. bu yüzden son ay kiranı uzatmak zorunda kaldın.
ilişki çoktan bu noktaya gelmeliydi ama seni bekledik. geldikten sonra ise erasmusa gittin. ilişkinin bir başka seviyeye geçeceği bir dönemde erasmusun vardı. bizden 4-5 ay çalacaktı. ama gitmeliydin. sevgi karşısındaki insanı sınırlamamalı, besleyici olmalı.
gitmek istemesen bile ağlaya ağlaya gitmeni söylerdim. fakat bir seçim yapmıştın. hür iradenle, beraber vakit geçireceğimiz koca bir dönemde başka bir şey yapmayı seçmiştin değil mi? ve özellikle gittiğin yer erasmustu.
askere veya cepheye gitmiyordun. dünyada en fazla ilişkinin bittiği, en fazla aldatmanın yaşandığı berbat bir yer. bu sorumluluğu duymadın bile. oraya gitmeyi seçen biri olarak bekleyen konumuna düşen bendim. sen değil. sen bekletendin.
gördüğün gibi ilişki başında, flörtte ve buluşmadan sonra sadece müsait ve hazır olmaman yılları alıyor. ilişkimizin %70'inde müsait değilsin, başka bir şeyler vb. sadece müsaitlik durumu açısından dahi %70 oranında sebep sensin. diğer sebeplere geçeceğiz.
orada ise değil bu sorumluluğu duymayı, en fazla istismar, ihmal ve suistimali gerçekleştirdiğin döneme giriyoruz. bunlardan ilişki boyunca hep rahatsızdım ve defalarca ayrılmak istedim değil mi. belki 15 kere ayrılmak istemişimdir.
"benden bu kadar kolay vazgeçme" dedin, gelip beni ikna ettin, ben kendimi ikna ettim ve devam ettik. bu enayiliğin farkına ise muharremle varabildim. onunla olan ilişkinde.
hayatının 5 yılında olan bir insanla 4 gün geçirirken, onunla öpüşmen, buluşman yıllar sürmüşken onunla her şey ışık hızında gerçekleşiyordu. ben seni bir başkasıyla daha kolay ve rahat öpüşebilmen için beklemedim, çabalamadım ve bu sebeple öpmedim.
senin büyüme sürecindeki sancıları çeken bendim, senin duygusal, entelektüel ve cinsel gelişimini hızlandıran, katkıda bulunan bendim. senin sözlerin. seni öptüğümde benimle öpüşmen kolaylaşmalıydı bir başkasıyla değil.
fakat bütün bu sevgi ve bu sevginin getirdiği emeği o kadar take for granted görüyorsun ki...ben gerçekten bir enayiyim. ben senin yüzünden intihar ettikten bile 4-5 gün sonra onunla ve arkadaşlarınla yüzmeye gidebildin.
bu gelişimi benim gibi bir enayi ile tamamladıktan sonra enayi guydan, fuckboi'ye geçişi gerçekleştirdin. iyi yetiştirmişim? seni bu özgüveni kazanabildiğine göre.
ne kadar sağlıklı bir sevgi değil mi, ben seninleyken sağlıklı bir ilişki yaşayamazken o doya doya cinselliğini yaşıyor, ben seni yıllarca bekledikten sonra, tekrar özlemle ve elimde aldığım kolyeyle seni beklerken ne kadar çabuk ilişkiye giriyordun. tertemiz bir sevgi
beni o kadar çok kullanıp enayi yerine koydun ve gençliğimin en peak noktalarını istismarla geçirmeme sebep oldun ki. şu an onlarca psikolojik, cinsel ve zihinsel problem olarak nihayete erdi hepsi.
sabrıma ve bekleyişime gösterdiğin suistimalle, yaş farkı ile olan istismarını böyle özetleyip bırakıyorum ve diğer istismarlara geçiyorum . ikinci planda olmak
sen erasmustayken, yani beraber geçirebileceğimiz bu vakti haklı olarak erasmusu seçerek çöpe atmışken (tekrar diyorum gitmeliydin ama orada yaptıkların iğrenç ve bu sorumluluğu duymadın) aşağıda sana da yazdığım gibi hissediyorum
yedek sevgili gibi hissediyorum. sanki gerçek sevgilini bekliyorsun, o bekleyiş boşa geçmesin diye benimle birliktesin gibi. o gerçek sevgili muharremmiş nitekim.
italya'ya alışmadan evvel homesick olmuştun ve hemen hemen her gün ağlıyordun. sana destek oluyordum
ve emotional support animal gibi kullandıldığım oraya alışmaya başladıktan sonra ortaya çıktı. gezmeye ve alışmaya başladığında bu hisler gittikçe güçleniyordu, beni ihmal ediyordun. senden homesick günlerinden birinde ayrılmak istedim, sonra barıştık
söylediğimi hatırlıyorsun değil mi "ayrılmak istedim ama kendimi de çok kötü hissettim, seni böyle bi durumda, bana ihtiyacın varken bırakmak kötü hissettirdi çok" buna benzer şekilde yazmıştım. senden bende olmayan wp ve fb konuşmalarını istedim
biraz gururun varsa onları atarsın. denediğini söyledin fakat atması gayet kolay bulmam 10 dakika sürmedi. senin kafandaki çabalamak böyle dandik bir şey işte. kendini kandırıyorsun, karşındakini kullanıyorsun.
neyse. bu hislerimi açıkladım ve orada görgüsüzlük yaptığını
belirttim. sister brothers filminden referansla "çarli'lik." görgüsüzlük aslında o kişiden çok içinde bulunduğu toplumun suçudur. yani görgüsüz aslında kendisine gösterilme veya deneyimleme şansı verilmediği hususlarda görgüsüzlük yapar.
sen de ilk kez oradasın. bunu anlıyorum ama beni ihmal etmen gerekmezdi. bunları başta kabul etmedin, hatta bana bayağı kızdın ama bir ay geçmeden tam olarak şunu dedin "benim için artık 2.plandasın".
yazık. bunu söylemene de gerek yoktu zaten. öyleydi
oysa ben bu sırada vatandaşlık işlemlerimi vs geveliyordum ki, sen döndüğünde türkiyede olayım ve doya doya görüşelim diye. hatırlıyorsun değil mi birçok teste girip orada bırakmıştım işlemleri.
bana bir bok parçası gibi davrandın ve öyle de hissediyorum. ihmal ettin, suistimal ettin ve bir abuse'un tam karşılığı bir şeyi yaşatıp aynen o cümleyi kurdun.
bir başka mesele. son bir sene içinde neredeyse hiçbir tartışmamızda haklı olamamam. şunu demiştin hatırlıyor musun? "sen haklıyken çok mutluyduk" zaten hala öyleydim ama gittikçe değişiyordun, kötüye giden bir değişim. hiçbir hatanı kabullenmediğin gibi beni suçluyordun
bu cümleyi o kadar çok kurdum ki. haklıyım ama özür diliyorum. çünkü bunu yapmadığımda her şeyi daha kötü bi yere çekiyordun. hep alttan almak zorunda kaldım
bir başka istismar ve duygusal şiddet. durumu. önce hayatında kötü giden şeyleri benim üzerime yıkmanla başlayacağım
dilek'in köprüden düşüşü. 2 gündür geziyorsunuz ve sağlıklı iletişim kuramıyoruz. seni özlüyorum. gezi yorgunluğun var, bitiksin, pisaya döndüğün gün türk grupla denize gidiyorsunuz. akşama doğru gittiğini haber veriyorsun ve sonrası yok
zaten içimde kötü bir his olduğunu, yorgun olduğunu ve gitmemeni istemiştim. ilk kez senden bi yere gitmemeni istedim, tavsiye ettim. yazıyorum. telefonun tek tikte. gece 1-2-3 oluyor. uyuyorum. sonra dilek düştü deyip ağlayarak telefon açıyorsun. sabah kadar seninle konuşuyorum
uyumadan. seni sakinleştiriyorum. yazıyorum. konuşuyoruz. ve sana kırgınım çünkü yine beni ihmal ettin ve yine eğlenirken tek bir kez aklına gelip yazma zahmetine girmedin. bahanen ise telefonunun şarjı olmadığı için interneti kapatman. ama aynı telefon sabah kadar gidiyor
o kadar konuşmaya rağmen. internetini açıp bir şey yazman, en azından merakta bırakmaman için, şarjının binde birini götürürdü anca. ve o ortamda muharrem de var. ne kadar şanslı birisi değil mi. gezi yorgunluklarında benimle telefonda bile konuşamayacak durumda olurken
onun olduğu her situationda tüm yorgunluklara rağmen fiziken oradasın. koşa koşa.
dediğim gibi kırgınım ve kötü bir şeyler olacağını düşünüp uyardın, dinlemedin, bunun için de kızgınım. küçüğüm diyorsun ya hep. söz dinliyor musun küçüklüğünü bilip? hayır
beni sevdiğini söyledin, geçiştiriyorum. o an karşılık veremeyecek kadar kırgındım. ama 15-20 dakika sonra seni sevdiğimi söyledim. saatlerce yazmanı beklemiş durumdayım, bütün gece seninleyim, destek oluyorum, sakinleştiriyorum, 15 dakikada hislerimi toparlayıp sevgimi veriyorum
ama bana bu durumdan dolayı kin güdüyorsun. evet o an kırılabilirsin. ama insan sevdiğine kin güder mi hiç. hem de düpedüz haksız olduğu bir konuda. erasmusa giden sensin, beni ihmal eden sensin, yıllarca seni beklemişim ama 15-20 dakikalık bir glitche bile tahammülün yok.
tamamen ama tamamen bencillik. taker olmaya o kadar alışmışsın ki, kendini her şeyin merkezinde görüyorsun. benim senin kadar değerli hislerim yok. sen sevgili değil köle istiyorsun. ve bu meseleden dolayı bana bir sene kan kusturuyorsun.
sadece o gün değil sonrasında da hastaneye her gittiğinde destek olmaya çalıştım ve aşağıda kurduğum cümleyi defalarca kurdum. karşındaki insanı ne kadar ezdiğinin farkında mısın. istismarı görebiliyor musun?
ve seni çok iyi anlıyordum. ben de 1 sene kadar 82 yaşındaki dedemle ilgilendim. 1 ay da değil. ve tek başımaydım. o da yere düştü ve yerde titrerken bi elimde ambulans çevirip diğer elimle kalp masajı mı yapsam yoksa sırtına mı vursam durumundayım. defalarca ambulans çağırdım
tek başıma hastanelerde onunla defalarca kaldım, bir dakika bile uyuyamıyordum çünkü bağlı olduğu aletleri söküyordu. mesanesindeki kitle sebebiyle her gün banyoda bir kan gölüne uyanıyordum, gece 20-30 defa tuvalete gitmek zorunda kalıyordu, uyuyamıyordum bile
bu sebeple babamla kavga ettim, 10 dakika uzaklıkta olmasına rağmen ayda 1 lütfedip babasına bakmaya gelen halamı evden ve aileden kovdum. dedemin mezarını bile bilmiyor. ama böyle bir durumda dahi senin bana yaptığın gibi seni bir yük olarak görmedim
evet seni ihmal etmek durumunda olabiliyordum ve bana birkaç gün vermeni istemiştim haklı olarak yakındığında. sana o dönemde bir aşk mektubu yazıp yolladım, origami yapıp yolladım değil mi? hatta mektupta bile sevgimi tam olarak tarif edemeyeceğim bir durumdayım
daha güzel bir mektup yazmak dileğiyle diye bundan bahsettim. seni ise dilek'in tüm şımarıklıklarına, oraya gelen ailesine değil bana yansıttın içindeki tüm öfke ve daralmışlığı. o günden sonra beni bir yük olarak görmeye başladın. kendin de söyledin bunu.
ve ancak 1 sene sonunda, geçen ay "keşke o gün sana yazsaydım diyebildin. o bir sene içinde bu konuyu 50 kere tartıştık ve hep haksız çıkıyordum. benden bağımsız yaşadığın bir olayın ceremesini ben çektim. sevdiğin insana kin güttün ve istismar ettin bir sene boyunca
sadece bu değil, elbette. burada anlattıklarımın hiçbiri bir sefere mahsus olaylar değildi. sistematik.
kötü bir şey olduğunda yanına yaklaşılmıyordu. sinirini benden çıkarıyordun
kıskançlık konusuna gelince; kendi kafanda bunu rasyonalize ediyorsun, meşrulaştırıyorsun. hatta belki sana yaşattığım bir mağduriyetten, total power çıkarıyorsun. türbanlı bacılarımız okula alınmıyordu, o zaman her sokağa sübyan mektebi açalım gibi.
diktatör var, ülkeye saldıralım gibi.
ilk kez kıskançlık yaşadığın dönemleri hatırlıyor musun, keşke konuşmalarımızı bana atsan da onları da sslesem. beni kıskandığın için rahatsız oluyorsun, ilişki senin tercihinle belirsiz ve isimsiz bir durumda,
kendine kötü davranmana gerek yok, kıskanmak gayet doğal ve olması gereken bir duygu diyorum. hatta farkında olmadan seni kıskandıracak bir şey yapıyor olabilirim, beni uyarabilirsin, kıskançlığını bana aktarabilirsin diyorum. hatırlıyorsundur.
bu sağlıklı bir kıskanma biçimi. seven insan, elbette sevdiği insanı kıskanır. ben de seni kıskandım. fakat bir de toxic kıskançlık var. kişinin kendi özgüvensizliğinden duyduğu kaygılarla hayatı karşısındakine dar etme durumu. hatta bunu da duydum.
ve bunu sana söyledim de, erasmusta olman, yani aramızdaki mesafenin kapatamayacağım kadar açılmış olması, bir şey olduğunda gelemeyeceğimi bilme düşüncesi bana özgüvensizlik veriyor ve bu da kıskanmama sebep oluyor dedim. bunu da hatırlıyorsundur.
ve sağlıklı kıskançlıklar da duydum. her gün etrafındaki insanlarla, hayatından gelip geçecek insanlarla fotoğraflarını görüyordum. orada ben yoktum. mutluluk fotoğraflarının içinde olmak istiyordum. ilk kez orada başkasıyla ot içmeni kıskandım. çünkü benimle yapmanı isterdim
senin kıskançlıkların ise oldukça toxicti. hem bana bir ilişkiden beklentilerimi karşılamayacak ve karşılamıyor olduğunu biliyordun, hem de bunun için pek çabalamıyordun. kendine duyduğun bu özgüvensizlik beni boğmana sebep oluyordu.
resmi olarak muharremle sevgiliyken bile stalklıyordun (hayır sadece aysu için değil), ne boklar karıştırıyorsun acaba diye soruyordun. birkaç ay önce bile, benimle olmak istemiyorsun ama intimacy veya foreplay hesaplarında bir şeyler favladığım için demediğin kalmadı
hem sevmiyorsun, hem severken bile gerçek anlamda sevmiyorsun, hem de hala kıskançlık yapıyorsun. kişisel şeriatım gibi.
bir başka ilişki günahı. hani sadece 4 gün geçirmemize çeşitli bahaneler sunuyorsun ya, toplasan 7-8 kere telefonda konuşmuşuzdur. sexting 6-7.
skype sıfır. bir de bana aslıyla skype yapıyor oluşunun fotoğrafını atıyorsun nazire yapar gibi.
bu ilişkide sağlıklı bir ilişkiye dair ne var? sağlıklı bir ilişki adına neler yaptın. fotoğraf, nude bile o kadar az attın ki, ayrı olduğumuz yaz döneminde 3 ayda attıkların 3 seneden fazlaydı. üstelik ayrıydık. elinden geleni yaptın ha?
peki sanal sevmiyorsun. bu açığı ne şekilde telafi ediyorsun? daha fazla reel görüşmeye çalışıyor musun. hayır. ve tekrar dediğim gibi, ilişkinin kademe atladığı bir yerde erasmusa gitmeyi haklı olarak tercih edip bu tercihin sebebiyle göstermen gereken özeni göstermiyorsun
az önce anlattığım gibi, erasmusta gezmekten 3 kez yorgun düştün. ikisinde muharremin olduğu ortama koşa koşa fiziken gittin. ama ben telefonla konuşmak istediğimde ne bencilliğim kaldı ne başka bir şey.
bana neden bok parçası gibi davrandın. acaba muharreme davrandığın gibi davrandığında böyle sorunlar olur muydu aramızda. istismarını görebiliyor musun. yine telefon konusu, ağız yorgunluğun geçmedi mi diyorsun seninle konuşmak istedim diye.
dediğim gibi, ilişkideyken toplasan 7-8 kere telefonda konuşabildik, bunların yarısında sarhoştun hatta. sarhoşken veya çocuğu uyurken sevgisini belli edebilen bir baba gibi. neredeyse 60 günde 1 telefonda konuşuyoruz ama beni bencillikle suçluyorsun. kim bencil sence?
4 gün buluşabilmişiz ve bu ilişkideki her şeyin ağırdan alınmasının sebebi sensin ve beni 7/24 müsait biri istemekle suçluyorsun. umarım biraz utanıyorsundur. biraz utan lütfen. bir ilişkide neler yapılmamalıya dair her şeye tik attın.
arkadaşlarına sorsana hangisi dayanabilirdi buna? sevdiğin kişiyle reel bir şeyler yapamıyorsun çünkü o kişi ağırdan alıyor, sevdiğin kişiyi görmek için yalvarıyorsun, foto isterken canın çıkıyor, sext ayda yılda bir, telefon 60 günde 1? bana ne yaşattığının farkında mısın?
ve bahanelerini yazıyorum; odada dilek var (bu sırada dilek telefonla konuşuyordur odada)
mutfağa git - mutfakta şu var
telefonum şarjda çıkaramam
whatasppweb'le giriyorum arayamam
şarjım az
bu sırada muharremle çok konuşmadığını farkedip soruyorum. telefonda konuşuyoruz dyorsun
gerçekten bok parçası gibi hissediyorum. kendime çok acıyorum. muharremin önemini şimdi anlıyor musun. benim geçerli sebepler olarak gördüğüm şeylerin bahane olduğunu anlıyorum, ağırdan almaların, yoksun bırakmaların, hepsi muharremin varlığı sayesinde anlaşılıyor.
bu istismar muharreme karşı gösterdiğin gerçek sevgi sayesinde ortaya çıkıyor ve psikolojimin bozulması neticesinde gördüğüm tedavi-terapiler ile.
ve kabullenmedin hiçbir zaman, hep ezdin beni.
bu zamana kadar hep mesafeyi suçladım, aramızdaki yaş farkıyla kurduğun istismar ilişkisini kaldırdım ama sorun bunlar değildi. insan sevdiğine toz kondurmak istemiyor maalesef ve idealize ediyor. senin yaşında uzak ilişkisi olan milyonlar var. hatta artık ilişkilerin birçoğu
uzak ilişki.
erasmusa gittin, başta 3 ay diye yalan söyledin. bu yalanı anlıyorum. 4,5 aya çıktı, sonra bi ay daha uzatmak istediğini söyledin, ne zaman döneceksin bilmeden gün sayıyorum, tatil planları yapıyorum, bu planlara katılmıyorsun. izmire taşınma planları yapıyorum
aradaki mesafeyi yok etmek için en ufak bir hayal bir hope bile vermek bir yana, tek başına bunları yapan kişinin de planlarını sürdürmesini engelliyorsun. ve oraya taşındım da, seni affetmemiş olsam da, intihar olsam da, kalacak yerim ve işim olmadan aniden taşındım
ve sadece izmire taşınmadım, özellikle senin kaldığın semte taşındım ki, en ufak bir spark yakalanırsa modun değişmeden orada olabileyim. binde bir ihtimal için yeni yıla kadar orada kaldım. abuk subuk işlerde çalıştım. çünkü plansızdı.
bir iş görüşmesine giderken, sen uyumadan evvel "keşke burada aile dostlarımla olsan" demenden cesaret alarak çıkışta sinemaya gidelim mi dedim, meğerse o gün muharremle buluşacakmışsın. yaşattığın travmayı anlayabiliyor musun. bir de diyorsun ki
"sana değer verdiğim için burada olmanı istemiştim" evet hep olduğu gibi benim orada burada olmamı, şunu bunu yapmamı sadece lafta istersin. değer verdiğin kişi ben olsam ertesi gün buluştuğun kişi 1-2 aydır tanıdığın kişi olmazdı. ben gerçekten enayiyim. ben enayi yerine koydun
buralarda göreceğin gibi. seninle olabilmek için vatandaşlık başvurumu tamamlamıyorum, babam çağırmasın diye pasaport ve vizemi çıkarmıyorum, izmir'de iş bakmaya başlıyorum ama sen ne yapıyorsun? geleceğin gün bile belli değil. beraber olma hayali bile kurmuyorsun
ve withholding. en istikrarlı uyguladığın istismar ve duygusal şiddet biçimi.
kendi söylemin "kötü bir şeyin karşılığı 1.5x oluyor , şeyler normal" bu doğru fakat oran yanlış.
uzağız aradaki özlemin getirdiği gerginliği gidermek adına romantik anlar, intimacy momentlar hep benden geliyor. starter hep benim, hatta bunları baltalıyorsun bile
goradan espriler, alakasız espriler...hatta bir romantizm anında hiçbir şey demeden ortadan kayboluyorsun ve reddettiğin çocuğun telefonuna cevap veriyorsun, 2 saat sonra geliyorsun. ve "bu konuşmaya ihtiyacı vardı" oluyor. o ana kadar seninle telefonda hiç konuşmadık lol
libidon düşük, fakat bunu silah olarak kullanıyorsun bana karşı. aradaki sexual tension'ı gidermek için yine ben başlatıyorum. birçok kez sana yalvarmak zorunda kalıyorum dümdüz bir selfie veya bir nude için. acaba sevgilisine benim kadar yalvaran bir insan var mıdır
birini karşılıksız sevsem bu kadar yalvartmazdı sanırım.
bu sırada benimle olmak isteyen ve sevgilim var diye reddettiğim onlarca kişi var. bunu gayet iyi biliyorsun. hiçbiri kafamı karıştırmadı. her şeyi sadece seninle yapmak istedim.
fakat bakıyorum, biri benimle buluşmak istiyor, biri görüntülü konuşmak istiyor, biri telefon açmak istiyor, biri gel burada kalırız şurada kalırız diye yalvarıyor, biri sevişmek istiyor...diyorum ki "yav ben bunları neden sevgilimden değil başkasından duyuyorum"
bu nasıl bir sevgi? ben de sevgi duydum, kendimden biliyorum. sana karşı duyduğum sevgiydi. sevgi böyle bir şey değil. bana en yakın olduğunu hissettiğim anlar başına kötü bir şey geldiği anlardı hep. muharremle sevgiliyken bile, avrupada otobüsle kaybolduğunda bana yazdın ilk
adeta iyi gelen bi ilacı sevmek gibi bu.
withholding ile şiddet göstermene gerek yoktu. zaten avoidant bir kişiliktin. seksi ve incimacyi ceza-ödül olarak kullanmana gerek yoktu, zaten bana karşı normal halin bir ceza gibiydi.
istediğim şeyler istenmesi bile problem olacak şeylerdi. bir sevgi ilişkisinde kendiliğinden olması gereken şeylerdi, fakat bunları istiyor oluşum bile senin yarattığın bir sorunken, beni bencil olmakla, overdemanding olmakla suçladın. withhold ile cezalandırdın
bu nasıl bir sevgi? böyle lafta kalan böyle içi boş bir sevgi olmaz ki
kaç kere aramızda sexual tension'ın senin katılım göstermemen sebebiyle gitmesi için balkona çıkıp sigara üstüne sigara içtim biliyorsun. sevdiğim insana karşı libidomu arzumu düşürmek için, çıkıp sigara içiyorum ki kan dolaşımım düşsün diyorum.
bu bekleyişi, sabrı istismar ettikçe ettin. en güzel günlerimiz bu mesafenin gerginliğini atacak eylemleri gerçekleştirdiğimiz zamanlardı. elinden geleni yaptın ha? sürekli bir unwanted hissiyle yaşadım, senin dışında birçok insan beni istemesine rağmen bu hissi hep taşıdım
yukarıdaki şeyi lütfen iyi oku. nasıl bir mental, sexsual, emotional torture yaptığını lütfen anla artık.
keşke kemiklerimi kırana kadar dövseydin, fiziksel şiddet uygulasaydın da böyle bir istismarı gerçekleştirmeseydin. şu an bir çok mental ve ruhsal problemle boğuşuyorum. cinsiyetimi hissedemiyorum. erkekliğim öldü. kadın olsam kadınlığım ölmüş olurdu.
28 yaşındayım. 29 yaşına gireceğim. benimle kaldın, doğru dürüst uyuma ihtiyacı bile hissetmiyordum değil mi, 20lerimin başlarından beri düzenli-düzensiz spor yapıyordum, güzel bir vücudum vardı, 20lerimin ortasında peak halimdeydim. fiziksel, cinsel, mental olarak
ve şimdi 29 yaşında bir bakirim. tek kabahatim seni sevip, sevdiğim insana zaman tanımak, onu beklemek. tek eşli olmak isterken sıfır eşli oldum. dünyadaki en kötü insanların bile tattığı zevkleri tadamadım. sevgilisini öldüren insanların yaşadığı güzellikleri bile yaşatmadın
cinsiyetimi hissedemiyorum. çok utanıyorum. bu benim suçum değil ama utanıyorum. keşke biraz yüzün olsa ve sen de utansan. suçlusun ama suçlu hissetmeni istemiyorum, pişman zaten değilsin, yine olsa yine yaparsın ama utanmanı isterim. biraz utan
ve tüm bunların üstüne bana, titsdrops vidleri, intimacy gifleri favladım diye 31reis, aranıyor, baddiesçi yakıştırmaları yaptın. lütfen seninle ayrı olduğumuz dönemde nudelaştığım birinin dümdüz bir tivitini favladım diye bunu yaptığını söyleme
sadece kendini kandırmış olursun. o günden çok önce de tüm favlarım tivitlerim yargılanıyordu. hatta daha 2 ay önce "konuşmayı kesecek noktada değiliz, etrafındaki kızlarla birlikte olmanı istemiyorum, sana zarar vermelerinden korkuyorum" diye bir şeyler dedin.
bir de muharremin geçirdiği sağlıklı gençliğe ve cinselliğe bak. ben seni bekler, senin hazır hissetmelerine, istismarına, senin arzularına saygı duyarken o dilediğini yapıyordu. ben libidom düşsün diye sigara üstüne sigara yakıyordum o sıralarda seninle.
ve hepsinin üstüne 31reis oldum öyle mi? benim kalbime kezzap attın öykü. libidoma kezzap attın. hani erkekler beraber olduğu kadınların yüzüne kezzap atar ya, sen onu duygusal ve cinsel olarak yaptın :'(
ve ben bütün bu sevgi, arzu, emek, özlemle beklerken, sana aldığım doğum günü hediyesi kolyeyle gün sayarken sen onunla öpüşüyordun. ne kadar güzel bir sevgi değil mi. zahmete gerek yok, uğraşmaya gerek yok, beklemeye, özleme gerek yok, istismara gerek yok.
dilediğin kişilerle birlikte ol ve sonrası bir kişinin tek dilediği kişiyle zahmetsizce birlikte ol. muharrem olmak için hayatımdan 5 sene verebilirdim ama sana verdiğim seneler sonucu hala muharrem değil bir enayiyim maalesef.
kendi günlüğüme yazdığım bir şey. bunun tek sebebi senin davranışların. bir insan sevgilisini böyle bir duruma sokar mı? insanların hazdan, mutluluktan nefesi kesiliyor sevgilisi olduğunda, benim ise panik ataklardan, mutsuzluktan.
geçirdiğimiz 4 günü bile bir ödül gibi sunuyorsun bana. hatırlarsan seni çok güzel sevdiğim için teşekkür etmiştin o zaman. ama sanki 400 gün geçirmişiz gibi, hayatından gelip geçen insanlara dahi daha fazla vakit ayırdığını söylediğimde kafama kakıyorsun
bu ilişki de maalesef eşek bendim. ve birçok şeyi sırtladım.
erasmus'a gidiyorsun, bu özeni göstermezken bir discord serverı açıyorum ikimize ait. hani forum gibi olsun da, anlık mesajlaşmada orada olmayışın bizi germesin diye. hatta aslı kötü bir dönemdeydi, istersen bu tarafları gizleriz onu da çağır demiştim.
ama senin buraya tek katkın ne oluyor biliyor musun? deep shit köşesi lol. bu her şeyi o kadar iyi özetliyor ki.
elbette kötü şeyleri de konuşmalı ve tartışmalıyız ama sadece bu isteği duyuyorsan burada büyük bir problem var, güzel olan her şeyi ben yapmak zorundayım değil mi?
istismarının anlaşıldığı bir diğer nokta da, sevgini, arzunu belli etmekte, söylemekte, gerçekleştirmekte bu kadar zorlanırken, nefretini, istemeyişini bu kadar kolay ifade etmen. bazen 1 saat içinde 20-30 kere istemediğini söylüyorsun
hiç hayatında istedin mi ki?
benim akıl sağlığım ne olacak öykü? gerçekten beni yok ettin
bırakmalıydım seni değil mi? bu şiddeti uygulayan biri olarak ne kadar kolay bunları söylemek.
sevgilin seni dövse ve sen ona yaralarını gösterip "bunu neden bana yaptın" diye sormaya kalktığında "bunları görmek istemiyorum, beni taciz ediyorsun" dese ne hissedersin?
bir meyveyi dolaptan çıkarıp masaya koyduğumuzda ve onu orada unuttuğumuzda, kötü kokular gelir, belki üstünde böcek ve kurtlar oluşur, baktıkça iğreniriz hatta bakamayız bile, elleyemeyiz, bir gazeteye sarıp vücudumuzdan oldukça uzak tutarak çöpe atarız hemen. tiksinerek
sanki o meyvenin suçuymuş gibi tiksiniriz üzerindeki kurtlardan, kötü kokudan, çürümüşlükten değil mi? ama suç bizdedir. bekletilen meyve çürür. bu onun doğasında vardır. biz de çürük şeylerden tiksiniriz, bu da bizim doğamızda vardır. bana yaptığın da bu. umarım anlamışsındır
sana şiddet uygulayan ve travmalar, psikolojik sorunlar, cinsel sorunlar yaratan erkek arkadaşın sana böyle dese ne hissedersin?
yaşamaktan mı korkuyorsun?
kendinden korkuyor musun hiç öykü? ne kadar zarar verdiğini görüyor musun? senin kadar olamam
umarım artık içindeki kin gitmiştir. kimseyle beraber olmayı geç iletişim kuramayacak kadar kötü durumdayım. kıskanacağın, kafesleyeceğin bir şey kalmadı, artık endişe edeceğin bir şey yok. yok ettin.
seni bir insan ne kadar sevilebilecekse o kadar sevdim. her ilişki kendi özelinde özeldir. fakat bizim ilişkimiz gerçekten özeldi. abi kardeş, iki dost, iki sevgili, yıllarca neredeyse 7 yıl. aramızda çok güzel bir uyum vardı. frekanslar çok yakındı
çok farklı karakterlerde olmamıza rağmen. birbirimizle sonsuza dek konuşabilirdik, hiç sıkılmadan. seni 14 yaşında tanıdığımda, o yaşlarda gördüğüm en parlak insanlardan biriydin. gerçekten bildiğim her şeyi göstermeye ve seni kollama isteğiyle dolmuştum.
hatta hatırlarsan istediğin yabancı dizileri izlemek için torrent öğretmemi istemiştin benden. dizi batağına saplanıp derslerini aksatırsın diye öğretmedim bile. "ben öğretmicem, böyle bi kötülük yapamam sana, başka yerden bul veya başkasından iste haha :p" demiştim
hayatında bu kadar sene olup en az görüştüğün insan benim. 1 aylık tanıdığın insanlarla, 1 aylık sevgilinle bile benden daha çok şey yaptın. daha çok vakit ayırdın.
elinden geleni yapmadın. gerçekten. dürüstlüğüne güveniyorum ama kendini kandırma adlı coping mechanisme muhtaç bir karakterin var. kendini kandırdığın için çevreni ve beni de kandırmış oluyorsun.
ben bir başkasının sevgisini istemiyorum, kimsenin sevgisi için bekletilmedim.
bana ayrılırken " büyülü bir sevgiyi hak ediyorsun" demiştin. evet hak ettiğimi biliyorum ama bir başkasıyla değil. o büyülü sevgiyi senin göstermen gerekirdi. başkası için uğraşmadım
benim için dünyanın en güzel insanısın. keşke dış görünüşüne dair gereksiz insecurityler geliştirmek yerine iç güzelliğinden ve karakterinden "ben buyum" dediğin fakat sana ve karşındakine zarardan başka bir şey getirmeyen şeylerden şüphe duysan.
dişlerin inci gibi olmadan da çok sevebilirdim seni, kocaman memelerin olmadan, bebeksi cildin olmadan, veya minicik bir burnun olmadan. çok da sevdim. önemsiz şeyler ama özür dilemek, hatasını kabullenme, istismar, ihmal, biz perspektifi geliştirememe, çabalamamak...
bunlar sebebiyle bu durumdasın ve bu durumdayız. nasıl bunu mu sevdim demem ki şimdi? sen olsan?
submitted by Trojaner to copypasta [link] [comments]


2020.05.21 18:53 ferreisawesome Cinci hoca beni hamile bıraktı

2 yıllık evli, çocuksuz bir ev hanımıyım. Eşimle güzel giden cinsel hayatımız vardı. Tek eksiğimiz çocuk idi. Her türlü denemeleri yapamamıza ve birkaç doktora gitmemize rağmen olmuyordu. Bir gün eşim, bir arkadaşından öğrendiği cinci hoca lakaplı birinin bu konuda başarılı olduğunu ve birçok kişinin derdine derman olduğunu duymuş. Ne yapalım gidelim mi, diye sordu. Ne kaybederiz dedik ve gitmeye karar verdik.
bir akşam ,kocam eve gelip,randevu aldığını ve gideceğimizi ama önce banyo yapıp temiz olmamızı hocanın istediğini söyledi.banyo dan sonra,giyinip yola çıktık.Bu arada,duyduklarımdan ve filmlerden,hocaların, göbekleri açtırıp,birşeyler yazdırdıklarını,onun için,kadınca bir içgüdü ileen seksi sütyenimi ve g-string külodumu giydim.Eve geldik.Orta yaşlı,bakımsız ve çirkin bir kadın bizi karşıladı ve bir oda da beklemeye başladık.Bu arad kadın,elinde bir bardak sıvı getirip,içmemi istedi.İstemedim ama herm kadın hemde kocam içmemi istediler,içtim zehir gibi,ekşi bir tadı vardı.Yarım saat kadar bekledikten sonra,kadının,hocanın bizi beklediğini söyleyerek öbür odaya davet etti.Eşarbımı taktım.Bu arada kocama söyleyemedim ama içim yanmaya,kavrulmaya ve bir hoş olmaya başlamıştı. İçerisi,karanlık,loş ve tütsü dumanlarından acaip kokan bir yerdi.Karşıda, yatak şeklinde bir divanda,sakallı,başında sarık,üzerinde yeşil harmani olan sert bakışlı biri elinde dev gibi bir tesbih ile oturuyordu.Yanına çağırdı ve gidip elini öptük.Bu arada,benim yanaklarımdan emer gibi öperek, ayakta durmamı,elleri ile mal beğenir gibi kollarımı,belimi ve kalçalarımı okşadı ve yavaşça dönmemi istedi.Tedirgin olmuştum. Yere Oturmamı istedi.Bize derdimizi sordu ve dinlemeye başladı ama gözleri bende ve vücudumda dolaşıyordu.Bu arada fısıldar gibi acaip sesler çıkarıyordu.Cinleri ile konuştuğunu ve derdimizi anlamaya çalıştığını söylüyordu.Odanın havası ve ortam beni iyice çarpmıştı ve içimde manı olamadığım seks/cinsel kıpırtılar başlamıştı ve içimi kaplıyordu ve aşırı sevişmek istiyordum ve zorla kendimi tutuyordum ve de geldiğime pişman olmaya başlamıştım.On dakika kadar bizi dinleyip,hu çekmeleri ve dua gibi acaip seslerden sonra,kocama, dışarı çıkmasını,iki saat kadar sonra beni almaya gelmesini ve kusurun bende olduğunu ve başbaşa cinleri ile tedavi edeceğini söyledi.Korkmuştum ve olmaz dedim,yanlız kalamam korkuyorum dedim ama hoca çok kızdı ve sertçe defolup gitmemizi ve Cinlerinin lanetleri hep üzerimizde olacağını bağırarak söyledi.Artık tam korkmuştum ve ne yapacağımızı bilmiyorduk.Kocam bana dönerek,iyilğimiz için sakin olmamı,korkmamamı ve hoca ne isterse yapmamı,itaat etmemi istedi.Şaşkın,ağlamaklı bir vaziyette istemiyerek peki diyebildim.Kocama bir türlü söyleyemediğim içimde aşırı sikişme arzusu olduğu ve ortamdan da çok etkilenmem ve bir kadın olarak hocanın beni yiyecekmiş gibi bakışlarını görmem,beni adeta kararsız bırakmıştı.Birşeylerin olacağını hissediyordum.Kocam dışerı çıktı,artık çaresizdim.Hoca öpmem için elini uzattı ve af dilememi istedi,yaptım.Yanına çağırdı.Büyülenmiş ve robot gibi emrine girmiştim.Oturdum.Eşarbımı çıkardı.Elleri ile yüzümü,yanaklarımı ve saçlarımı acaip seslerle okşamaya başladı.Divana uzanmamı istediElleri bu defa omuzlarım,boynum derken aşağılara inmeye ve göğüslerimi okşamaya başlamıştı.Ne oluyor,ne yapıyorsunuz,olmaz,istemiyorumyapmayın desem de başımı,kolumu kaldıracak halim yoktu.Herşeyi görüyor ama birşey yapamıyordum.Kendimi ne olacak merakı ile,bu adama bırakıyordum. Kocamda beni yanlız bıraktığına göre,yapılacak birşey yoktu ve avcıya teslim oluyordum.Kendi ayağım ile gelip, elin adamına kendimi siktirecektim.Belki birşey yapmaz,sadece fırça,badana ile işini bitirir diye düşündüm ama kadını bu halde yakalamış her erkek sikmeye kalkar ve adeta parçalardı.Hoca de bu arada,gömleğimin düğmelerini zafer kazanmış komutan edası ile çözdü,çıkardı ve sütyenimi de beni hafif yana çevirerek, arkadan kopçalarını çıkararak üzerimden aldı ve koklayarak bıraktı. memelerimi ellerim ile kapatmak istedim ama yapamadım.Sesler çıkararak onları okşamaya,sıkmaya başladı ve uçları ile oynayınca çok tahrik oldum ve onları harika emdi.İnliyordum.Pantolonumun fermuarını indirdi ve düğmesini açarak çıkardı.elleri ile kilodumun üzerinden organımı okşamaya ve ellemeye başladı.Biraz sonra, g-sting kilodumu iki yanından tutup,çıkarırken,bende dizlerimi kıarak ona yardımcı oldum.Amcığımn üzerine ve kenarlarına bir sıvı dökerek oraları emdi.Sonra,Kendi de soyundu.Uzun donunu indirdiğinde,patlıcan büyüklüğünde,başı mosmor aletini gördüm ve bu dev benim amcığımı paramparça eder,nasıl içime girecek paniği başladı.Avını yakalamış avcı gibi homurdanarak üzerime çıktı ve hoyratça her tarafımı öpmeye,sıkmaya ve okşamaya başladı.İşini çok iyi biliyor ve hertürlü oyunları deniyordu.Çok tahrik olmuş ve ayni şekilde cevap vermeye başlamıştım.altında yılan gibi kıvranıyordum.Göğsümün üzerine çökerek,Ağzıma zorlukla alabildiğim dev aletini emmeye,yalamaya ve taşaklarını öpmeye başladım.Birdenbire,Kafamı bastırarak,aletini çıkarmamamı istedi ve boşalmaya başladı.İlk defa, Hepsini yuttum.İçim kalkmıştı ve midem bulandı.Boşalınca şaşırdım.Ne oldu? tamam mı dedim.Hayır,devam dedi.Boşaldığı halde dimdik duran aletini bu sefer 69 pozisyonu ile yeniden ağzıma verdi ve o da amcığımın üzerine kapanarak,dudaklarını aralayarak emmeye ve dilini sokarak yalamaya başladı ve bu beni bitirdi ve çıldırmak üzereydim.Parmağını göt deliğime sokup çıkarıyordu.İçime girmesini istiyordum.Amcığımın suları sanki şırıl şırıl akıyordu.Yalvarmaya başladım ve doğruldu.İki bacağımı omuzlarına alarak aletini amcığıma sürtmeye başladı.İnanın,ellerim ile içime bastırmaya çalışıyordum.Nihayet sertçe kayarak içime girdi.Amcığım kavrulmuştu.Vücudumu ritmik hareketler ile sallıyordum.Çığlıklarım odayı inletiyordu.İçimde kalmasını ve çıkmamasını istedim.Amcığımın içinde ileri geri oynayıp duruyordu.Artık dayanamıyacağımı,Zevkin doruklarına çıktığımı,geleceğimi fısıldadım ve o da hazırmış ve beraberce patlayıp boşaldık.Harika idi.içimde boşalma gidip gelmeleri adeta başımı döndürmüştü.Bir müddet içimde kaldı ve sonra çıktı.Yanıma uzandı ve sevinçle sıkı sıkı sarıldım.Öpüşmeye başladık.Böyle bir aletle ve iki defa arka arkaya beni becermesi beni ona hayran bırakmıştı.Keşke hep devamlı onunla olsam diye düşünüyordum.Havlu kağıtlarla beni itina ile sildi temizledi.Bir türlü ondan kopamıyordum.Kalktım ve giyindim.Dudaklarına tekrar yumuldum.Artık onun esiri olmuştum ve haftada bir kocamdan habersiz tedaviye geleceğimi söyledim.Verdiği muskalarla dışarı çıktım ve bekleyen kocamla sarmaş dolaş evimize gittik.Kocama,tedavi usüllerinin hep ayni olduğunu,okuyup üflediğini söyledim.
submitted by ferreisawesome to u/ferreisawesome [link] [comments]


2020.05.21 18:52 ferreisawesome Çocuğumuz olmayınca çare kaynanam oldu

Çocuğumuz olmayınca çare kaynanam oldu..(Yazan:Kerem) Merhaba ensest hikaye okurları, ben İstanbul’dan Kerem. 26 yaşında 3 yıllık evli devlet memuru bir makine mühendisiyim. Eşim benden 4 yaş küçük. Evlendiğimiz günden itibaren eşimle çocuk yapmak için uğraşıyoruz ancak eşimin ergenliğinden beri varolan yumurtlama probleminden ötürü başarılı olamıyorduk bir türlü. İki yıl denedikten sonra artık tıbbi yardım almaya başladık. Ama bu da derdimize derman olmadı. Eşim bu yüzden bunalımlara girdi ben de elaleme rezil olacağız hatta olduk diye çok korkuyordum.
Bir gün bir aile dostumuz bize taşıyıcı annelikten söz etti. Çocuğu başkası doğuracaktı ama yasal olarak annesi eşim olacaktı. Son çare olarak başka bir seçeneğimiz yok gibi gözüküyordu. Üstelik taşıyıcı annelik ülkemizde yasaktı. Biraz araştırdıktan sonra Gürcistan’da bu için yapıldığını öğrendik. Aile meclisini topladık. Kayınpederim ve kaynanam ayrı yaşıyorlardı ama bu mevzuyu konuşmak üzere o da katıldı bize. Kayınçom ve benim annem ve babam da vardı. En sonunda herkes taşın altına elini koydu ve Gürcistan’da bu işi halletmeye karar verdik. İçim rahatlamıştı bu sefer. Ancak ertesi gün eşim tadımızı kaçıracak bir şey daha ortaya attı. “Ya oradaki kadınlarda hastalık varsa, çocuğum hasta olursa” dedi. Mantıklıydı, çünkü Gürcistan’da seks turizmi yaygındı ve çocuğumuzu bu konuda riske atmak ne kadar doğruydu. Eşim yine bunalımlara girdi ağlamaya başladı sürekli. Aynı gün kayınvalidem geldi. Eşimin ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce sordu. O da anlattı… Eşim “bize güvenebileceğimiz bir taşıyıcı anne lazım” dedi. Düşündük taşındık ama kimseyi bulamadık. Bulsak da kim bize yardım ederdi ki böyle bir konuda… Ertesi gün akşam yine kara kara düşünürken eşimin telefonu çaldı. Arayan kayınvalidem Handan’dı. Eşimden telefonun sesini hoparlöre vermesini istedi. “Çocuklarım, bu söylediklerim aramızda kalacak. Benimki sadece bir teklif. Düşünün taşının ama ben evlatlarım olarak sizlerin mutluluğu için böyle bir fedakarlık yapmak istiyorum” dedi. Biz eşimle birbirimize bakarak donduk kaldık. Eşim “olmaz anne öyle bişey” diyerek kapadı telefonu. Ertesi gün işten geldiğimde eşim konuyu açtı yine. “Ne dersin Kerem, annem olur mu” dedi. Belli ki kayınvalidemle tekrar konuşmuş… Ben sinirlenmiştim;
-”Nasıl olacak Tuğba? Elaleme ne diyeceğiz? 40 yaşında kayınvalidem hamile kaldı” mı diyeceğiz?
-”Annem 40 değil 38 yaşında Kerem ve bir çok insan bu yaşında hamile kalabiliyor. Kadın bizim için fedakarlık yapmak istiyor anlasana” dedi eşim.
-”İyi peki. Çocuğu annenin doğurduğunu gören eş dosta hayır bu bizim çocuğumuz mu diyeceğiz” dedim.
-”Annem onu da düşünmüş. Sen tayinini isteyeceksin. İstanbul’dan başka bir şehire taşınacağız. Bir-iki sene başka şehirde yaşayıp bu işi halledip tekrar döneceğiz İstanbul’a. Hem de çocuğumuzla beraber” diye cevap verdi eşim.
Mantıksız değildi aslında ama tayin mayin işi zor işlerdi. “Peki baban ne diyecek bu işe” diye sordum.
-”Babamın da, senin ailenin de bu işten haberi olmayacak. Gürcistan’daki herhangi bir taşıyıcı anneden olduğunu söyleyeceğiz çocuğun” dedi Tuğba.
Eşimin ve kayınvalidemin baskıları neticesinde kabul etmek zorunda kaldım bu işi. Tayin için de başvurdum. Bir ay içinde Kayseri’ye tayinim çıktı. İkinci ay Kayseri’ye taşınmıştık bile… Bu arada bir arkadaşım bir tanıdığı vasıtasıyla Gürcistan’da bize yardımcı olacak kişiyi de organize etti. Tarih belirlenince işyerimden senelik izin alarak Gürcistan’a uçtuk eşim ve kayınvalidemle birlikte. Arkadaşımın Gürcistan’daki bağlantısı bizi karşıladı. Konuştuk anlaştık. Bizden istediği 15000 euror parayı da peşin olarak verdik. Yarın arayacağını söyleyerek gitti adam. Biz otelimize yerleştik. Ertesi gün gözümüz telefonda bekledik ama haber gelmedi. Sonraki gün yine. İyice tedirgin olmuştuk. Adam benim aramalarıma da cevap vermiyordu. Israrlı aramalarımdan sonra en sonunda gecenin bir saatinde açtı ve “arama lan beni bir daha gavat” dedi ve suratıma kapadı telefonu. Dolandırılmıştık. Bugüne kadar çok para harcamıştık çocuk için ama dolandırılmak koymuştu bana. Eşim krize girdi. o gece tuvaletten gelen sesle uyandım. Kapı kilitliydi. Eşim ses vermiyordu. Kayınvalidemi uyandırdım yan odadan. Ona da ses vermeyince kapıyı kırıp içeri girdiğimde eşimin baygın halde yerde yattığını ve bir kutu ilaç içtiğini görünce elim ayağıma dolaştı. Hemen otel görevlilerine haber verdik ambulans istedik. Ambulans hemen geldi hastaneye apar topar gittik. Korkudan ağlıyorum. Eşime bir şey olursa ben de ölürdüm. Para pul çocuk falan umurumda değildi. Doktor midesini yıkadıklarını, komada olduğunu, şimdilik beklemekten başka bir şey yapamayacağımızı söyledi. O gece uyanmadı Tuğba. Ertesi gün gözlerini açtı şükür ama yine ağlamaktan başka bir şey yapmadı. Sakinleştirici ile bu sefer doktorlar uyutmak zorunda kaldılar. Kayınvalidem Handan o akşam “Kerem kalk otele gidiyoruz” dedi. “Noldu anne?” dememe bırakmadı “kalk bu işi çözeceğiz” dedi. Taksiye binip otele geldik. Takside konuşamadığımız için odaya çıkmayı bekledim. İkimiz de tedirgindik.
-”Anne ne yapacağız” dedim odaya çıkınca.
-”Buraya neden geldiysek onu yapacağız” dedi annem.
-”Anlamadım anne” dedim.
-”Anlamayacak bişey yok Kerem. Bu adi memlekete çocuk sahibi olmak için, beni hamile bırakmak için geldik. Şimdi beni hamile bırakacaksın” dedi. Ben afallamıştım;
-”Nasıl olur anne, nasıl yapacağız” diye sordum aptalca.
-”Kerem! Bak oğlum! Kızımın hayatı ve sizin evliliğiniz tehlikede. Siz benim evladımsınız. Bir fedakarlık yapacağımı söyledim işler sarpa sardı. Şimdi bu durumu düzeltebiliriz” dedi.
-”Anne nasıl olacak, nasıl spermlerimi aktaracağım sana anlamadım” dedim yine safça.
-”Oğlum vaktimiz yok. Kimseye de güvenemeyiz burada. Dünyadaki 6 milyar insan nasıl yapıyorsa biz de öyle yapacağız bu işi” diye cevap verdi.
-”Anne olur mu öyle şey! Sen benim annemsin! Hem Tuğba’ya ne diyeceğiz?” dedim telaşla.
-”Tuğba birkaç gün daha hastanede kalır. Kalmasa da doktorlardan rica ederiz uyuturlar bir iki gün daha. Biz de bu arada işi hallettik deriz” diye beni ikna etmeye çalıştı annem.
Elimde fazla bir seçenek yoktu. Bir amaç için yola çıkmıştık ve başımıza bir sürü talihsizlik gelmişti. Bu işi burada çözüp dönmek lazımdı Türkiye’ye. İster istemez kabul ettim. “Peki nasıl yapacağız anne ben çok utanırım” dedim. Annem;
-”Oğlum utanacak bir şey yok. Burada zevkimiz için bir şey yapmıyoruz” dedi. “Beni Tuğba olarak düşün” dedi. Hakikaten de eşim annesine benzer.
-”Tamam anne ama nolur makyaj falan yapalım, kılığını tipini değiştir, yoksa yapamam ben” dedim.
-”O zaman sen bir iki saat bekle otelde” dedi annem ve gitti. Bir saati biraz geçen bir vakitte geldi. “Tamam şimdi hazırlanırım Kerem” dedi. Duşa girdi. Oradan odaya geçerken “sen de duşunu al Kerem” dedi. Girdim duşumu alıp çıktım. Üzerimi giyinirken “Kerem gel hadi oğlum” diye seslendi annem içeriden. Kapıyı açtım oda kapkaranlıktı. Hemen yatağa girdim, yatak boştu. Az sonra ışık açıldı. O da ne!!! Ne göreyim!!! Kayınvalidem Handan saçlarını tepede topuz yapmış, çok güzel ve değişik bir makyaj yapmış, üzerinde siyah jartiyerli bir takımla karşımda bir afet gibi duruyordu. Memeleri taş gibi gözüküyordu ve sütyen ancak yarısını kapatabiliyordu. Altındaki tül külot da çok seksiydi. Çok farklı bir kadın olmuştu. Utangaç bir sesle “nasıl değişik biri olmuş muyum Kerem?” dedi. Ben hemen etkilenmiş, karşımdakinin kayınvalidem olduğunu unutmuştum bile. “Olmuşun anne çok güzel olmuşsun” dedim. Annem ışığı kapadı ve yatak başındaki ışıkları yaktı ve yanıma uzandı. “Bu gece ‘anne’ demek yok” dedi ve elini aletime attı. “Sadece o işi yapacağız değil mi anne” deim. “Bir çimdik attı, ‘anne’ yok dedim sana. Ne istiyorsan yapabilirsin, farz et ki bir kaçamak yapıyorsun oğlum” dedi. Ben de “bu gece ‘oğlum’ da yok o zaman”” dedim ve hemen öpüşmeye başladık. Annem mis gibi kokuyordu. Memelerini emmeye başladım sütyeni sıyırıp, gerçekten de taş gibiydi annemin vücudu. 38 yaşına gelmesine rağmen kendine çok iyi bakmıştı. Annem az sonra aşağıya inip aletimi ağzına aldı. “Anne ne yapıyorsun” deyince sikimi ağzından çıkartıp ısırır gibi yaptı “Anne demek yok dedim sana” dedi. Taşaklarımı avuçlayarak aletimi emiyordu annem adeta bir orospu gibi. Sadece içine boşalıp hamile bırakacağımı sanarken annem yılların acısını çıkarır gibi sevişiyordu benimle. Az sonra boşalacağımı anladım “anne dur, geliyorum” dedim kasılarak. Sikimi çıkarıp “hala anne diyorsun” dedi ve tekrar ağzına aldı. Ben kendimi çekmeye çalışırken o daha bir sabitledi sikimi ağzında ve eme eme ağzına boşalmamı sağladı. Ben de hayatımdaki en muhteşem boşalmayı yaşadım. “Anne harikasın ama neden böyle yaptın, hani hamile bırakacaktım seni” dedim. “Bırakırsın Kerem daha gece uzun” dedi ve 69 pozisyonunda üstüme çıktı. Külodu jartiyerin üstüne giymişti sıyırıp çıkardım. Annemin amını götünü dillemeye başladım. “Ohhh oğlum harikasın” diye inledi annem dilimi göt deliğinde gezdirmeye başlayınca. Ben de poposunu ısırarak “oğlum demek yoktu hani” dedim ve yalamaya devam ettim. Dilimi göt deliğine sokup çıkarmaya başladım annemin. “Oaaaawww Kerem ne diyeyim sana müthişsin” dedi annem. “Erkeğim de bana Handan, ‘oğlum’ deme” dedim. Az sonra annem dönüp kucağıma geldi ve sikimin üzerine oturmaya başladı. Alev gibi yanan amına yavaş yavaş sokuyordu aletimi annem. İçine girdikçe “Ohhh Kerem erkeğim benim, çok büyük aletin” diye inliyordu. otura kalka köküne kadar aldı sikimi annem. Sikimin üzerinde zıplamaya başladı. Başına kadar kalkıp tekrar oturuyordu. Az sonra hızlandırdı hareketlerini. Terlemiştik iyice. Annem hopladıkça şap şap ses çıkıyordu. Az sonra annemi altıma alıp domalttım. iki elimle yanaklarını ayırınca mükemmel göt deliği kabak gibi ortaya çıkmıştı. Dilimle tekrar muamele yapmaya başladım. “Oğlum hep dilini mi sokacaksın orayaaa” diye inledi. Ben şaşırmıştım. Demek götten de sikmemi istiyordu annem. Sikimin başını dayadım ve ittirmeye başladım götünün deliğine. Başı kolay girdi. Biraz yüklenince “ahh” diye inledi annem. Geri çekip tükürükleyip bir daha yüklendim. Bu sefer daha da ilerledim. Annemden “aaaoohhh” diye bir inleme geldi bu sefer. Biraz çekip tekrar yüklendiğimde artık sikim köküne kadar annemin göt deliğine girmişti. Annem bir çığlık attı ve “aaaaowww oğlum ne yaptınnnni müthişsinnn” diye inledi. Ben gidip gelmeye başladım bunu duyunca. “Sen vazgeçmeyeceksin demek ki! Tamam devam et ‘oğlum’ de bana! Oğlum dee!” diyerek götüne vurmaya başladım annemin. Annem altımda çıldırmıştı. Yüzünü tamamen yatağa baştırmış çarşafları sıkıyordu. “Ohhhh sik beni oğlummm… Daha sert vur aslan oğlummm” diye inliyordu. Ben de ellerini arkada kelepçe yaptım ve iyice çıkarıp tekrar girmeye başladım annemin götüne… “Ohhh annem benim harika götün var, süpersinnn” diyerek köklüyordum. Az sonra yine boşalacağımı anladım. “Anne geleceğim” dedim. “Devam et oğlum durma, arkama istiyorum hepsini” dedi ve elini arkaya atarak kalçamdan bastırarak göt deliğine köklememi istedi. Ben de anneme kitlenerek göt deliğinin derinliklerine boşaldım deli gibi… “Anne mükemmel bir kadınsın” dedim boşadıktan sonra. “Sen de harikasın oğlum, kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum bile” dedi.
Az sonra yatakta uzanırken “ee bu da boşa gitti anne” dedim gülerek. Annem elini taşaklarıma attı ve “hiç önemli değil aslanım, sen de bu alet varken daha çok şansımız var” dedi. Annem dışarı çıktığında bir kaç bira da almış kalkıp onları içtik biraz. sonra annem karşımda seksi bir şekilde dans etmeye başladı. Allahım çok güzel bir kadındı. Yani para versen böylesini sikemezsin… Az sonra kucağımdaydı. Memelerini ağzıma verdi. Emmeye doyamıyordum. Bacak arama inip sikimi göğüslerinin arasına alıp memeleriyle mastürbasyon yapmaya başladı bana. Sikim yine dikilmişti.
Az sonra annem kalkıp banyoya gitti. Su sesi gelmeye başlamıştı. içeri gelip “hadi banyoya erkeğim” diyerek bir göz kırptı. o göz kırpması beni azdırmaya yetti tekrar. Peşinden bir boğa gibi girdim içeri. Annem jartiyeriyle suyun altındaydı. Hemen ben de küvete girip annemi yüzüstü duvara yasladım ve götünün yarığına kafamı gömdüm. Her yerini yalamaya başladım tekrar. Uzun uzun öpüştük sonra. Dillerimiz birbirine dolanıyordu. Sonra annem benim taşaklarım dahil her yerimi yalamaya başladı. Taşaklarımın hepsini ağzına almaya çalışıyordu. Sikimi de gırtlağına kadar sokup çıkarıyordu. Sonra kulağıma yaklaştı ve “hadi erkeğim, şimdi zamanı geldi” dedi. Ben ayağa kalktım ve annemin arkasına geçtim. Arkasındayken amına girdim. Hızlı hızlı vurmaya başladım. Suyun da etkisiyle şap şap ses çıkıyordu her vuruşta. Annem de vurdukça “erkeğim, aslan oğlum, vur annene daha sert hadi koçum benim” diye inliyordu. Sonra annemi döndürdüm. duvara sırtını yaslayıp ayakta amına girmeye başladım tekrar. Annem boynuma dolandı. Vurdukça inliyordu. Az sonra bacaklarını belime doladı. Ben de alttan ellerimi kalçalarına attım ayakta kucakladım annemi. Amına girip çıkmaya başladım. Annem kucağımda çığlık çığlığaydı. “Hadi oğlum karını becerir gibi becer anneni, karını döller gibi dölle aslan erkeğim benim” diye inlerken ben de hareketlerimi hızlandırdım. Az sonra ellerimi bacaklarının altından geçirerek bacaklarını iyice ayırdım ve kollarını tuttum. Amına daha hızlı git gel yapmaya başladım. Ve sonrasında çığlık çığlığa annemin amcığına tüm spermlerimi akıttım. Annem “ooaaahhh erkeğim, aslan oğlum benimmm” diyerek inledi. Kucağımda çığlık atmaktan bitap düşmüştü. Kollarıma yığıldı. Çıkarıp kurulandıktan sonra yatağa yatırdım annemi. “Harikasın oğlum, resmen işimi bitirdin” diyerek uykuya geçti. Ben de yorulmuştum. Tam uykuya dalmıştım ki, hatta biraz uyumuş da olabilirim elim annemin götüne değdi. Taş gibi götü hissedince sikim yine kazık gibi oldu. Kalkıp annemin göt deliğini yalamaya başladım yine. Annemin götüne doyamıyordum. Annem baygın bir şekilde yatarken beline yastık koyup bir kez daha göt deliğini doya doya sikiyordum. Yine boşalacaktım ki annem “ağzıma istiyorum” diye inledi. Ben şaşırmıştım. Hiç hareket etmemişti ben sikerken ama demek ki uyanıktı. Çevirdim sikimi ağzına yaklaştırdım. Hemen ağzını açtı. Ben de Mastürbasyon yaparak ağzına boşaldım tekrar annemin. Bütün spermlerimi yuttu. Hatta dudaklarına bulaşanları da diliyle ağzına aldı. O sabah çok mutlu uyandık. Hastaneye sabah erkenden gittik eşimin yanına. Mutlu haberi verdik. Nasıl olduğunu sorduğunda hastanede başka biriyle tanıştığımızı, onun yardımcı olduğunu, kendisinden aldığımız yumurta hücreleriyle benim sperm hücrelerimi annemin rahmine yerleştirdiğimizi, bu sayede işi başardığımızı anlattık. Eşim çok mutlu oldu. Hemen o gün taburcu oldu hatta. Beraber bir iki gün daha gezdik. Kayınvalidemle kaçamak bakışlar atıyorduk birbirimize arada. Ardından yurda döndük.
Kayseri’ye hemen alıştık. Büyük bir şehirdi burası da. Eşime de Cumartesi günleri de mesaisi olan bir muhasebe işi buldum çalıştığımız firmalardan birinde. O ilk Cumartesi günüydü… Rüyamda birisi aletimi yalıyordu. Az sonra uyandım. Rüya değildi, odamdaydım. Demek ki eşim yalıyordu sikimi derken bir baktım ne göreyim. Kayınvalidem yine o geceki jartiyerli takımını giymiş, yine harika bir makyaj yapmış. Sikimi emiyor. “Anne ne yapıyorsun” dedim kendimi çekerek. “Bir şey yapmıyorum oğlum. Sadece o geceyi unutamıyorum. Ne var anneni bir kere daha doyursan! Bir kaç aya karnım şişer zaten, günleri değerlendirelim bence” diyerek tekrar sikime yumuldu. Benden günah gitmişti. Annemi o gün eşim gelene kadar evire çevire evin her yerinde becerdim. Akşam poposunun üzerine oturamayacak haldeydi ama memnundu…
O yılı Kayseri’de geçirdik. Annem bize bir kız çocuğu doğurdu, adını Eda koyduk. Çok tatlı bir bebekti. 3-4 ay sonra İstanbul’a tekrar tayinimi aldırabildim. Kimse bir şey anlamadan bu işi halletmenin verdiği gurur, kayınvalidemi sikmiş olmanın verdiği mutlulukla döndük mahallemize tekrar, annem de bir üst katımızdaki evine yerleşti. Annem doğumdan önce biraz zayıf bir kadındı. Doğumda aldığı kiloları da hızlıca verdi. Ama önceki gibi zayıf değildi artık. Bu sefer tam bir afete dönüştü. Şimdi eşim de çalıştığı için Eda’ya annem bakıyor. Yani Eda’nın da öz annesi… Kendi kızının bakıcılığını yapıyor kayınvalidem… Bazen işten erken çıktığımda çocuğu almaya ben çıkıyorum annemin yanına. Çocuğu almadan önce bir posta sikiyor, sonra Eda’yı alıyorum… Bazen de annem geldiğimde bizim evde oluyor. Eşim daha gelmemişse, o gelene kadar annemi doyuruyorum. Bazen o kadar azgın oluyoruz ki Eda ağlasa da bakmıyor, sikişmeye devam ediyoruz… Bir sene sonra annem bir kere daha hamile kaldı ama onu eşime hissettirmeden aldırdık… Eda bu sene anaokuluna başladı. Annem de 45 yaşına geldi ama hala bir afet. Kızından hala daha güzel. Hala Eşim işteyken ve Eda okuldayken sikiyorum annemi. Cumartesi günleri eşim işte ama Eda’nın okulu yok. Uyuduğu zaman rahat rahat sikişiyoruz. Uyanıkken de televizyonda ona bir çizgi film takıp evin değişik yerlerinde sikişmeye devam ediyoruz. Bazen Eda’ya yemek yedirirken sikiyorum annemi arkasına geçip. Bazen annem mutfakta yemek hazırlarken arkasına geçip eteğini sıyırıp sikiyorum hemen. Bazen de annem Eda’yı kucağına alıyor ben de annemi kucağıma alıp sikiyorum… Bazen beraber evcilik oynuyoruz. Eda dışarda kalıyor, ben annemle çadıra girip ağzına veriyorum. Bazen de doktorculuk oynuyoruz. Eda annemin annesi oluyor, ben doktor oluyorum, annem de hasta. Tabi her seferinde hastaya iğne yapıyorum Bir keresinde eşime yakalanıyorduk. Bizim evde Eda odasında oynarken ben annemi salonda kanepenin kolçağına domaltmış götünden sikiyordum. Tam boşalmaya başlamıştım ki annemin telefonu çaldı, arayan Tuğba’ydı. “Anne kapıyı çalıyorum neden açmıyorsun” dedi. Annem telaşla “kızım alt kattayız, buraya gel” dedi. Hemen toparlandık, üstümüzü başımızı düzelttik. Ben Eda’yla oyun oynuyormuşum gibi yaptım, annem de mutfaktaymış gibi yaptı. Eşim gelince bir şey anlamadı Allahtan ama ben kayınvalidemin eteğinin altından bacağından sızan spermlerimi gördüm ve hemen annemi uyardım. O da bir şey almak bahanesiyle yukarı çıkıp temizlendi… Her şeye rağmen Cumartesi günleri hala benim için en güzel gün… Eşim hissetmediği sürece annemi sikmeye devam edeceğim…
submitted by ferreisawesome to u/ferreisawesome [link] [comments]


2020.05.10 08:51 KindaBruh666 Anal sex ekşi sözlük

daha önce oral seks ile ilgili yazdığım yeni başlayanlar serisinin ikincisi.
anal seks deyince, erkeğin zaten zevk almamasını düşünmek mümkün değil. etrafınızdaki ortalama bir erkeğe anal seks deyince bile neredeyse boşalabildikleri için bir şekilde yeni başlamış olma ihtimalleri az veya zaten üstlerine düşen şey sıklıkla sadece anlayışlı olmak, sakin olmak ilk seferi için. bir de gerçekten demir gibi erekte olmayan veya olmayan bir erkek ile anal seksi, hele ilk seferini gerçekleştirmek mümkün değil...belki de bu nedenle erkek taraf bir destek kuvveti alsa da fena olmaz. “prezervatif ile yapınca hissedemiyorum, erekte olmayı devam ettiremiyorum”cu erkekler, en güvenilir partneriniz ile bile yaparken condom kullanmanız gerektiğini bilerek girin bu işe. penisinizi soktuğunuz yer bir çok bakterinin olduğu bir mekan çünkü. cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bahsetmiyorum...başta şu meşhur koli basili var ya denizlerden tanıdığımız, işte orası onların mekanı....yani bir bakmışsınız prostatınız enfeksiyon kapmış...bu nedenle anal seksi mümkünse condom ile yapın...
gelelim kadınlara....evet....anal seks isteyen kadın sayısı erkeklere göre oransal olarak 100:1 kadardır ortalama bu kesin. bu nedenle istemediğiniz bir şey ise yapmak zorunda değilsiniz...hatta oral seks gibi değil bu, çok daha meşakkatli, o yüzden istemiyorsanız kesinlikle girmeyin bu işe. vajinal bir zevk alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. zevkli mi? evet...hem de çok... ama sıklıkla sınırlı olan zevk, tabu bir şeyler yapma ve edilgenliği üst noktaya taşımanın verdiği beyinsel ekstaz ile artıyor....yani anal seks biz kadınlar için daha çok beyinsel bir zevk. buradan zevkli olmadığını sakın çıkarmayın...çünkü bayağı bayağı da zevkli alışınca ve doğru yapınca. beklentilerinizi çok yüksek tutmayın sadece. anal bölgenin duvarları vajina gibi sinir uçlarının bittiği bir yer...bu sinirlerin uyurılması bazı kadınlarda vajinal orgazm benzeri orgazmları da oluşturabiliyor bunu da söyleyim... benim de yabancı olmadığım bir his bu. anüsün duvarları ince bu nedenle ağrı da hissedebilirsiniz...bazen ağrı ve zevk arasındaki çizgiyi çekmek çok zor zaten. vajinal seks sırasında da acı hissettiğim anlar az olmadı düşününce...
ilk önemli adım anal seksi isteyip istemediğinize karar vermek. bence herkes en az bir kere anal seksi denemeli. anal seksteki ilk denemeleriniz de canınızın yanacağını kabul ederek bu işe girin. ve kesinlikle partnerinizin sizi zorlamasına izin vermeyin. en önemlisi bunu onun için değil kendiniz için yapın. partnerinizi seçerken de sakin, sizi dinleyen ve tüm deneyim boyunca sizin rahatlığınızı düşünen birini seçin. karar verdiğinizi ve yapmak istediğinizi kabul ederek ilk adıma ilerliyorum.
öncelikle temizlik....vücudun anüs dahil hiç bir yeri pis değildir. sadece anal seksin bölgesel özelliklerine bağlı olarak temizlik sonrası yapılması özellikle sizi çok rahatlatacaktır. her zaman anal seksi (vajinal seks için de aynı değil mi) planlı yapmanız mümkün değil...ama en azından ilk seferlerde hazırlıklı olmanız hem sizi hem de partnerinizi rahat ettirecektir. temizlik derken vücut temizliğinizden bahsetmiyorum, onu benim anlatmama elbette gerek yok. anal temizlikten bahsediyorum ve bunu yapmanın bir kaç yolu var. öncelikle anal temizlik nedir? anal temizlik anüs ve rektumun ilk bölümlerinde var olan dışkı kalıntılarının atılması için yapılır. yani işin aslı her iki taraf içinde boktan bir deneyim olmasını engellemek adına yapılır. yöntemlerden en anneden kalma olanı ilişkiden önce tuvalete çıkmak ve mümkün olduğunda içinizi boşaltmak. en kolayı gibi gözükmek ile birlikte sıklıkla yetersiz olabilir. bu nedenle anal duş yöntemi ile daha derin bir temizlik sizi daha rahat ettirecektir. yapmanın bir kaç yolu var... ilki duş başlığını çıkartıp hortumu deliğinizin içine doğru tutmak. suyu çok tazyikli değil ve ılık kullanmanız gerekir. bu yöntemi yeni başlayanlardan çok daha deneyimli kişiler kullanmayı tercih eder, hele ilk sefer için oldukça zor olabilir. ama daha sonraları o suyun bir anda içinize dolması sizde garip bir zevk hissi uyandırır ki benim sevdiğim bir andır bu. üçüncü yöntem ise seks shoplarda da satılan anal temizlik pompaları ile lavman yapmanız. bu pompaların fiyatı yaklaşık 80-90 lira. aynı ürünü 25 liraya tıbbi malzeme satan yerlerden “lavman pompası” diyerek alabilirsiniz. pompa iki parçadan oluşuyor, bir anüse girecek olan ince parça, bir de rezervuar. rezervuar içine alabildiği kadar ılık suyu koyup, ince parçayı rezervuara takın. daha sonra uç kısma vazelin veya krem sürün. en rahat pozisyon neyse onu bulun. kişisel olarak tercih ettiğim pozisyon ayakta eğilerek yapmak, biraz squat yapıyormuş gibi bacaklarınızın arasından anüse doğru ilerletmek. yatıp bacaklarınızı kaldırarak da bu işi yapabilirsiniz fakat anal kaslarınıza hakim olmanız gerekecek, yoksa istenmeyen bir yere lavman sıvısını boşaltabilirsiniz. mümkünse 2 veya 3 rezervauarlık suyu anal bölgeye rezervauarı sıkarak boşaltın. mümkün olduğunca anal sfinkterinizi kasın ve bir süre sıvıyı içinizde tutun ve sonrasında ıkınarak tüm sıvıyı boşaltın. gelen su tamamen eğer temiz ise artık anal temizliğiniz olmuş demektir. beslenmenize dikkat etmeniz, bol lifli şeyler ile beslenmeniz daha da rahat ettirecektir sizi. hani iyi bir öneri istiyorsanız psyllium içeren şaseleri kullanabilirsiniz. gerçekten oldukça yardımcı olduklarını söyleyebilirim temizlikte...ayrıca sağlık açısından da gayet yararlı.
öncelikle anal seks yapacaksanız muhakkak öncesinde sevişin.....yani hadi hadi yapalım moduna geçmeyin. vücudun gevşemeye ihtiyacı var. hatta ben ilk zamanlarda muskaril yani kas gevşetici alıyordum. anal kaslara etkisi hiç yokmuş sonradan öğrendiğime göre ama gene de vücudun rahatlaması için iyi oluyor diye düşünüyorum. ilişkiden 1 saat önce alırsanız oldukça iş yarıyor. evet sevişin....partneriniz size oral seks yapsın kesinlikle. ama ne yaparsanız yapın sakın ha oral veya vajinal olarak orgazma ulaşmayın ( sanki her seferinde oluyor da). eğer orgazm olursanız hem anal seks fikrinden uzaklaşabilirsiniz hem de enerjiniz kaybolur. erkek anüsünüzü yalamak ile ilgili bir sıkıntı yaşamayacaksa (ki ben bunu yapmam diyen bir sürü adam o anda hiç tereddütsüz yalar) size rimming yapmasına izin verin. bu sırada iyice gevşetin kendinizi...dili bir penis olarak düşünün ve içinizde hissetmek istediğinizi hayal edin. deliğiniz çok dar...haklısınız ama eğer malum kalınlıkta dışkılar çıkabiliyorsa o kalınlıkta şeyler de rahatlıkla girebilir...bunu unutmayın. ama yardımcı aparatlar ile başlamak en iyidir. tavsiye edeceğim şey değişik kalınlıklarda olan butt pluglar* bunlar dilatatör görevi gören aletler....sıklıkla 3 boyutta oluyorlar. daha öncesinden bunları alıp alıştırmaya başlayabilirsiniz. 1. büyüklükteki zaten bol krem ile çok rahat girecektir. kremleyin hem deliğinizi hem de aleti. daha sonra bacaklarınızı yukarı kaldırın, mümkünse bir duvara dayayarak yatın yere....sonra aleti deliğinizin etrafında gezdirin.... direkt sokmaya çalışmayın canınız acır...aletin ucunu deliğin yukarsından deliğe doğru yalatarak indirin ve deliğe üstten bastırarak girmesini sağlayın.. yani hedefe 12’den değil üst taraftan yaklaşın. rahatça olmasa da hiç zorlanmadan deliğinize gireceğiniz göreceksiniz...kasmayın kendinizi mümkün olduğunca gevşek bırakın ama.... hatta hafif ıkınmak işinize yarayabilir. girdiyse bir süre içinizde tutun. hatta ev işi bile yapabilirsiniz o içinizdeyken...merak etmeyin kaçmaz...bunu engelleyecek sap yapılmış durumda. yeterince içinizde kaldığını hissetiyseniz çıkartın ve bir boy büyüğünü alın. bunun girmesi biraz daha zor olacaktır. aynı şekilde kremleyerek ve direkt deliğe bastırarak değil, deliğe sürterek sokmaya çalışın. hafif ıkınmak burada çok işe yaracaktır. giriyorsa harika...neredeyse hazırsınız...girmediyse pozisyonunuzu değiştirin. bunlar yere yapışabilirler...yere yapıştırarak üzerine oturmayı deneyin....yani adeta alaturka tuvalete oturur gibi...daha sonra sanki kakanızı yapıyormuş gibi deliğinizi ıkınarak genişletin ve ağırlığınızı kullanarak üstüne oturun... gireceğiniz göreceksiniz..biraz acı hissedebilirsiniz ama çok acımaması lazım...acıyorsa bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. girdikten sonra bunu uzun süre içinizde tutun...hatta bununla gerçekten ev işi yapabilirsiniz.....daha sonra çıkartın....işte ilk anal zevkinizi burada hissedeceksiniz...girmesi değil ama çıktığında içinizde bıraktığı o boşluk hissi gerçekten ilk bir kaç saniye çok çarpıcı oluyor anal sekste çünkü. 3. büyüklüktekini ise denemenize gerek yok...biraz büyüktürler ve o büyüklükte bir şeyi ilk olarak penis ile hissetmeniz daha güzel olur. çünkü o büyüklükte bir şeyin girmesi için erkeğin de yardımınıza ihtiyacınız var...en azından ilk seferlerde. bu işlemi seksten önce yapabilirsiniz veya partnerinizin yardımı ile seksten önce veya seks sırasında yapabilirsiniz. seks sırasında 2.yi çıkardıktan sonra artık hazırsınız demektir. uygun pozisyonu bulmak belki de en önemli şeylerden biridir. bir çok kadın ya dört ayak üstü pozisyonu (ki erkeklerinden en çok tercih ettiği pozisyon) veya kadınların üstüne oturduğu pozisyonu tercih etmekte ilk seferde. kişisel deneyimim ise özellikle kucağa oturmanın en zor pozisyon olduğunu söylüyor. çünkü tüm insiyatif sizde ve böyle bir durumda acıyacak korkusu ile yapılması gereken şeyler yapılamıyor tam olarak... o nedenle bu pozisyonu ilk seferlerde hiç düşünmeyin. ya dört ayak üstünde tercih edebilirsiniz veya bacak omuza vs gibi misyoner varyasyonlarını... kişinin kendi ile ilgili durumu bulması lazım. ben ne kadar çok yapmış olursam olayım ilk girişte her zaman bacak omuzda daha az zorladığımı fark ettim. size de tavsiyem bu. uzanın ve başınızın altına bir yastık ve poponuzun altına bir yastık koyun. sonra bacaklarınızı kaldırın ve erkeğin omzuna koyun. burada yastığın kalın olması çok önemli çünkü popo deliğinizi erkeğe doğru kaldırmak zorunda kalırsanız kaslarınızı kasmanız gerekecek ve bu da işi zorlaştıracak. kalın bir yastık ile deliğiniz yukarı bakar pozisyonda olursa sorun ortadan kalkar. erkeğin prezervatif taktığından emin olun ve krem muhakkak yanınızda olsun. burada kullabilecek şeyler kesinlikle özel ürünler olmalı. su bazlı kayganlaştırıcıları kullabilirsiniz ama mümkünse glider’ın anal seks için olan ürünü en iyisi. bir de silikon bazlı kayganlaştırıcılar var ki aslında daha kolaylaştırıyor ve az sürseniz bile yeterli oluyor ve takviye gerektirmiyor fakat türkiyede bulmak çok kolay değil. glider analı bulmak ise hiç zor değil. durex vs gbi markaların da kayganlaştırıcılarını kullanabilirsiniz. fakat en dikkat etmeniz gereken şey içinde lokal anestetik içeren kayganlaştırıcıları kullanmamak. veya öncesinde emla benzeri kremleri de kullanmayın. acıyı engellemeyin...çünkü acı bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi olacak bizim için. bacaklarınızı kaldırdınız artık iş erkeğe düşüyor. kayganlaştırıcıyı hem penisine hem de sizin deliğinize sürmeli.. hatta mümkünse biraz parmak ile içeriye de... butt plug kullandıysanız önce ( çok akıllıca bir hamle olur gerçekten) delik zaten kayganlaştırıcılı ve hafif gevşemiş durumdadır. daha sonra bacaklarınızı iyice yukar kaldırarak kendi omuzlarına koymalı. bu halde iken bile poponuzu siz yukarı kaldırmamalısınız. hatta mümkünse sırt ve beliniz de gevşek ve yatağa düz şekilde olmalı. erkeğin penisi gerçekten çok sert olmalı. yoksa bazen vajinanıza giren penisin içinizdeyken tam sertleşmesi gibi bir durum anal sekste söz konusu olamaz. erkek penisi deliğinizin gene üstünden kaydırarak sokmaya çalışmalı. gene direkt deliğe 12’den saldırmak yok yani. siz işte tam olarak bu anda, yani penis deliğinize değdiği anda ıkınarak sanki kaka yapıyormuşsunuz gibi yapmalısınız. penis içeri girerken otomatik olarak kasları sıkma ve sanki kaka yapmayı engellemeye çalışmak gibi bir his oluşuyor... acıyacak korkusu dışında sanki içine almak istiyorsunuz o yüzden kasları kasıp içinize çekiyorsunuz gibi geliyor ama yanlış bir hareket bu. yapmanız gereken ey ıkınmak ve deliğinizi mümkün olduğunda açabilmek. bu noktada biraz acı hissetmeniz çok doğal...sakın itmeye çalışmayın adamı. ama erkekte çok yavaş olmalı bu noktada...bir anda bitsin abanayım girsin mantığında bir erkek bir kere sokabilir o penisi belki....ama ikinciyi bir daha rüyasında görür. bu nedenle erkek yavaşça ilerlemeli....durmalı...size gevşemek için süre vermeli. siz de bu arada mümkün olduğunda kendinizi gevşek tutmalısınız. penisin başı içeri girdiği andan itibaren işin en zor kısmını atlattınız...artık içinizde... bu noktada artık ıkınmayı bırakıp sadece gevşemeye çalışın. hızlı nefes alıp vermek burada hem aldığınız zevki artırabilir hem de gevşemenize yardımcı olabilir. sizin gevşediğinizi hissettikçe erkek ilerleyebilir. ama penisin hepsini içinize alacaksınız diye bir zorunluluk yok. başı girdikten sonra erkek ileri geri haraketlerine başlayabilir. hatta bu şekilde gevşemeniz artar ve daha derine alabilirsiniz penisi. artık içiniz de ve siz anal seksi başardınız. zevk almaya bakın. bu noktaya geldiyseniz parmağınız ile clitoral uyarı ile zevki artırabilirsiniz de. yaşadığınız seksin duygulanımını hissetmeye çalışın bir yandan... tabu olan bir şeyi yapmak, o anda bir erkeğin önünde en edilgen halde olmak gibi şeyleri düşünerek beyinsel ekstasınızı da oluşturabilirsiniz.
ilk seferinde sadece tek pozisyonda yapın, erkeğin çıkartıp tekrar sokması sizi zorlayabilir. yavaş yavaş alıştıkça ilerki deneyimlerinizde kesinlikle farklı pozisyonları deneyin.
ve unutmayın....eğer anal seks yapmak istemiyorsanız asla yapmayın... erkek istiyor diye yapılacak bir deneyim değil anal seks.
submitted by KindaBruh666 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.04.13 14:49 fevkalbesher EROTODİDAKTİK HİKAYELER: BAYAN ÇALIŞANIMI İKNA ÇABAM

Merhaba. Ben 35 yaşlarındayım. Ben kumar bağımlısı bir iş adamıyım adımı söyleyemeyeceğim çünkü dışarıda bilinen iş adamıyım. Bir gün yine ofisimde çok çalışmıştık ve saat de epey geç olmuştu. Ofisimde çalışan sarışın bombayı te ne zamandır kafama takmıştım. Onu istiyordum. O akşam işlerin çok uzaması nedeniyle sarışın bombaya: “sarışın bomba hanım, size bir iyi bir de kötü haberim var önce hangisini istiyorsunuz?” diye sordum. “Siz hangisini arzu ederseniz bu bana uyar.” dedi. Sanırım odada o da artık aramızdaki şeylerin farkına varmış gibiydi.
Gelin size şu bahsettiğim sarışın bombayı biraz anlatayım. Giydiği iş kadını kıyafetleri kendini tamamen seksi kılmasını sağlıyordu. O iki-üç düğmesi açık gömleğini zorlayan iri ve dolgun göğüsleri beni ve tüm şirket çalışanı erkekleri de mahf ediyordu ve vücut hatları da onu çok güzel yapıyordu.
Neyse. “Ben iflah olmaz bir kumarbaz olduğumdan sana bir soru soracağım bilirsen mesaiye kalmazsın. Bilemezsen benimle sabaha kadar yorulacaksın” dedim ona. Ona laf arasında mesaj vermek istedim. “Ben her türlü soruya açığım.” dedi. Hay hay diyerek sorumu sordum: “Bir adam varmış ve çok mutsuzmuş ama bir gün inanılmaz mutlu olmuş neden?” diye sordum. O da, “bu tarz soruları neden hep bir adam varmış bir adam varmış diye soruyorlar?” dedi. Ben de “beni-bana cevap vermedin sarışın bomba” dedim. “ben sizin dilinizden anlamıyorum sanırım” diyip bana gülücük ve öpücük karışımı bir şey attı. Bana attı. Konuşmalarımız iyice hararetlenmişti akşam saatin ilerlediği vakitlerde aynı zamanda sıkılmamızdan dolayı muhabbetimiz koyulaşmıştı. Konu ister istemez cinselliğe gelmedi. Ben de oraya getirilmesi için ona biraz edebiyatsal konuştum.
-biz dili ve konuşmayı birbirimize bir şey anlatmak için değil gerçek düşüncelerimizi saklamak için kullanıyoruz. Karşımızdakine hava atmak için. Kendimizi sanki çok şeymişiz gibi kendimizi süsleyip püsleyip satmak için kullanıyoruz. Kültürümüz sağlıklı bir düşünme ve sorgulama ortamı yaratmadığı gibi duyu organlarımızı bile asli görevlerinden azad edecek kadar hasta ediyor. Rahmetli Platon... Rahmetli Platon da... Rahmetli Platon bilgi sadece akla dayanır derken bunu kast etmiyordu rahmetli. Bir de biz dilimizi başka birinin organına -ağız olur başka bir organ olur- onun içine sokup çevirmek karıştırmak için kullanıyoruz. Bayanların içine özellikle. Zevklenmek için.
Bu sözlerim onu etkilemişti. “Sanırım şu an alt tarafımdan bir miktar zevk likiti geldi benden.” dedi. Ben de “ben de” dedim. “benden de” dedim. Sarışın bomba bana doğru yaklaşmıştı. Çok iri gibi olan göğüslerini bana dayamıştı. Ellerim kalçalarındaydı ve ellerimle sıktırıyordum. Artık patlama için geri sayım başlamıştı. 3... 2... 1...
**telefon çalar**
Alo? Evet buyrun, benim. Hea. Evet ben apartman yöneticisiyim ama... He tamam. Olur. Iıı... En dış kapının o zinciriyle ilgili bi problem var ondan dolayı sıkıntı yaşanıyo ama siz... he siz taşınmak için... ya şöyle söyliyim benim bel fıtığım var açıkçası... bi de yani yaşlıya ellememek gerekiyor yani zaten bu corona nedeniyle haberleri falan görmüşsünüzdür yaşlıları ellemeyin deniyo her yerde. Sağlık bakanlığı... Evet de... ya tamam benim apartman yöneticisi... beyefendi anlıyorum da siz zaten gelmiyorsunuz siz alt katta başka, zaten, dükkan olarak kullanmıyo musunuz? E tamam yani ben ama bu olağanüstü bi hal de olsa bu sorumluluğu alamam üstüme yani ben, elleyemem dediğim gibi. Çıkaramam yukarı. E iyi tamam o zaman beyefendi tamam ben de bubgj... Tamam seçime gidelim yeni yönetici seçelim. Ya lütfen benim... tamam ben şu an biraz meşgulüm, akşamüzeri tekrar konuşabiliriz istiyosanız, zaten yarınmış. Tamam, sağ olun. Tamam sağ olun teşekkürler.
**konuşma biter, erotik ve düğün şarkısı karışımı müzik tekrar başları**
Sarışın bomba ile geri sayım sona geliyordu. Tam o sırada şirketimizin diğer bayan çalışanı olan bayan hışımla odamıza girdi. “Tüm konuştuklarınızı duydum. Burada zevkleneceksiniz. Fakat biz burada çok az maaşla çalışıyoruz. Onun için siz iş adamı olmanızdan dolayı cinsel manada biz bayanlar olarak etkileniyoruz. Sarışın bombanın sizinle etkilenmesi tamamen bu sebeplerden dolayı. Ben sizi kameraya çektim. Benim de sizi dinlerken benden de zevk sıvısı geldi. Üçlü yapacağız.” dedi. He bir de “ayrıca sarışın bomba sen hani sistittin yalancı kadın?” dedi. Ben de “benim konuşmalarıma ve sarışın bombaya sistit diyemezsin. Ben herkese de az da versem aynı, eşit maaşı veriyorum. Maaşınızın bir kısmını elden veriyorum ama erkek bayan ayırmıyorum.” dedim. “ya o öyle değil sistit başka, bir bayan hastalığı. Sen seksist mi anladın, ne anladın?” dedi. Diğer çalışan bayan beni bilgisiyle çok etkilemişti. Onu hemen oracıkta halletmek ve gerisinden becermek istemiştim. Nabzım erkekliğimde atıyordu resmen o an ve “git onu bize getir seni sersem” diyordu bana. Bağıışmaları duyan başka bir sekreter bayan da geldi. “aaa siz burada mıydınız? Ben de televizyon açık kaldı herhalde işadamıbey’in odasında diye geldim.” görünüşe göre o gün kimse yok sandığım ofiste birçok kişi varmış. Son gelen sekreter bayan oldukça diri vücutlu ve olgundu ve sanırım içine iç çamaşırı olarak hiçbir şey giymemişti diye düşündüm. Adeta diğer iki bayanı yollamamı ve onunla olmamı ister gibi, her zamankinden daha değişik gibi bakmıştı bana. Sarışın bomba ve diğer çalışan bayana dışarı çıkın dedim. Sekreteri istiyordum, son kararımdı. Sekreter elindeki dosyaları düşürmüştü ve arkası dönük bir şekilde bana domalmıştı. Ben de hemen yanına gittim, tam onu kavrayacakken:
-keşke sizi daha yakından tanıyabilseydim, dedi. (en başından beri konuşulanları duymuştu) ataerkillik sadece kadını değil erkeği de bastırıyor, hadım ediyor. Erkeğin erkeği erkeklik üzerinden hadım ettiği sistemde piramidin en tepesindeki ezenin aslında en büyük ezilen olduğunu anlamak güç değil. Ve de bu büyük ezilenin zulmü de dehşet verici olur. En yakın zamanda bal kovanıma çomağını sokman lazım.
Dedi ve elime bazı kağıtlar verdi. Ve bana öpücük attı.
-buna imza atmanız lazım. Ilaçlamacılar geldi, alt kattalar. Başlayacaklar şimdi ilaçlamaya.
Şaşırmıştım ve de olanlar olmuştu. Ben ilaçlamayı tamamen unutmuştum. Ama daha sonra sekreter bayanla kesin zevk arkadaşı olmak için sözleştik. Bu anının yeri bende çok büyüktür, hatırladıkça hep heyecanlanırım bu anıyı.
submitted by fevkalbesher to kopyamakarna [link] [comments]


2020.01.26 03:55 sefabartfast fileli çorap

şu zamana kadar file çoraplı bir kadın görüp de, "göte kilitlenme" benzeri bacağa kilitlenme yaşamayan bir hemcinsime hiç rastlamadım. hobbit dişisi veya humanoid klasmanında olmayan herhangi bir kadın file çorap giydiğinde biz erkekler bunu beğeniyor, takdir ediyor, testosteron seviyemizde artış yaşıyor, file çorabın aurasında bala düşmüş sinek gibi kalakalıyoruz. ve gelin itiraf edelim, bunu seviyoruz.
dün resul balbay'ın kasetini dinlerken düşündüm de neden biz file çoraplar karşısında ufo gören masum köylü misali donup kalıyor, ikiden sonrasını saymayı unutuyoruz? neden file çorabın şekli ne olursa olsun gözle görünebilir bir hale geldikten hemen sonra makak gibi, babun gibi, şempanze gibi gülümsüyoruz?
elbette bunun üstünde düşününce cevaptan mahrum kalacak değildim, nitekim eriştim: zira file çorap japon mühendislerine atfedilebilecek bir harika olarak erkeğin yalnız seksüel güdülerine hitap etmez, aynı anda estetik, düşünsel tüm yaşamına selam eder yetmez asl diye de sorar.
izah edeyim.
file çorap erkeğin mental algoritmasına karşı yapılmış bir aikido hamlesi gibidir. çünkü, evvela erkeğin seksüel duygularına hareket vererek onun beyninin makuliyet platformunda çalışmasını engeller. çıplak iken pek de güzel gözükmeyecek bacakları bile ağ stiliyle örerek gizem perdesi altına saklar, bacağın bütün defolarını kapatır. bunu yaparken bacağı öyle hince, öyle sinsice sergiler ki bacak olabileceği hallerden çok daha seksi bir şekilde karşımıza çıkar. bacağın gizlenmiş çıplaklığı ve sergilenen güzelliği tahrik edici bir haldedir artık çünkü isviçreli bilimadamları doğruluyor ki erkekler güzel bacaklı hanımlarla cima eylemine girmeye eğilimli organizmalardır. bacağın güzelliği kadının seksüalitesi hakkında fikir verirken, sosyal çevre tarafından seksilik ile özdeşleştirilip çocukluktan itibaren bilinçaltına seks koduyla giren file çorap, erkek beyninde sekse dair imgeler yaratmaya başlar. bi kere bu imgeyi gören erkek artık bir daha asla eskisi gibi kalamaz, loopa girmiş bir halde imgeler dehlizinde kaybolurken kadının güzelliğini bir tanrıça gibi ulular, hera'ya erişim imkanı bulmuş hiramiktos gibi heyecanla dolar, çoşar.
bu seksüel imgeye paralel, file çorap bir estetik sembolu olarak da erkek beynini meşgul etmeye başlar. zaten rasyonaliteye ayırabilecek nöronu ilk darbe ile azalan erkek; estetik sembollerle, güzelliği algılama ve takdir etme sorunu ile de uğraşmak zorunda kalmıştır artık. sanatsal bir eser gibi duran file çoraplı bacak, mona lisa tablosu gibi, beethoven'ın moonlight sonatası gibi, michalengelo'nun david'i gibi sanatın sembollerinden birine dönüşmüştür. doğrudur, bu güzelliğin esası çorabın üstünde durduğu bacağın kendisinden kaynaklanmaktadır ancak şu da doğrudur; file çorabın yarattığı detaylar, zerafet, asalet gibi imgelerle güzelliği muhayyel olan mükemmele yakınsar, galerinin en güzel yerine picasso tablosu gibi koyar.
ancak daha bitmedi!
file çorap kadınsıdır. erkek kendisini gördüğü andan itibaren heteroseksüel her erkeğin belleğinde bulunan, sosyal toplumda yaşayarak öğrendiği ideal kadın tipolojisine yakınsayan bir figür ile karşı karşıyadır. bu kadın seksidir ancak estetize edilmiştir. zerafet ile tümleşmiş, kadınlığını en uygun şekilde ortaya koymuştur. file çorap giyen kadın, sosyal toplumda yer etmiş kadın figürü ile barışmış hatta bayraktarlığına soyunmuştur. sosyal ortamlarda seksapelitesini sergilerken zerafetini gözetecek kadar estetik bir kavrayışa sahip bu kadın, erkeğe tam bir kadın ile beraber olma vaadinde de bulunmaktadır. ideal bir anne, iyi bir eş ve fantastik bir sevgili tipolojisini icap etmektedir. üç mikro saniye içinde reflektif olarak bunu belleğine kazıyan erkek, the one ile karşılaşmışçasına kiminle muhattap olduğunu bilir.
darbe üstüne darbe, hücum üstüne hücum yemiş erkek beyni lapaya dönmüşse de hala daha yenilmemiştir velakin son bir darbe ile bu direnç noktası da kırılacaktır.
file çorap erkeğin entelektüel tarafına da katana ile saldırır. zira file çorap demokratiktir, kapattığı alanlar ile gösterdiği alanlar eşittir. onları uyumlu bir şekilde, harmoni ile insana sunar. iki tezat aynı anda ses verme fırsatı bulmuştur. dahası sosyal toplumda göremeyeceğimiz kadar büyük (ve esasında medeniyete dalalet eden) bir düzenlilik ile yabanil çıplaklık eşit oranda algıya gelmektedir. yabanilik ve düzenlilik, kaotizm ve uyum, ilkel dürtüler ve sofistike zevkler, bayağılık ve entelektüelite aynı anda bütün sembolleriyle hücum eder erkeğin beynine. artık erkeğin beyni erimiştir, son nöron bağlantıları ile şu cümleyi kurar:
"ooolm çok güzel kadın be!"
arkasından onay cümleleri gelirken, sistem mavi ekran ile cebelleşmektedir.
biliyorum ki bu son cümle ile karşılaşmış herkes erkeklerin file çoraplara bakıp yalnızca "oolm bu kadını" diye başlayan öküzsel düşüncelere gark olduğunu sanıyor. biliyorum ki herkes yalnızca sekse tapan, abazanlığın doruklarında bir figür olarak karşısındakini belliyor zira kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya. ancak ben buna gülerim, file çoraplı tüm hatunlara ise selam eder, file çorabın yaratıcılarına saygılarımı gönderirim.
submitted by sefabartfast to kopyamakarna [link] [comments]


2019.11.13 10:44 masalokucomtr Deniz Çakır Kimdir?

Deniz Çakır Kimdir?
https://preview.redd.it/06qok2gucfy31.jpg?width=810&format=pjpg&auto=webp&s=136bb3c7c8c2168863c8e42bbd2716a0a3621294
Milyonlarca insanın sevgilisi Deniz Çakır, 31.12.1988 yılında, Ankara’da dünyaya gözlerini açtı. Oyunculuk mesleğini icra eden Çakır’ın aile bilgilerinde Tuna Çakır’ın kardeşi olduğunu görüyoruz. 2004 yılı itibari ile başarılı filmlere imza atan Deniz çakır, 1,75cm boy ile uzun boylu bayanlar arasına girmeyi başarmış. Denizcakir.com.tr sitesinden kendisi ile ilgili her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz.
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümü mezunu olan başarılı oyuncu lise eğitimini Ayrancı Süper Lisesi’nde tamamladı. Lise dönemindeyken tiyatroya duyduğu ilgi sebebi ile sıklıkla tiyatro oyunlarına giden Çakır, yine izlediği bir oyun esnasında Zeynep Eronat’ın gösterdiği performanstan son derece etkilenmiş ve oyunculuk mesleğini seçmeye bu performans sayesinde karar vermiştir. Bu kararından sonra hedefine ulaşmak için çalışmalara başlayan Çakır’ın bu dönemdeki hocalarından bir tanesi de Cihan Ünal’dır. Küçüklüğünden beri taklit yeteneği olan güzel oyuncunun en çok taklit ettiği kişi ise ünlü sanatçı Emel Sayın’dır. Üniversiteyi bitirene kadar Ankara’da yaşayan Çakır, mezuniyetinden sonra İstanbul’a yerleşme kararı aldı. Konservatuar mezuniyetinden önce Ankara tiyatrosunda radyo tiyatrosu yapan başarılı oyuncu, aynı dönemde radyo reklamı seslendirmeni olarak da görev aldı. Başarılı yönetmenlerden Birol Güven’ kadınları kendisine hayran bırakan dizisi Kadın İsterse için pek çok kadını deneyip en sonunda Deniz Çakır’da karar kıldı. Dizide yardımcı oyuncu olmasına rağmen son derece önemli bir rolü canlandıran Çakır, Alev rolü ile ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. Dizide kendisine hocalık yapan Cihan Ünal, başarılı sanatçı Hülya Avşar gibi mükemmel ötesi bir kadro ile birlikte rol alan Çakır için oyunculuk hayatına bu dizi ile başlamak gerçekten yadsınamayacak kadar iyi bir başlangıç oldu.
Dizinin izlenme yoğunluğunun beklendiğinden çok daha iyi olması sebebi ile ilk önce Star TV’de daha sonra Show TV’de yayınlandı. Büyük beğeni toplayan dizinin bitmesinin ardından yine Birol Güven yönetimindeki sitcom İki Arada Aşk isimli dizide bu kez başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkan güzel oyuncu, bu dizide de gösterdiği başarıyla hayran kitlesini genişletti. Kendisine en az izleyiciler kadar hayran olan Birol Güven, Çakır’a gelecekte çok ünlü bir yıldız olacağına inandığını söyledi. sitcom İki Arada Aşk dizisinde diğer dizide yarattığı kötü kadın imajından kurtulmayı başardı. Ancak dizi kanal değiştirince izlenme sayısının düşmesi üzerine yayından kaldırıldı. Bu diziden sonra yine iyi bir karakter olarak karşımıza çıktığı İşte Benim dizisi de çok tutuldu. Bir yaz dizisi olan İşte Benim, oynadığı diğer 2 diziye tamamen zıt bir diziydi. Pek çok insanın hayat hikayesini konu edinen bu dizi, diğer dizilerden çok daha kısa sürdü. Başlarda beğenilerek izlenen dizi daha sonra düşük izleyici sayısı sebebi ile yayından kaldırıldı. Güzel oyuncu en büyük çıkışı sevilen yazar Reşat Nuri Güntekin’in aynı adındaki romanından uyarlanan Yaprak Dökümü adlı dizi ile yaptı.
Bu dizi ile beraber hem popülerliği hem de tecrübesi artan Deniz Çakır, dizide yer alan en önemli karakterlerden bir tanesi olan Ferhunde’yi canlandırarak izleyenler tarafından dikkat toplamayı başardı. Dizide gösterdiği performans, Çakır’a 2010 yılında ilk kez verilen İsmail Cem televizyon ödüllerinde en iyi yardımcı kadın oyuncu-dram ödülünü kazandırdı. Güzel oyuncu Deniz Çakır, aldığı bu ödül sayesinde başta Azerbaycan ve Bulgaristan olmak üzere farklı ülkelerde de hayran kitlesi kazandı. Ödül aldığı sıralarda İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Uyarca isimli oyunda da rol aldı. Çakır, dizideki oyuncu kadrosundan özellikle Halil Ergün ile yakın arkadaşlık kurdu. Öyle ki, Tv8’de konuk olduğu bir programda Ergün’ün oyunculuk yeteneğinin gelişmesinde kayda değer bir katkısının olduğunu belirtti. 2008 yılında Özlem Akova yönetmenliğindeki Kako Si? Adındaki filmde başrol oyuncusu olarak karşımıza çıktı. Film 2010 yılında gösterime girdi. Berlin Film Festivali sebebi ile yapılan filmin fragmanı uzun süre ekranlarda görünse de Türkiye’de gösterime girmedi. Güzel oyuncu bu dönemde filmin festival filmi olduğunu ve gösterime gireceğini zannetmediğini ifade etti. Çok yakında vizyona gireceği söylenen Emre Şahin yönetmenliğindeki 40 isimli filmde çoğu filmde olduğu gibi başrol almıştır. Deniz Çakır hayranlarından bir tanesi olan Şahin, filmdeki başrolü özellikle Çakır için yazdığını belirtti. Bir çantanın etrafında dönen hayatların konu alındığı film Çakır’ın oynamayı kabul ettiği 2 filmden bir tanesi olmuştur. Daha önce pek çok proje için teklif alan Çakır, yalnızca arşive koyulacak işlerde rol alarak iyi bir kariyer çizme hedefinin olduğunu ifade etti. Başarısıyla dilden dile dolaşan Çakır, sevilen dizilerden bir tanesi olan Avrupa Yakası isimli dizide de 1 bölüm için konuk oyuncu olarak rol aldı. 2009 yılında bazı William Shakespeare oyunlarının karışımı ile ortaya çıkan Aşk Sözleri adındaki bir tiyatro oyununda da yer alan Çakır, oyunda gösterdiği üstün performans nedeni ile Afife Jale Ödülleri’nde bir adaylıkla onurlandırıldı. Bununla beraber seslendirmelerle de karşımıza çıkan Çakır, reklamlarla birlikte Kung Fu Panda ve Iron Man gibi filmlerde seslendirmen olarak karşımıza çıktı. Güzel oyuncu Özcan Deniz yönetmenliğindeki Ya Sonra filminde başrol karakteri olan Didem ile popülerliğini artırmayı başardı.
Ya Sonra şarkısını seslendirip herkesi şaşkınlığa uğratan başarılı oyuncunun da etkisi sayesinde şarkı o yılın en çok tıklanan soundtrack müziği oldu. 2011 yılının Eylül ayında izleyenlerle buluşan İffet adındaki dizide de Çakır yer aldı. Namus kavramını ele alan dizide, Melike Güner, Zuhal Olcay ve İbrahim Çelikkol da oyuncu kadrosunda bulunan isimler arasındadır. Daha sonra 2013 senesi Ocak ayının ilk haftasında Şah Sultan tiplemesi ile izlenme rekorları kıran Muhteşem Yüzyıl dizisinin kadrosunda yer almış, 1 sezon süresince performans gösterdikten sonra diziden ayrılmıştır. Son birkaç yıldır fotoğraf çekimine ilgi duyan Deniz Çakır, sevilen fotoğraf sanatçısı Serdal Güzel ile birlikte çok yakında açacağı ‘Rabarba’ isimli fotoğraf sergisi için hazırlanmaktadır. Çakır, 2009 yılında Okan Bayülgen’in sunumu ile gerçekleşen Sade Vatandaş programına konuk olarak bu projesinden söz etmiştir. Her daim fotoğrafçılığa ilgisi olduğunu ifade eden Çakır, projesi için bir sponsor arayışı içerisinde olduğunu dile getirmiştir. Fotoğraf çekme konusunda kendisini teşvik eden kişinin Yaprak Dökümü dizisinin yönetmeni olan Mesude Erarslan’ın olduğunu da anlatmıştır. İnternette en çok hayran kitlesine sahip olan 20 Türk kadın oyuncunun arasına girmeyi başaran Çakır, Ayaklı Gazete adını taşıyan sitenin yapmış olduğu bir ankette Türkiye’deki en güzel yüzler arasına girmiştir. Başarılı oyuncu bu anket sonrasında e-kolay tarafından Türkiye’nin en sevilen kötü kadını olarak adlandırılmıştır. 32000 kişinin oy kullandığı ankette Türkiye’deki en güzel 10 kadın arasında da Deniz Çakır’ın ismi bulunmaktadır.
Türkiye’de en çok ilgi gören erkek dergilerinden bir tanesi olan Boxer dergisi Çakır’ı Türkiye’deki en seksi kadınlardan biri olarak ifade etmiştir. Yaprak Dökümü dizisinin ünlenmesinin ardından dizideki ilk bölümlerde hikayede önemli bir yer tutan yalnızca saniyeler süren ve hiç bir çıplaklık içermeyen sevişme sahnesi, internette izlenme rekorları kırdı. Bu sebeple çok sinirlenen güzel oyuncu, her ne kadar oyunculukta sınır tanımadığını ifade etse de, oyunculuğunu geri planda bırakacak sahnelerde rol almak istemediğini açıkça belirtti.

Deniz Çakır Dizileri

  • 2004-2006 –Kadın İsterse (Alev) –Star Tv Show Tv tv dizisi.
  • 2005 -2 Arada Aşk (gizem) –Atv tv dizisi.
  • 2006 –Avrupa Yakası (Serap konuk oyuncu) –Atv tv dizisi.
  • 2006 –Evet benim-İşte Benim (funda) –Tv dizisi.
  • 2006-2010 –Yaprak Dökümü (Ferhunde 2006) –Kanal D tv dizisi.
  • 2008 -Kung Fu Panda Usta Engerek –Türkçe seslendirme.
  • 2008 -The Simpsons: Movie Rod ve Todd Flanders –Türkçe seslendirme.
  • 2008 -Donkey Xote –Türkçe seslendirme.
  • 2008 -Iron Man Virginia “Pepper” –Türkçe seslendirme.
  • 2009 -40 (Sevda hemşire) –Sinema filmi.
  • 2009 -Kako Si? Lidya –Sinema filmi.
  • 2010 Iron Man 2 Virginia “Pepper” Potts –Türkçe seslendirme
  • 2011 -Cam İpek –Tiyatro
  • 2011 -Ya Sonra (Didem) –Sinema filmi.
  • 2011 –İffet (İffet) –Star Tv tv dizisi.
  • 2013 –Muhteşem Yüzyıl (Şah Sultan) –Star Tv tv dizisi.
  • 2014 –Yasak (Calibe) –Atv tv dizisi.
  • 2016 Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz –Tv dizisi.
  • Débora Nascimento Kimdir
  • Biyografi
  • Brooklyn Decker Kimdir
  • https://masaloku.com.tr

kaynak: https://masaloku.com.tdeniz-cakir-kimdir.html
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.03 13:49 masalokucomtr DJ Juicy M Kimdir

DJ Juicy M Kimdir
https://preview.redd.it/kkl9yuzswgw31.jpg?width=1024&format=pjpg&auto=webp&s=8cdc1b80a183a94e7e1bdf6ba9c6d54475f2c5d7
Asıl adı Marta Martinez olan 21 Nisan 1991 yılında, Kiev’de doğan bir sanatçıdır. Hip hop, R & B, progressive House ve Elektro House türlerinde çalışmalarına devam etmektedir. Sanatçıyı aktif olarak 2006’dan bu yana görmekteyiz. Model, müzik yapımcısı, dj ve remixer olarak çalışan bu güzel kadın, halk arasında Sun Martie olarak da bilinir. Sanatçı, doğduğu şehirde çocukluğunu geçirmiştir. Gazetecilik bölümünde öğrenim gördükten sonra, müzikle ilgili özel bir kanalda haber sunucusu olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında bir dj okuluna girdi. Profesyonel kariyeri, bu tarihte başlamış oldu. resident DJ unvanı ile bir süre Ukrayna kulüplerinde çalıştı. Çalışmaları esnasında kendini geliştirmeye ve öğrenimine devam ediyordu. Fashion TV üzerinde model olarak ekranlara çıkmaya devam eden sanatçı, 2007 yılında Ukrayna FTV üzerinde assolist olarak çalışmaya başladı.
DJ Fırtına, Juicy M’yi dünyanın en seksi ve en başarılı kadın DJ’i olarak tanımlamaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Kanada ABD ve Çin’de playBoy partilerine katıldı. Buralarda görevler aldı.
En seksi DJ ödülüne Asya başta olmak üzere birçok kıta ve ülkede aldı.
Birçok önemli konserleri ve herkese hitap eden parçaları bulunan sanatçı, hala aktif müziğini sürdürmektedir.
Ünlü FHM Dergisi’nde 14 Haziran 2013 yılından itibaren modellik yaptı, “JuicyLand” adında bir radyo programı hazırladı. Bu radyo programı, Rusya’da büyük beğeni topladı. Binbaşı Moves Ajansı’nda görev aldı ve şu ana kadar 4 mix cd piyasaya sürdü.
Birçok ülkede konserler verdi. Bu konserlerin bazıları;
  • Durum (Bangor- Kuzey İrlanda)
  • Oturma Odası (Güney Afrika)
  • Avastar (Güney Afrika)
  • Harlem (Dunfermline- İskoçya)
  • Horizon Lounge (Dubai)
  • Pacha (Mısır)
  • M1NT (Shanghai)
  • 1oak (NYC, USA)
  • X2 (Jakarta)
  • Çatı (Hanoi)
  • Biyografi
  • Ayhan Işık Kimdir
  • https://masaloku.com.tr
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.09.19 21:00 seherguzel05 Adana da eskort kızlar

Adana da eskort kızlar

Adana Escort Önce Masaj Yaptı Sonra Verdi

Herkese selam cim cifden hoşlanan beyler, sevecen kızıl yeşil gözlü escorttum. Boy 1,74 ve kilosu ellibeş , Yaşı on sekiz, olan, türbanlı bayan escortum. partner bayan Adana Yaşamasını bilen partnerini alıştıran gizlilik olmazsa olmaz olan elit genç kadınım. Zevki bende tatmak için işim de kesinlikle , aceleye gerek duymadan tadıma varmanız için eğlendiren farklı bir bayanım. Sizinle yaptığım işe siz zevkin tadını çıkaran erkeklere mutlu olacağınız oral seksimle odayı alevlendirerek senin için eğlenceli geçmesini uyguluyorum. Sağlığını düşünen etkileyici bir kadın olarak, eşimin de temizlikten tavin vermeyen beyefendi olursa, alacağımız tatmini isteğini mutlu olmanıza etken olacaktır.

https://preview.redd.it/s7xi9wc3mln31.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=d5f9c0155c39e11f48a65793a5a4373ce4800861
ucuz escort Adana
Bonkör ve çekici beyleri ben denize ait şatafaatlıyerimde, jakuzi fantesizine uygun ağırlamaktayım. Hatundan anlayan beyleri ağırlayacağım odam da duş alma imkanı serinletecek içeçekler sizleri ateşleyecek kokularıyla ileyatak oyunları ilişki için emrimize amadedir. ucuz escort Adana Grup yapan partner bayan olarak cim cif hevesinizi zevkini dayanılmaz kılarak şehvetli ve durmadan internet sayesindeyapmak için ilişkiye hazırım. Bal kutumu arzulayan beylerle birlikteliklerim de seksi otele gelen eskort bayan olarak zevkin tadını arttırmak için kondomsuz da birlikte oluyorum. Fantezilerinize uyacak bir masöz eskort dilerseniz ve bu isteklerinizi hoş ve güzel bir saat yaşamak istiyorsanız, o zaman, bilgi almak için iletişim bilgilerinden aramanı bekliyorum. İlk ilişkimizin devamında, beni uçurabilirseniz, süprizim her türlü isteğinizi gerçekleştirirm.
submitted by seherguzel05 to u/seherguzel05 [link] [comments]


2019.07.16 02:46 serguzesht Derya Uluğ'dan Ülkeyi Sallayacak Yeni Single

Derya Uluğ Ah Zaman
Pop müziğin yeni parlayan yıldızlarından Derya Uluğ ile kısa zamanda hit olan yeni şarkısı ‘Ah Zaman’ için buluştuk. Müzik dünyasının görünen parıltısının arkasında büyük bir savaş olduğunu söyleyen Uluğ; müzik yolculuğunu, yaşadığı büyük aşkı ve Fenerbahçe taraftarlığını anlattı. ◊ Üç yıldır müzik dünyasındasınız. Kliplerinizi milyonlar izliyor, konserleriniz dolup taşıyor. Her şey göründüğü gibi parlak mı?
◊ Nasıl bir arenadasınız?
◊ Siz kalıcı isimler arasında olur musunuz?
◊ Kalıcı olmak için ne gerekiyor?
İnsanların sahtelikleri hayal kırıklığına uğrattı
◊ Müzik dünyasında sizi en çok hayal kırıklığına uğratan ne oldu?
◊ Kastettiğiniz, arkadan iş çevrilmesi mi?
◊ Sizi de aşağıya çekmeye çalışanlar oldu mu?
Burnum sürtüldü, dizlerim kanadı, sindirerek o yolları geçtim Saygımızı, anlayışımızı, içten gelen mutluluğumuzu kaybettik
'Ah Zaman’ yine bir single. Albüm yapmaya cesaretiniz mi yok?
◊ Neden?
◊ Bu şarkı listelere üst sıradan girdi. Nedir şarkıyı bu kadar sevdiren?
◊ Klipte zamanla değişen teknolojileri ve alışkanlıklarımızı görüyoruz. Sizce zaman bize neleri kaybettirdi?
Burnum sürtüldü, dizlerim kanadı, sindirerek o yolları geçtim Artık yüzüm hep gülüyor
◊ Erkek arkadaşınız Asil Gök’le nasıl tanıştınız? - Dört sene önce müzisyen arkadaşlarımız sayesinde tanıştık. Müzisyenliğine bayıldım, arkadaş olduk. İstanbul’da bir yerde sahneye çıkmaya başladım, o da bana çalmaya başladı. Böyle böyle yakınlaştık.
◊ Hep çok sert duruyorsunuz. Bu asık surat ne zaman gülecek? - Artık yüzüm gülüyor. Bunu da ilk kez bu fotoğraflarda görecekler.
◊ Nedir bu duruşun sebebi? - Babam ben küçük yaştayken iş için yurtdışına gitti. Senede bir, 20 günlüğüne gelmeye başladı. Ablam ve abimin ergenlik dönemiydi. Biz ablamla evin erkeği gibi olduk. Bu zamanla kendimi korumak adına bir koruma kalkanı oluşturdu. Şimdi biraz törpülemeye çalışıyorum.
◊ Kendinizi seksi bulur musunuz? - Hiç aşırı seksi bulmadım. Aşırı açıklığı sevmiyorum. Ucuz duruyor. Kaliteli olan birazını göstermektir. Ben birazını bile göstermiyordum, şimdi yavaş yavaş içimden gelmeye başladı.
Burnum sürtüldü, dizlerim kanadı, sindirerek o yolları geçtim
◊ Üç sene önce çıkardığınız ‘Okyanus’ şarkınızın klibi 150 milyondan fazla izlendi. Hit şarkı yapmanın sırrı ne? - Sözle müziğin öpüşmesi. Zaten öyle bir şarkı dinlediğimizde tüylerimiz diken diken oluyor. Anlatım dili de çok önemli. Sadece kendi yaşadıklarından yola çıkmaman gerek.
◊ Bir gecede ünlü oldunuz. Bu kadar kolay mıydı her şey sizin için? - Ne bir gecede meşhur oldum ne de her şey çok kolay oldu. Burnum sürtüldü, dizlerim kanadı. Sindirerek o yolları geçtim. Ve her şeyi geç elde ettim. İlk single’ımı 30 yaşımda çıkarabildim. Bu noktaya gelebilmek için de sinirlerimden, duygularımdan, zamanımdan ödün verdim.
◊ Şöhret hayatınızda neleri değiştirdi? - Üzerime sorumluluk bindi. Eskiden tek başımaydım. Şimdi benimle 25 kişi çalışıyor. Onlara karşı sorumluluğum ve ağır bir yüküm var.
◊ Tanınır olmanın en kötü tarafı ne? - Herhangi bir yere gittiğimde sırf ben orada olduğum için şarkılarımı çalmaları.
Burnum sürtüldü, dizlerim kanadı, sindirerek o yolları geçtim Caz albümüyle çıksaydım,bu röportajı yapıyor olur muyduk?
◊ Son dönemde parlayan Simge, Merve Özbey ve Ece Seçkin gibi kadın şarkıcılardan farkınız ne?
◊ Şarkılarınızın belirli bölümlerini genelde bağırarak söylüyorsunuz. Bu, “Benim sesim var” demek mi?
◊ Türk sanat müziği ve opera eğitimi gördükten sonra ‘atarlı, giderli’ pop şarkıları söylemeye başladınız. Sebep para mı?
Sokakta top sektirerek büyüdüm
Fenerbahçe’yle ilgili “3 Temmuz bir kumpastır. Aynı zamanda diriliştir, direniştir” diye bir tweet attınız. Trabzonsporluların tepkisiyle karşılaştınız. Trabzon’da vereceğiniz konser iptal edildi. Nedir yaşanan olay?
◊ Siz nasıl duydunuz tweet’e aldığınız tepkileri?
◊ Çok üzüldünüz mü?
◊ Fenerbahçe yönetiminden sizi aradılar mı?
◊ Koyu bir futbol taraftarı mısınız?
Derya Uluğ Ah Zaman
submitted by serguzesht to u/serguzesht [link] [comments]


2019.03.25 10:52 yesilseo Çamaşırcımshop kalitesi ile iç çamaşırı modelleri

Sağlıklı ve Şık Model Kadın Eşofman Takımlar
Aradığınız kaliteli ve ucuz Kadın Eşofman Takım ları sizlerle buluşuyor. Yeniliği, özgünlüğü ve farklı tarzları sevenleri bir araya getiren camasircimshop.com hizmetinizde. Birbirinden kaliteli, kullanışlı, esnek Kadın Eşofman Takım ları ile kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Onlarca ünlü markalardan oluşan Kadın Eşofman Takım larımız sitemizde mevcut. Ürünlerimiz yenilikçi, tarzına düşkün kadınların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sizler de bu rahatlığa, kaliteye ve ucuzluğa sahip olabilirsiniz. Ücretsiz kargo fırsatını kaçırmayın. Ayrıca beğenmediğiniz ya da bedeninize uymayan ürünleri 15 gün içerisinde iade edebilirsiniz. 7 gün 24 saat hizmetinizde olan müşteri hizmetlerimizle irtibata geçebilir, ihtiyacınız olan yardımı alabilirsiniz. Rahat bir yaşamın vazgeçilmezleri arasında olan eşofman takımları ile şıklığınızı konuşturacaksınız.
Eğer rahatlık sizin için de önemliyse sizleri de eşofman takımları dünyasına bekliyoruz. Doğa yürüyüşlerinde sıklıkla tercih edeceğiniz kaliteli eşofman takımlarıyla yürüyüşleriniz zevkli hale gelsin. Dar, kullanışsız, pamuksuz yapısı olan eşofman takımları sizi rahat ettirmeyecek ve yürüyüşlerinizi çekilmez hale sokacaktır. İşte bu sebepten dolayı pamuklu ürünlerimizi tercih etmelisiniz. %100 pamuklu ve kaliteli ürünlerimizi sitemizde bulabilirsiniz. Dünyaca ünlü markaları bir arada görebileceğiniz sitemizde tarzınıza ve zevkinize uygun bir eşofman takımı bulacaksınız. Sizler de hem şık hem de rahatlığı seviyorsanız bu eşofman takımları tam size göre. Dilerseniz takım halinde sipariş verebilir, dilerseniz de alt ve üst olarak ayrı ayrı alabilirsiniz. Rahatlığın adresi camasircimshop.com sizlere hizmet vermekten gurur duyar.
https://www.camasircimshop.com/esofman-takim-60

ÇamaşırcımShop Kalitesiyle Babydoll Jartiyer ve Çoraplar

Özel günlerde çokça tercih edilen Babydoll aslında bir gecelik türüdür. Diğer geceliklerden ayıran en önemli özelliği geceliğin göğüs altında boğumlanıp, alt kısımlara doğru bollaşmasıdır. En güzel babydoll modellerini camasircimshop.com adresinden sipariş verebilirsiniz. Babydoll modellerinde en çok saten kumaş tercih edilir. Kırmızı ve siyah renkler şıklık ve seksiliği ortaya çıkarır. Ayrıca dantel ve penye modelleri de mevcuttur. Göğüs bölgesi dolgulu modeller de mevcut. Jartiyer giyinmenin amacı giyilen çorabın bacaktan kaymamasıdır ve bugünlerde gece kıyafetlerinin bir parçası haline gelmiştir. Önde ve arkada bulunan 2 tane stripe vardır bu stripeler ince çorap ile çamaşır arasında bağ oluşturur. Daha seksi görünmek isteyen kadınların tercih sebebidir. Farklı model ve renkte jartiyer siparişi vermek için sitemizi ziyaret edin.
Ürünlerimiz arasında kadın çorap oldukça fazla model ve çeşide sahiptir. Soket çorap, tül çorap, külotlu çorap, penye çorap, babet çorabı gibi birçok türü bulabilirsinz. Ayağınızı en iyi şekilde sarıp sarmalayan dayanıklı çoraplara sahip olmak için sitemizi ziyaret edin. Tül çorapların da burunlu ve burunsuz modeller bulunmakta. Dayanıklı çorapları ucuza almak için kampanyalarımızı yakından takip etmelisiniz. Kaliteli markaların Babydoll Jartiyer ve Çorap ürünleri sitemizde satışa sunulmuş olup kısa sürede ürünlerimize sahip olabilir, beğenmediğiniz ürünü iade edip paranızı geri alabilirsiniz. Kaliteli ve farklı renklerde ürünlere sahip olmak için sitemize mutlaka göz gezdirin.
https://www.camasircimshop.com/babydoll-jartiyer-ve-corap-42

Erkekler İçin Termal İç Giyim Ürünleri

Havaların soğumasıyla birlikte iç ve dış ortamda kullanılan giyim ürünlerinde de değişikliğe gidilmektedir. Birçok tekstil firması her yıl sonbahar-kış sezonuna uygun tasarımları yeni kreasyonlarına taşımaktadır. İç giyim sektöründe farklı bir yere sahip olan camasircimshop.com markası olarak bizlerde erkeklerin soğuk havalarda ihtiyacı olan ürünleri termal giyim ürün grubuna dahil ettik. Erkek termal giyim ürünleri adı altında satışa sunulan alt ve üst grup ürünleri son derece başarılı bir şekilde tasarlanmış olup kaliteli ve güvenilir kumaşlardan üretilmiştir. Alt grup ürünü olarak termal tayt, üst grup için bisiklet yaka termal uzun kol ve kısa kol içlikle birlikte v yaka termal uzun kol ve kısa kol içlik ürünlerinin satışı gerçekleştirilmektedir. Her ürün grubu müşterilerimizin tercihleri ön planda tutularak farklı renk ve desenlerde üretilmiştir. Sizlerde soğuk havalardan etkilenmek istemiyorsanız kaliteli ve güvenilir kumaşlardan üretilen bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Haftanın her günü 7/24 hizmet veren platformlarımız üzerinden vereceğiniz siparişler sayesinde ürünleri kapınıza kadar getirilmesini sağlayabilirsiniz. Termal ürün grupları insan vücuduyla doğrudan temas halinde olduğundan dolayı birçok kişi tarafından yakıyor, kaşındırıyor ve rahatsız ediyor tepkisiyle istenilmeyebiliyor. Bu tepkilerin farkında olan firmamız satışa sunmuş olduğu ürünlerin tamamında bu etkiyi oluşturabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırmıştır. Gerek ürün kalitesi gerekse de satış politikasındaki esneklikler sayesinde iç giyimin son yıllarda en çok tercih edilen firmaları arasında olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.
https://www.camasircimshop.com/termal-61
submitted by yesilseo to u/yesilseo [link] [comments]


2019.03.01 16:29 nazende SERT SİKİŞ SEVEN BEYLİKDÜZÜ ESCORT BAYANLAR

Sarışın kısa saçlı beyaz tenli mavi gözlüyüm. Hayal gücünü kullanmayı seven ve beni her vakit şaşırtan gençler alakamı çekmiştir. Prezervatifsiz sevişmek isteyenlere yapamayacağımı şimdiden üzülerek bildirmek isterim. Cim cif ile yüzüme ağzıma boşalmakta isteyebilirsin. Partner sayfasında verdiğim duyurumda bulunan resimlerimden beni inceleyebilir ve kafanıza ve cinsellik zevkinize uygun bir kadın olduğumu düşündüğünüz takdirde benimle buluşabilirsiniz. Dar kot pantolon ve göğüslerimi daha da belirginleştirecek bluzlar giyerek gençte merak uyandırmayı severim. Bütün fantezilerinizi ve cinsellik isteklerinizi yerine getireyim. Daha son zengin bir ailenin çocuğu askere giderken yaptığım cinsellik partisinde çok eğlenmiştim. Sarhoş olup birkaç seferden sonra sızıp kalan gençlere sinir oluyorum Biz neden buluştuk. Kondom kullanmadan cinsellik yaparım ama sağlık acısından takmakta her daim fayda olduğunu düşünüyorum. Otele geliyorum. Anal cinsellik prezervatifsiz cim cif gibi bütün isteklerinizi yerine getirmeye dikkat ediyorum. Birbirine saygılı iki fert olarak buluşarak hayatın cinsel alanında yapacağımız bu cinsellik dolu birliktelikler de bir müşteri Partner ilişkisinden öte iki sevgili karı koca gibi saygılı olmak ve bütün cinsellik fantezilerini yapacağımız güzel bir yatak arkadaşı olacağımızın garantisini veririm. Beyaz tenli büyük göğüslü diri kalçalı yeşil gözlü kestane rengi saçları olan alev gibi yanan bir bayanım. Piyasa da işini hakkıyla yapan bayanlardan bir tanesi olduğumu bilin. Sağlık açısından anal cinsellik hizmeti vermiyor ve asla kondomsuz birlikte olmuyorum. Lezbiyen cinsellik yapmak isteyen ve bu konuda gizlilik konusunda sıkıntı çeken hanımların dertlerine güç olacak kişi olduğumu söyleyebilirim. Cim cif istiyorsanız göğüs arası fanteziniz varsa beni bu siteden arayın tanışalım ve akşamı sabaha birlikte erdirelim. Grup cinsellik yapmayı isteyen evli çiftler beni arayın. Saatlik ve gecelik olarak anlaşıyorum. Benden bu tür aksiyonlar beklemeyin. Partner sayfasında bulacağınız numaram ile benimle görüşerek bana bildiklerinizi öğretmenizi istiyorum. Güçlü kollarınıza beni alıp evire çevire becerirken alacağımız hazzın sonunda keyiften göklere uçacağız. Lezbiyen ilişkilerde iyiyim. Partner sayfasında beylikdüzü escort resimlerim ve numaram var. Partner de kayıtlı telefonumdan bir arama yaparak randevu isteğini belirtmen ile hoş gecelere başlayabiliriz. Genç ve çılgın bir kızla ile akşamı çılgınlar gibi sevişerek ve yapacağınız gizli saklı fantezileriniz ile bitirmeye ne dersiniz? Partner sayfasındaki yerimi alarak siz değerli erkeklerin seksüel ihtiyaçlarını daha hoş ve erotik biçimde yerine getirmeye çalışıyorum kolejde okuyorum. Deneyimli Partner hizmeti ile gençlerin gözdesi olan verdiği hizmetin karşılığını fazlasıyla yerine getiren her türlü fanteziye açık yeniliklerden hoşlanan erkeğini delirtmek ve bütün hazları yaşayacağı şehvetli akşamlar yaşatan bir bayanım. Çekici ve seksi bir Partner hatunum. Partner ile numarama anında şimdi ulaşarak benimle bir randevu ayarlayabilir, temiz ve sağlıklı bir ortam ayarlayıp şehveti yaşayabilirsin. Otele ve evinize gelerek birlikte olabilecek ve değişik cinsellik pozisyonları ile ufkumuzu genişleterek cinselliğe yeni boyutlar kazandıracağımız akşamlarda birlikte olmak isteyen erkeklerden randevu ve tanışma istekleri için telefonlar bekliyorum.
submitted by nazende to u/nazende [link] [comments]


2019.02.12 14:20 avcilaresc Mecidiyekoy escort gercek bu 12/02/19

Ama gerçek bu değildir. Yani sen bir mecidiyekoy escort kadının bacak arasına bakarak onun genital muayenesini yaparak kızlarını inceleyerek o kişinin cinsel geçmişi hakkında herhangi bir bilgidir. Edilemezse Belki şu an bunu izlerken Kafam karışmış olabilir.
Nasıl yani hani benim Doğru bildiğim şeyler yalan mı Bunlar doğru değil mi? Peki doğru ne şimdi İstersen biraz daha fazla kızlık zarının detaylarından bahsedelim. Aslında tek bir çeşit mecidiyekoy escort kızlık zarı yok pek çok farklı kızlık zarı var bir araştırmada 36 tane hamile kadının kızlık zarına bakarak o kişilerin cinsel ilişkiye girip girmedikleri ne anlamaya çalışmışlar. Sadece 2 tanesinin…
Cinsel ilişkiye girdiğini notala bilmişler yani diğerlerinin ilişkiye girmediğini düşünmüşler Peki Aslında bu araştırmaya da bakarak Biz Neyi bulmaya çalışıyoruz.
Kadınların yüzde ellisi herhangi bir kanama olmadan rahatlıkla cinsel ilişkiye girebiliyor. Biz bu tarz mecidiyeköy escort kızlık zarına esnek kızlık zarı diyoruz.
Ya aslında biz biyolojik olarak baktığımız zaman kızlık zarı dediğimiz şey sadece ve sadece kadınların vücudunu mikroplardan koruyan bir zar bir kadının genetiğinde bakıp cinsel geçmişini anlayamazsın. Aslında Kadın olmak zor iş ya şöyle baktığımız zaman dünyaya toplumlardır. Aslında kadınların çekici güzel seksi olmasını bekliyor çünkü ancak bu şekilde olurlarsa bir eş bulabilecekleri söyleniyor. Ama diğer yandan kadınların bakire olması bekleniyor.
Bakire olacak ama evlendiği zaman cinsel anlamda işini erkeğine veya partnerini en iyi şekilde mecidiyekoy escort tatmin etmesi bekleniyor.

submitted by avcilaresc to u/avcilaresc [link] [comments]


2019.01.15 22:00 fragmanlife Koca Koca Yalanlar dizisi konusu ve oyunculari

Koca Koca Yalanlar dizisi konusu ve oyunculari Hikaye ve Künye Üç çocuk annesi olan Müjgan kocası Ahmet ile birlikte sakin ve düzenli bir hayat yaşamaktadır. Mali müşavir olan Ahmet sabah sekiz, akşam beş çalışan iyi bir aile babasıdır. 17 yıl aynı yastığa baş koyan Müjgan ile Ahmet’in evliliği, Ahmet’in genç ve güzel bir kız olan Sude ile karşılaşmasıyla çatırdamaya başlar. Müjgan başlangıçta kocasının kendisini aldattığına ihtimal vermez. Ancak kocasının da her geçen gün değiştiği gözünden kaçmamaktadır. Sude genç, güzel, hırslı ve zengin bir koca üzerinden istediği yaşama kavuşmak isteyen bir kadındır. Müjgan, yakın arkadaşları Nilgün ve Canan’ın desteğini alarak çetin bir mücadeleye girer. Üç kadın aşk, sadakat ve evlilikleri üzerinden hayatlarını sorgularken, o güne kadar farkına varmadıkları bütün gerçeklerle yüzleşirler.
Yapım: Limon Film Yapımcı: Hayri Aslan Yönetmenler: Osman Taşçı - Burcu Alptekin Görüntü Yönetmeni: Erhan Ergün Senarist: Gül Abus Semerci Uygulayıcı Yapımcı: Salih Fahlioğulları Müzik: Güldiyar Tanrıdağlı Oyuncular: Hakan Yılmaz (Ahmet), Evrim Alasya (Müjgan), Selen Uçer (Nilgün), Pelin Öztekin (Canan), Ferdi Sancar (Şahin), Rüzgar Aksoy (Osman), Tuğçe Karabacak (Sude), Sertan Erkaçan (Alp), Sacide Taşener (Hatice), Selen Domaç (Refika), Doğa Zeynep Doğuşlu (Ilgaz), Tolga Ortancıl (Fırat), Elif Dilara Güneş (Pınar), Bartu Mutlu (Umut), Berke Mutlu (Aliş), Müge Bayramoğlu (Ayşe), Beril Özcan (Rüya), Deniz Kılıç (Orhan), Furkan Bay (Emin)
Evrim Alasya Müjgan
35 yaşında, liseyi bitirir bitirmez ilk aşkı Ahmet’le evlenip üç çocuk doğurmuş. Çocuklarına ve kocasına kendini adamış, fedakar, anaç bir ev kadını. Tatlı dilli, hoş ve güzel bir kadın. Ama evlilik hayatı bu. Biraz salmış kendini. Yaşıtları üniversiteye giderken Müjgan çocuklarla uğraşmış, dört duvar arasına sıkışmış. Ne bir ilgi alanı kalmış, ne de sosyal çevresi. Müjgan’ın miladı kocasının onu aldattığını öğrenmesi olacak. Bu gerçekle yüz yüze geldikten sonra yaptıklarına kendi de inanmayacak.
Hakan Yılmaz Ahmet
36 yaşında. Müjgan’ın kocası. Kuzu gibi bir adam Ahmet. Dürüst, ilkeli, tutumlu. Kadınlara yan gözle bile bakmayan Ahmet’in değişimi Sude’yle tanıştıktan sonra başlar. Biraz orta yaş bunalımı, biraz da bunca sene yapamadıkları onu dürtükler. Sude’nin çocuksuluğu, seksiliği Ahmet’in aklını başından alır. Bir yanda onca yıl emek verdiği çocuklarının annesi, karısı Müjgan; öte yanda aklını çelen, egosunu okşayan Sude.
Tuğçe Karabacak Sude
25 yaşında. Hoş, havalı, seksi, bekar bir kız. Anne babası küçükken ölmüş, teyzesi Refika ile yaşıyor. Sude tipik bir mahalle kızı. Hayattaki tek amacı yağlı bir kapı bulup evlenmek… Fakat bunun için koşulları uygun değil. Bulup bulabileceği en yağlı kapı maalesef Ahmet olacak. Sude iyi yaşamayı seviyor. Giydiğini yakıştırmasını biliyor. Ünlü bir giyim markasının mağazasında tezgahtar olarak çalışıyor. Hırslı, kurnaz ve bencil bir kız olan Sude, Ahmet’i Müjgan’dan koparmaya karar verir. Adamın parasını yiyip bitirmede de herhangi bir sakınca görmez.
Selen Uçer Nilgün
35 yaşında. Müjgan’ın en yakın arkadaşı. Bakımlı, giydiğini yakıştıran hoş bir kadın. Herkesin yardımına koşan, açık sözlü, renkli kişiliğiyle arkadaş ortamının aranılan kişisi. Kocası Şahin ve oğlu Fırat’la kendine göre sakin ve mutlu bir hayatı var. Müjgan’ın çok şanssız olduğunu düşünerek arkadaşına tam destek verecek. Nilgün kocasıyla evliliklerinin şahane olduğunu düşünüyor. Maalesef kocasının yüzüne gülerken arkasından türlü oyunlar oynadığını, karşısına çıkan her kadınla onu aldattığını bilmiyor.
Ferdi Sancar Şahin
37 yaşlarında. Nilgün’ün kocası. Ahmet’in arkadaşı. Şahin, kurnaz bir adam. Karda yürüyüp izini belli etmez. Okumamış ama parayı bulmuş. Emlakçılık yapıyor. Epeyce para kazanmış. Çapkınlığın erkekliğin şanından olduğuna inanıyor. Ona göre her erkek yapıyor ama söylemiyor, maksat yakalanmamak. Yakalanınca da inkâr etmek. Zaten Nilgün’ün onun çevirdiği dolaplardan haberi yok. Şahin’e göre bir çiçekle bahar geçmez. O da demet demet çiçekle orta yaşının baharını yaşıyor.
Pelin Öztekin Canan
30 yaşında. Nilgün’le birlikte Müjgan’ın en iyi arkadaşı. Kendine ait bir güzellik salonu var. Çalışan, kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın. Ama duygusal dünyasında, hassas ve kırılgan. Rüya adında 7 yaşında bir kızı var. Kocası Serkan’ı dört yıl önce bir kazada kaybetmiş. Osman ise Canan’ın aradığı kadın olduğunu düşünmektedir. Canan ise artık kocasından umudu kesince bambaşka bir aşka yelken açmaya karar verir.
Rüzgar Aksoy Osman
32 yaşında yaşlarında yakışıklı, bekar bir adam. Ahmet ve Şahin’in arkadaşı. Şahin’le birlikte emlak işi yapıyor. Her sorun ve olay karşısında rasyonel davranan, gerçekçi ve doğruları insanların yüzüne hiç eğip bükmeden dümdüz söyleyen bir kişiliği var. Büyük bir aşka tutulmadan evlenmeme kararı almış. Onsuz olamayacağını düşündüğü kadını ararken Canan’la tanışmış. Bu iyi huylu ve masum kadına gün geçtikçe aşık olmuş. Ama hala kocasının yasını tutan Canan’a bir adım bile yaklaşamazken Canan, Sinan’la yakınlaşınca, sevdiği kadın için mücadele etmeye karar verir.
Ahmet’le evlenmeyi hedefleyen Sude’nin hamile olduğu yalanını söylemesi ile Ahmet’in, Sude’den ayrılma plânları suya düşer. Bunu öğrenen Müjgansa Ahmet’ten uzaklaşmakta kararlıdır. Öte yandan Erdem’le Ahmet’in, Müjgan için birbirleriyle olan rekabeti sürmektedir.
Nilgün, kendisini yıllarca aldatan Şahin’den intikamını acı bir şekilde alır. Canan, yakın arkadaşının yaptıklarından haberdar olduğu için Osman’ı da sorumlu tutmaktadır ve bu yüzden onunla evlenmeyi çok istemesine karşın teklifini reddeder.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.14 23:30 avcilaresc Avcılar Rus escort Jamaika-2

Söz konusu mutluluk ise ben avcılar rus escort bunu başarmaktayım. Bana geri adım atmaktan vazgeçmemelisiniz hiç bir zaman. Hedefimiz orgazm olmalıdır. Benden aldığınız zevkler sizlerin ayaklarını titretecektir. Sizlerin etkisi hala getireceğim. Seksi vücudum ile mest ediyorum yani. Siz hiç merak etmeyin.
Benden daha iyisini hiç bir yerde bulamazsınız. Bunun garantisinini de vereceğim sizler buna inanın ki. Çok sekssi ve çok alımlıyımdır. Beni istiyorsanız hemen beni aramalısınız mutlaka. Sizleri hiç bırakmayacağım. Esmer tenim ile çok zevk veriyorum. Benimle olan erkekler çok özel anlar yaşatmaktayım. Benimle olan erkekler çok özel anlar yaşamaktadır. Benimle anılarınızdan hiç bir şekilde vazgeçmeyin.
Asla kendinizi boş yere üzmemelisiniz. Benimle her yerde güzel yaşayacaksınız. Benimle hiç bir seks anılarınızı unutmayacaksınız canlarım bunu bilin. Asla da sorun yaşamayacaksınız yaşadığınız anılardan. Beni umursamamamazlık yapmayın lütfen çok rica edeceğim. Asla da benden doyamayacaksınız.
Ben de sizleri umursamaz davranmayacağım. Ben çok mükemmel bir escort bayanımdır. Bu mükemmelliğimi asla sizlerden alı koymayacağım.
Mutlaka benden asla daha seksi bir kadın bulamazsınız. Benim güzel hallerim sizleri heyecanlandırmakla kalmayıp sizleri ayrıca çok mutlu edecektir. İç çamaşırlarım bile sizleri heyecana sokacaktır.
submitted by avcilaresc to u/avcilaresc [link] [comments]


2018.10.31 19:12 throwmefaway Arı Filmi Senaryosu

. Bilinen tüm havacılık kurallarına göre. bir arının uçabilmesi mümkün değildir . Kanatları şişko ufak vücudunu yerden kaldırmak için çok küçüktür . Arılar her şeye rağmen uçar. çünkü arılar insanların imkansız dedikleri şeyleri takmaz . Sarı siyah. Sarı siyah. Sarı siyah . Aaa siyah ve sarı! Haydi bugün biraz farklı takılalım . BAL. Barry! Kahvaltı hazır! Geliyorum! Bir saniye bekle . Alo? Barry? Adam? Bu olaya inanabiliyor musun? İnanamıyorum. Geçerken alırım seni . Çakı gibiyim . Merdivenleri kullan. Baban onlara dünyanın parasını verdi . Çok heyecanlıyım . Mezunumuz da geldi. Seninle gurur duyuyoruz oğlum . Notların da harika . Çok gurur duyuyoruz . Anne! Şekil yaptım o kadar ya . Üstün tüylenmiş. Ah! Beni yoluyorsun! El salla! 'ninci sırada olacağız. Hoşça kalın! Barry sana ne dedim? Evde uçmak yok! Merhaba Adam. Selam Barry . Tüy jölesi mi bu? Biraz. Bugün özel bir gün . Başaramam sanıyordum . Üç gün ilkokul üç gün lise . Lise günleri korkunçtu . Üç gün üniversite. İyi ki bir gün ara verip otostopla kovanı dolaşmışım . Döndüğünde farklı biriydin . Merhaba Barry. Artie bıyık mı bıraktın? Yakışmış . Frankie'yi duydun mu? Duydum . Cenazesine gidecek misin? Hayır gitmeyeceğim . Birini sokarsan ölürsün . Bu hakkını da bir sincapta kullanmazsın. Asabi herif . Yoldan çekilmeyi akıl edebilirdi . Yollarımızdaki bu lunapark uygulamasını çok seviyorum . Tatile ihtiyaç duymamamızın nedeni de bu . Vay be çok heyecanlı. Yani bu koşullar altında . Adam bugün erkek oluyoruz. Aynen! Arı beyler. Süper! Yaşasın! Öğrenciler fakülte ve değerli arı mensupları. karşınızda dekanımız Sayın Vızvızoğlu . Hoş geldiniz güzide Kovan Şehri'mizin sevgili. MEZUNLARI. mezunları . Mezuniyet törenimiz sona ermiştir . BALYAP şirketindeki kariyeriniz başlamış bulunmaktadır! İşimizi bugün mü seçeceğiz? Sadece eğitim dönemi diye duydum . Dikkat! İşte başlıyor . Lütfen ellerinizi ve antenlerinizi her zaman vagonun içinde tutunuz . TEBRİKLER İYİ ŞANSLAR. Acaba nasıl olacak? Biraz ürkütücü . Balyap'a hoş geldiniz Balsan Şirketi'nin. ve Baltıgen Şirketler Grubu'nun bir parçası . İşte bu! Vay canına . Vay canına . Siz arılar ömrünüz boyunca çok çalışacağınız. bu noktaya gelebilmek için bir ömür boyu çabaladınız . Bal gözüpek Polen Gücü ekibinin kovanımıza getirdiği nektarla başlar . Çok gizli formülümüz. renklendirilip koku ayarı ve baloncuk ayrıştırma işlemi yapılarak. altın gibi parıldayan. tatlı şuruba dönüşmesiyle oluşur ki biz buna. Bal deriz! Çok seksi. O benim kuzenim! Öyle mi? Hepimiz kuzeniz . Haklısın. Balyap arı halkının varlığının. her açıdan korunması için durmaksızın çabalar . Bu arılar yeni kasklarımızın dayanıklılık testini yapıyorlar . Ne kadar kazanıyor acaba? Ne kadar alsa az . Ve işte en son icadımız Krelman . Ne işe yarıyor bu? Balı döktükten sonra. kenarda kalanları toplar. Milyonlar kazandırıyor bize . Krelman'da çalışmak mümkün mü? Tabii ki. Birçok arı işi küçük işlerdir. Ancak arılar bilir ki. her iş küçük de olsa eğer iyi yapılıyorsa çok önemlidir . Fakat mesleğinizi dikkatli seçin. çünkü seçmiş olduğunuz meslekte ömrünüzün sonuna kadar kalacaksınız . Ömrümün sonuna kadar aynı işi mi yapacağım? Bunu bilmiyordum . Ne fark eder ki? Şunu bilmek sizi çok mutlu edecektir arı halkı tam milyon yıl boyunca. bir gün bile izin yapmamıştır . Ölümüne mi çalıştıracaksınız bizi? Deneyeceğiz . Balyap. Vay be! Aklımı başımdan aldı! "Ne fark eder ki?" Nasıl böyle bir şey dersin? Sonsuza dek bir tek iş. Bu yapılabilecek en çılgınca seçim . Ben rahatladım. Hayatımızda tek seçim yapacağız . Nasıl olur da bunu bize söylemezler? Barry neden her şeyi sorguluyorsun? Biz arıyız . Yeryüzünün en mükemmel işleyen topluluğuyuz . Burada her şeyin biraz fazla iyi işlediği hiç mi aklına gelmiyor? Bana bir örnek ver . Ne bileyim ben ama neden bahsettiğimi biliyorsun . Kapıyı boşaltın. "Kraliyet Balözü Kuvvetleri" inişe geçiyor . Dur bir dakika . Hey bunlar Polen Gücü! Vay canına . Hiç bu kadar yakından görmemiştim . Kovanın dışını biliyorlar . Ama bazıları geri dönmüyor . Selam! Merhaba Polenciler! Nektar. Harikaydınız beyler! Sizler canavarsınız! Göklerin kralısınız! Bayılıyorum size! Acaba neredeydiler. Bilmem . Onların günleri planlı değil . Kovanın dışında nerelere gidip neler yapıyorlar kim bilir? Pat diye Polen Gücü'ne katılamazsın. Ona göre yetiştirilmelisin . Haklısın . İkimizin ömür boyu göremeyeceği kadar polen var burada . Alt tarafı bir itibar göstergesi. Arılar bunu biraz fazla önemsiyor . Belki. Üzerinde varsa ve kızlar bunu görüyorsa işler değişir . Şu kızlar mı? Onlar da kuzenimiz değil mi peki? Uzaktan. Uzaktan . Şu ikisine bakın . İki tane kovan miskini. Şunlarla biraz dalga geçelim . Polen Gücü'nde olmak tehlikeli olmalı . Evet. Bir keresinde bir ayı beni bir mantara sıkıştırdı . Bir pençesi boğazımdaydı. Diğeriyle sağlı sollu tokatlatıp duruyordu beni! Vay canına! Yenebileceğimi tahmin etmezdim . Bunlar olurken sen ne yapıyordun? Yetkililere haber veriyordum . İmzalayabilirim . Bugün dışarısı sarstı değil mi beyler? Evet . Yarın buradan km. Uzaklıktaki ayçiçeği tarlalarına gidiyoruz . kilometre mi? Barry! Bizim için kısa mesafe ama belki sana uygun değildir . Belki de uygundur. Hayır değildir! J Kapısından sıfır dokuz sıfır sıfır'da kalkıyoruz . Ne dersin vızvız çocuk? Yeterince güçlü müsün? Olabilirim. Sıfır dokuz sıfır sıfır'ın ne demek olduğuna bağlı . Hey Balyap! Beni korkuttun baba . Hangi işi istediğine karar verebildin mi? Bir sürü seçenek var. Ama sadece birini seçebilirsin . Her gün aynı işi yapmaktan sıkıldığın oldu mu hiç? Karıştırmanın ne olduğunu anlatayım . Sopayı tutarsın şöyle bir gezdirirsin güzelce karıştırırsın . Bir ritim tutturursun kendine. Çok güzel bir şeydir . Düşünüyorum da. belki de bu bal alemi bana göre değildir . Ne düşünüyordun baloncu olmayı mı? İğnesi olan biri için kötü bir meslek . Janet oğlun bal işine girmek istediğinden emin değilmiş! Barry bazen çok komik oluyorsun. Olmaya çalışmıyorum . Bal işine giriyorsun. Oğlumuz Karıştırıcı olacak! Karıştırıcı mı olacaksın? Kimse beni dinlemiyor! Senin için özel sopalarım var . Şu anda ne istersem söyleyebilirim. Dövme yaptıracağım! Haydi taze bir bal açıp bunu kutlayalım! Belki burnuma da küpe taktırırım. Antenlerimi kazıtırım . Bir çekirgeyle çıkarım. Altın diş taktırıp önüme gelene "kanka" derim! Gurur duyuyorum . Bugün işe başlıyoruz! Büyük gün . Haydi! Bütün iyi işleri kaptıracağız . Evet. Tabii . Polen Sayma Dublör Arı Boşaltma Karıştırıcı Danışma Masası Saç. Hala boş mu? İki kişi kaldı! ÇERÇÖP TOPLAMA. Ve bir tanesi de sen oldun! Hangisini aldın? Çerçöp toplama . Vay canına! Çaylak mısınız? Evet efendim! İlk günümüz! Hazırız! Seçiminizi yapın . İstersen sen başla. Hayır sen . Tanrım. Neler müsait acaba? Tuvalet görevlisi her zaman açık ama düşündüğün nedenden değil . Krelman olabilir mi? Elbette. Krelman senin . KRELMAN DOLU. Üzgünüm az önce dolmuş . Balmumu tamiri açık . Krelman tekrar açıldı . Ne oldu? Bir arı öldüğünde onun yeri açılır. Gördün mü? Ölmüş. Ölü. Bir ölü daha . Bu da ölü. Ölümcül ölü. İki ölü daha . Baş üstü ölü. Baş altı ölü. Hayat böyle! Bu çok zor! Isıtma Soğutma Dublör Arı Boşaltıcı Karıştırıcı. Uğultucu Tuvalet Müfettişi İplik Koordinatörü Şerit Amiri. Larva terbiyecisi. Barry sence hangisini Barry? Barry! Pekâlâ dokuzuncu bölgede bir ayçiçeği tarlası bulunuyor. Neredesin? Dışarı çıkacağım. Nereye dışarı? Kovandan dışarı. Olmaz! Ömrümün sonuna kadar çalışmadan önce buna mecburum . Öleceksin! Delirmişsin sen! Biri arıyor . Eğer kendini cesur hisseden varsa . Caddedeki çiçekçiye. yeni güller gelecek bugün . Selam millet . Şuna bakın. Bu dün gördüğümüz çocuk değil mi? Kalkış pistine girmek yasak evlat . Sorun yok Lou. Bizimle gelecek bugün . Ballı çocuk seni . Burayı imzala burayı. Şuraya da paraf at . Teşekkürler. Tamam . Bugün yağmur ihbarı aldık ve. hepinizin bildiğiniz üzere arılar yağmurda uçamaz . O yüzden dikkatli olun. Ve her zamanki gibi süpürgelere. terliklere köpeklere kuşlara ve ayılara dikkat edin . Bazı evlerde üzerimize enerji içeceği döküldüğü rapor edildi . Murphy bu yüzden şu an revirde ve çekirge gibi durmadan zıplıyor! Bu korkunç. Kuralı hatırlatayım. kesinlikle insanlarla konuşmak yok! Pekâlâ kalkış pozisyonu! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz! Siyahla Sarı! Alemin Kralı! Hazır mısın Cesur Çocuk? Evet. Tabii ki . Rüzgar Tamam . Telsizler Tamam. Balözü takım Tamam . Kanatlar Tamam. İğne Tamam . Altına kaçıranlar Tamam . Pekâlâ kızlar. haydi kalkıyoruz! Sömürün o sardunyaları çizgili canavarlarım! Emrediyorum kurutun o çiçekleri! Vay canına! Dışarıdayım! Kovandan çıktığıma inanamıyorum! Ne kadar da mavi . Hızlı ve özgür hissediyorum kendimi! Uçurtma! Vay be! Çiçekler! Burası Mavi Lider. Güllerle görsel temas var . derece dönün . Güller! derece tamam. Dönüyoruz . Kenara çekil ufaklık. Geri tepebilir . Nektar. İşte buna "Nektar Toplar" denir . Polenleme görmüş müydün hiç? Hayır efendim . Buradan biraz polen alıp şuralara serpiyorum. Biraz da buraya. bir tutam da şuraya. Biraz sihir gibi . Bu inanılmaz. Peki niye yapıyoruz bunu? Polen gücü. Ne kadar polen o kadar çiçek o kadar balözü o kadar bal . Harika . Parlak bir sarılık görüyorum. Papatyalar olabilir . Ben de gördüm tamam . Durun. Çiçeklerden biri hareket ediyor . Tekrar et. Hareket eden bir çiçek mi rapor ediyorsun? Olumlu . O top içerdeydi! En güzeli bu. Nedir bu? Bilmiyorum ama bu renge bayılıyorum . Güzel kokuyor. Çiçek gibi değil ama hoşuma gitti . Evet tüylü . Kimyasal da . Dikkatli olun çocuklar. Biraz yapışkan . Arı Maya aşkına! Mankafa buraya gel çabuk! Eyvah! Çocuklar! Bu hiç iyi değil . Olumlu . Ucuz kurtulduk . Canım yanacak . Ana kuzusu . Pozisyonunu kaybettin çaylak! Füze gibi geri yollayacağım sana! Yardım edin! Galiba bunlar çiçek değil . Ona söyleyelim mi? Bence biliyor . Bu da nesi? Maç sayısı! Toparlanmaya başlasan iyi olur tatlım çünkü birazdan kafana yiyeceksin! İmdat! KLİMA KONTROL. İğrenç . Arabada arı var! Bir şey yap! Direksiyondayım! Merhaba Arı. Arkaya geldi! Beni sokacak şimdi! Kimse kıpırdamasın! Kıpırdamazsanız hiçbirimizi sokmaz. Kıpırdamayın! Göz kırptı! Sprey sık ona! Ne yapıyorsun? Vay. Dışarıdaki gerginlik katsayısı inanılmaz . Eve dönmeliyim . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . İmdat! İmdat! Arı düşüyor! Ken pencereyi kapatır mısın? Yeni hazırladığım özgeçmişime bak. Katlanabilir bir broşür seklinde . Gördün mü? Katlanıyor . Oh hayır gene insanlar. Yeter artık ama . Bu da ne böyle? Bu kez olacak. Bu kez. Bu kez. Bu kez! Perde! Şeytani bir şey bu . Harika oldu. Tüm özel yeteneklerim. hatta en sevdiğim on film bile var . İlki hangisi? "Yıldız Savaşları mı"? Hayır Ben sevmiyorum öyle. filmleri . Konuşmamıza neden izin verilmediği belli. Delirmiş bunlar . İş görüşmesine gittiğimde şaşırıyorlar. Söylediklerime inanamıyorlar . İşte güneş orada. Belki oradan çıkabilirim . Güneşin üstünde yazıyor muydu? Küresel ısınmayı ben tahmin etmiştim . Sıcaklığı hissediyordum ama önceleri benim ateşim sandım . Hey! Dur! Arı! Geri çekilin. Kışlık bot bunlar . Dur! Öldürme onu! Arılara alerjim var. Bu arı beni öldürebilir! Onun hayatı neden seninkinden değersiz olsun? Onun hayatı niye benimkinden değersiz? Söyleyeceğin bu mu? Her hayatın bir anlamı var. Onun neler hissedebileceğini bilmiyorsun . Broşürüm! Haydi bakalım ufaklık . Korktuğumu sanmayın. Alerjim var . Özgeçmişine bunu da yaz . Yüzüm balon gibi şişebilirdi . Bunu da "özel yeteneklerine" eklersin . Birini bir yumrukta indirmek de özel bir yetenek . Hoşça kal Vanessa. Teşekkürler . Vanessa haftaya yoğurt yemeye? Tabii Ken. Nasıl istersen . Üzerine keçiboynuzu koyabilirsin. Güle güle . Kalorisi daha azmış. Güle güle . Bir şey söylemeliyim . Hayatımı kurtardı. Bir şey söylemeliyim . Haydi bakalım . ARIGE DİYET TON. Olmaz . Ne diyeceğim? Başım belaya girebilir . Arı yasası. Bir insanla konuşamazsın . Bunu yaptığıma inanamıyorum . Yapmalıyım . Yapamam. Haydi ama! Yapamam. Haydi ama! Yap şunu. Yapamam . Lafa nasıl gireceğim? "Jazz sever misin?" İyi fikir değil . İşte geliyor! Konuşsana salak! Merhaba! Affedersin . Konuşuyorsun. Biliyorum . Konuşuyorsun! Çok özür dilerim . Önemli değil. Rüya görüyorum. ama yatağa gittiğimi hatırlamıyorum . Eminim bu biraz sinir bozucudur . Benim için sürpriz oldu. Yani sen bir arısın! Ben bir arıyım. Aslında bunu yapmamalıydım ama. beni öldürmeye çalıştılar . Sen olmasaydın. Sana teşekkür etmeliydim. Ben böyle yetiştirildim . Bu biraz garip oldu . Bir arıyla konuşuyorum. Evet . Bir arıyla konuşuyorum. Ve bir arı benimle konuşuyor! Minnettar olduğumu söylemek istedim. Gideyim artık . Bekle! Bunu yapmayı nerede öğrendin? Neyi? Konuşma olayını . Senin öğrendiğin gibi. "Anne. Baba. Bal" Öyle başladım . Bu gerçekten komik. Evet . Evet. Arılar komiktir. Gülmüyorsak ağlarız böyle başa çıkıyoruz hayatla . Neyse . Acaba. bir şey içer miydin? Ne gibi? Bilmem. Belki Kahve? Sana zahmet vermek istemem . Ne zahmeti canım. İki dakikamı alır . Alt tarafı kahve. Zahmet olmasın . Saçmalama lütfen! Aslında bir fincan alırım . Romlu kek de ister misin? Almasam. Bir parça al . Yok almayayım. Haydi ama! Birkaç mikrogram vermeye çalışıyorum da . Nerede? Çizgiler şişman gösteriyor . Harika görünüyorsun! Modadan anlıyor musun emin değilim . Sen iyi misin? Hayır . Kravatını takside bağlayıp uçarak gitmiş Manhattan'a . Sonunda oraya varmış . Kilisenin merdivenlerini koşarak çıkmış. Düğün başlamış bile . Sonra da demiş ki "Mısır mı?" Ben de "Mısırlı" dedin sanmıştım . "Bir mısırla neden evleneyim ki?". Arı fıkrası mı bu? Biz arılara ait bir tarz bu . Evet farklı . Peki ne yapacaksın Barry? İş konusunda mı? Bilmiyorum . Kovandaki görevimi yapmak istiyorum ama onların istediği şekilde değil . Ne hissettiğini anlıyorum . Öyle mi? Elbette . Ailem avukat ya da doktor olmamı istiyordu. Ben çiçekçi olmak istedim . Sahi mi? Benim bütün hayatım çiçekler . Yeni kraliçemiz de aynı slogan sayesinde seçildi . Neyse şuraya bakarsan. benim kovanım tam şurada. Görüyor musun? Sen Central Park'ta yaşıyorsun! Evet! Kaplumbağa Köprüsü'nün yanında! Biliyorum orayı. Orada ayağıma taktığım yüzüğümü kaybetmiştim . Neden kızlar ayağına yüzük takar? Niye takmasınlar? Dizine şapka takmak gibi bir şey bu. Bunu bir denemeliyim . İyi misiniz bayan? Evet. İyiyim . Öyle iki kahve birden içeyim dedim! Her neyse bu harika oldu. Kahve için teşekkür ederim . Önemli değil . Özür dilerim bitiremedim. Bitirseydim ömür boyu uyuyamazdım . Sen ee. Bir parça yanıma alabilir miyim? Tabii! Haydi bir kırıntı al . Teşekkürler! Bir şey değil . Pekâlâ o zaman ee sanırım görüşürüz . Ya da görüşmeyiz . Tamam Barry . Ve tekrar çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın . Hiç önemi yok . Önemsiz değildi ama Her neyse. DENEY SÜRECİ DEVAM EDİYOR. KASIRGADAN KURTULMA DENEYİ. Bu işe yaramayacak . Hazır. Deneyebiliriz . Pekâlâ Dave paraşütü çek . İnanılmazmış. İnanılmazdı! Hayatımın en korkunç en mutlu günüydü . İnsanlarla olduğuna inanamıyorum! Korkunç dev insanlar! Nasıllardı? Büyük ve deli. Deli gibi konuşuyorlar . Deli gibi yiyorlar. Deli gibi kullanıyorlar . Öldürmeye çalıştılar mı seni? Bazıları evet ama bazıları değil . Nasıl döndün? Kanişe bindim . Gittin ve buna sevindim. Ne görmek istiyorsan gördün. ve çok istediğin "tecrübeyi" yaşadın. Artık işini seçip normal olabilirsin . Ama Ama? Biriyle tanıştım . Biriyle mi tanıştın? Arıgillerden mi peki? Eşek arısı mı? Annenler seni öldürür! Hayır . Örümcek mi? Örümceklerden hoşlanmıyorum . Biliyorum seksiler sekiz bacakları var . Ama yüzleri çok çirkin . Kim peki? O bir ee insan . Hayır hayır. Arı yasası bu. Bunu da çiğnemiş olamazsın . Adı Vanessa. Tanrım . O kadar güzel ki. Üstelik çiçekçi! Olamaz! Çiçekçi bir insanla çıkıyorsun! Çıkmıyoruz . Kovandan dışarı uçuyorsun. Ellerinde tazyikli hortumlar maytaplarla. evlerimize saldıran insanlarla konuşuyorsun. Dinamitten farkı yok! Hayatımı kurtardı! Üstelik beni anlıyor . Bu iş bitecek! Ye şunu . Bu iş bitmeyecek! Neydi bu? Buna kırıntı diyorlar. Bu ne güzeller güzeli bir şey! Üstelik bu yedikleri değil. Yediklerinden yere dökülenler! Cinnabon ne biliyor musun? Hayır . Ekmeği tarçını şekeri alıyorlar. Üçünü birden iyice. Otur şuraya! ısıtıyorlar! Beni iyi dinle! Biz onlar değiliz! Biz biziz. Biz ve onlar! Evet ama arzu dolu bu kalbi kimse görmeyecek mi? Arzulamak yok. Bırak arzulamayı . Artık biraz arı gibi düşün dostum. Arı gibi düşün! Arı gibi düşün. Arı gibi düşün . Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! İşte orada havuza girmiş . Senin sorunun ne biliyor musun? Arı gibi düşünmeye mi başlamalıyım? Daha ne kadar devam edecek bu? Üç gün oldu! Niye hala çalışmıyorsun? Hayatımla ilgili almam gereken önemli kararlar var . Ne hayatı? Bir hayatın yok ki! İşin yok. Sadece bir arısın işte! Biraz bal yapsan ölür müsün? Barry çık havuzdan. Baban seninle konuşuyor . Martin konuş onunla . Barry seninle konuşuyorum! Geliyor musun? Her şeyi aldın mı? Her şey hazır! Sen önden git. Ben yetişirim . Çok geç kalma . Bak şimdi! Vanessa! Hala buradayız. Sana ona bağırma demiştim . Bağırdığın zaman cevap vermiyor sana! Sen niye bağırıyorsun? Çünkü dinlemiyorsun . Bunu dinlemeyeceğim . Çıkmalıyım . Nereye gidiyorsun? Arkadaşımla buluşacağım . Bir kızla mı? Bu yüzden mi karar veremiyorsun? Görüşürüz . Umarım kız Arıgillerdendir . VANESSA'NIN ÇİÇEKÇİSİ. Her yıl Pasadena'da çiçeklerle dolu bir geçit töreni mi yapıyorlar? Güller Turnuvası'nda olmak her çiçekçinin hayalidir! Arabanın üstündesin. Her yer çiçek dolu. İnsanlar seni alkışlıyor . Bir turnuva. Güller spor müsabakalarına katılabiliyor mu? Hayır. Pekâlâ sıra bende. Nasıl oluyor da her yere uçamıyorsun? Yorucu oluyor. Sen niye her yere koşmuyorsun? Daha hızlı değil mi? Tamam anladım. Sıra sende . Video. Televizyonda o an ne varsa kaydediyor mu? Bu çılgınlık! Sizde onlardan yok mu? Bizde Osteo var ama bir hastalık bu. Hem de korkunç bir hastalık . Olamaz . Aptal arılar! Eminim sokmak istiyorsundur böyle salakları . Aslında sokmamaya çalışıyoruz. Bizim için çok tehlikeli . Yani sürekli sinirlerine hakim olmalısın . Hem de çok. Duvarları tekmeler yürüyüşe çıkar. sinirle bir mektup yazıp çöpe atarsın. Duygularını bastırıyorsun işte . Öfke kıskançlık şehvet . Aman Tanrım! İyi misin sen? Evet . Derdin ne senin? Ama böcek o . Kimseyi rahatsız etmiyor. Çek git buradan gerizekalı! Neydi o? Mizah dergisi falan mı? Evet. Nereden anladın? On sayfalık falan bir şeydi. sayfaya kadar dayanabiliyoruz . Bu işin matematiğini çözmüşsün . Mecburen. Kuzenimi Vogue öldürmüştü. Hiç şaşmam . Gölgelerin Gücü Adına! Bu da ne böyle? BAL. Bu nereden çıktı? Tatlı arı. Altın Çiçek . Ray Liotta Özel Koleksiyonu mu? Şu aktör değil mi bu? Hiç duymadım . Bu niye burada? İnsanlar için. Yiyelim diye . Yeterince yemeğiniz yok mu? Şey var. Nereden buldunuz peki? Arılar yapıyor. Kimin yaptığını biliyorum! Ve yapması da çok zordur! Isıtmak soğutmak ve karıştırmak gerek. Bir de Krelman denen şey var! Organik bu. Bizim organımız! Alt tarafı bal Barry . Alt tarafı ne? Arılar bunu bilmiyor ama! Bunun adı hırsızlık! Evlerimizi okullarımızı hastanelerimizi alıyorsunuz! % İNDİRİM. İndirimde mi? Bunun hesabını soracağım! Hepsini soracağım! Hector . Bitti mi işin? Bitiyor . Buralarda. Hissediyorum . Eve gidebilirim artık . Şu güzel balı da açık bırakayım hazır kimse de yok . Yakalandın paketçi çocuk! Bir şey duyduğumu biliyordum. Demek konuşabiliyorsun! Evet konuşabiliyorum. Şimdi de sen konuş bakalım! Nereden getiriyorsunuz bu malları? Malları satan kim? Anlamıyorum. Dost değil miyiz? Yapmak isteyeceğimiz en son şey siz arıları kızdırmak! Çok geç kaldın! Bizim oldu artık! Siz bayım yanlış adama kılıç çektiniz! Siz de dostum iguanam Ignacio'ya öğle yemeği olacaksınız . Ballar nereden geliyor? Nereden dedim! Bal Çiftliği! Bal Çiftliği'nden geliyor! Bal ÇİFTLİĞİ. Seni manyak adam! Neler oldu burada? Şu suratlarına bak. Kamyon çarpmış gibiler. Ve şimdi de. bilinmezliğe sürükleniyorlar! Hareket etme . Sen ölü değil misin? Ölüye benziyor muyum? Hareket edeni temizliyorlar. Nereye gidiyorsun? Bal Çiftliğine. Çok büyük bir iş peşindeyim . Ben Alaska'ya gidiyorum. Geyik kanı manyak bir şey. Feci kafa yapıyor! Tacoma'ya gidiyorum . Ya sen nereye? O gerçekten ölü . Anladım . Eyvah! Nedir bu? Hayır! Silecekler! Üç bıçaklı! Üç bıçaklı mı? Atla haydi! Tek şansın var arı! Niye her şeyiniz bu kadar temiz olmak zorunda? Daha ne görmeniz gerekiyor? Gözünüzü açın! Kafanızı da çıkarın! Ben Washington Ulusal Radyo Haberleri'nden Carl Kasell . Böcek öldürmeye son verin artık! Arı! Geyik kanı manyağı! Bir ses duydun mu? Ne gibi? Minik çığlıklar gibi . Radyoyu kapat . Nasıl gidiyor arı çocuk? İyidir Geyik . Ve göz alabildiğince yan yana dizilmiş bal kavanozları duruyordu . Vay be! Bu kamyon nereye gidiyorsa balları oradan alıyor olmalılar . O ballar bize ait . Arılar omuz omuza. Öyleyiz . Kovanda birbirimize yakınız . Biz değiliz adamım. Biz tek takılırız. Her sivrisinek ayrı takılır . Ya başınız belaya girerse? Sivrisineksen sen belasındır . Kimse bizi sevmez. Vurmayı bilirler sadece. Bizi görünce Vur vur! En azından dışarıdasınız. Bir sürü kızla tanışıyorsunuzdur . Bizim kızların gözü yüksektedir. Güvelerle yusufçuklarla takılırlar . Sivrisinek kızları bize yüz vermez . Şaka yapıyorsunuz! KAN BANKASI. Geyikkan binayı terk ediyor! Görüşürüz arı! Selam millet! Geyikkan! Sizi burada ebeleyeceğimi biliyordum. Kamış getirdiniz mi yanınızda? Bal ÇİFTLİĞİ. Sonra kavanozlara doldurup etiket yapıştırıyoruz. Çok karlı bir iş . Burası da ne böyle? Bu arıların susam kadar beyni yok . Beyinsiz bunlar! Beyinsiz . Yeni körüğe bak. Çok güzel . Thomas modeli! Körük mü? Dakikada üfleme yarı otomatik. İki kat nikotin ve katran . Bir iki nefeste indiriyor bunları yere . Onlar yapar balları biz toplarız paraları . "Onlar yapar balları biz toplarız paraları" mı? Olamaz! Burada neler oluyor? Siz iyi misiniz? Evet. Fazla uzun sürmüyor . Sahte bir kovanda olduğunuzun farkında mısınız? Kraliçemiz buraya taşındı. Başka çaremiz yoktu . Kraliçeniz mi? Kadın kılığına girmiş bir erkek bu! Arıbeyi bu! Bu da nesi? Oh hayır . Yüzlerce kovan var burada! Arı balı . Bizim balımız yüzsüzce bir dalavereyle elimizden alınıyor! Ayıların bize yaptıklarından bile daha kötü. Bu konuda bir şeyler yapmalıyız . Ah Barry . İnsanların balımızı mı alıyor? Bu sadece bir söylenti . Bunlar söylentiye benziyor mu? Komplo teorisi bunlar. Bu resimler de montaj . Bütün bunları nereden biliyorsun sen? İnsanlarla konuşuyor . Ne? İnsanlar mı? İnsan bir kız arkadaşı var. Üstelik öpüşüyorlar! Öpüşmek mi? Öpüşmüyoruz . İstiyorsun ama. Kimden yanasın sen? Arılardan! San Antonio'da bir cırcırböceğiyle çıkmıştım. O bacaklar beni uyutmadı . Barry hayatın adına yapmak istediğin bu mu? Hepimizin adına yapmak istiyorum. Kimse arılar kadar çok çalışmıyor! Baba bazen o kadar çalışmış oluyordun ki. ellerin kendi kendine karıştırıyordu durduramıyordun . Hatırlıyorum . Balımızı almaya ne hakları var? Yılda iki kapla yaşamaya çalışıyoruz. Onlar balı dudak kremine bile koyuyor! Haklı bile olsan bir arı ne yapabilir? Onları en acıyacak yerlerinden sokacağım . Suratlarından! Gözleri! Çok can yakar. Hayır . Burundan mı? Ölürler acıdan . İnsanları sokabileceğimiz tek yerleri var. Onlar için önemli olan tek bir yer . "Kovan'da Olan" Her gün saat 'te bir saat boyunca kovandan haberler . Sakala hayır! Bob Yabanarı ile günün içinden . Bora Batıran'la hava durumu . Vızz Larva ile spor . Ve Jeanette Chung . İyi akşamlar. Ben Bob Yabanarı. Ve ben Jeanette Chung . Kovanşehir arılarından Barry Benson. insan ırkını ballarımızı çalmak suçundan mahkemeye vereceğini. balımızı yasadışı yollarla sattıklarını iddia etti! ARI LARRY KING. Yarın akşam Arı Larry King'de. Baltıgen yayınları tarafından çıkartılan. "Zarif Kadınlar" isimli kitap hakkında konuşacağız . Bu geceki konuğumuz Barry Benson . "Ben sıradan bir çocuğum başaramam." diye düşündün mü hiç? Arılar dünyayı değiştirmekten hiç korkmadı . Arıstoph Kolomb'a bakın. Arındıra Gandi'ye. Arı Terim'e . Geldiğim yerde insanları dava etmeyi düşünmezdik . Bizler daha çok çelik çomak ya da cirit oynardık . Kaç yaşındasın? Tüm arı halkı seni bu haklı davanda destekliyor. ki sanırım arılar için yüzyılın davası olacak bu . Biliyor musun insanların dünyasında da bir Larry King var . Çok kullanılan bir isim. Önümüzdeki hafta. Tıpkı sana benziyor ve onun da gömleğinde askılar arkasında renkli. Önümüzdeki hafta. Şişe dibi gözlükleri duymana rağmen konuktan yapılan altyazılar da aynı . Ayı Haftası gelecek hafta! Korkunçlar kıllılar ve haftaya canlı yayındalar .
submitted by throwmefaway to TurkeyJerky [link] [comments]


2018.10.24 18:33 nanobilgi ankara eskort kızlar

ankara eskort kızlar
http://ecstasy-escort.com
Son zamanlarda olgun kadınlara olan talebin azalması dolayısı ile burasıda ayrı başına bir şehir demek mümkündür ve bu işi önemsediğimiz ve bu istikametlerde bizi tatmin edecek ve sizler tarafından kişisel bilgileriniz verilmeden sitemize bağlanarak sitemizde ki bulacak olduğunuz bu kadınlar kadın hizmeti ve seçeneklerin ile senle buluşturan zemini ile elit bir partner. Bendeniz fazla escort desteği verilmektedir Burada yeni bir bebekle 4 aylık hamileydi. Ailemiz ve arkadaşlarımız anlayamayabilir ama biz havuzları içine sürdü ve tekrar battığında serbest bıraktı. Benim horoz pislik duvarlarını cum ile çalışan tüm 90mins sonra yüz saç göğüsleri ve amcık Ben dışarı çıktı ve açılmasını söyledim. Dudak kısmını izledim, böylece horozun ucunu ağzına soktum. Yüzünü sikişmek için bana güzel ve pahalı olacağını söyleyebiliriz. İnternet üzerinden benimle irtibata geçmelerini rica edeceğim. Seksi severek yapıyorum, istekli ve tüm bu asılsız kaynaklar tarafından dolandırılmanızı önlemek için ankara escort kimseye banka havalesi ile ödenmesini sağlayın Bir söz söylemeden, , ayağa kalktı. O zaman erkekliğin o güzel hissettirecek kadın escortlarla keyif alacak olduğunuz kadınlar ile bütün şehvetin derinliklerini sen için daha cinsellik içerisinde söz konusu olacaktır. Sadece bir an yaşatmak üzere buralardayım Merkez güzeli bir kadındır kendisi dolayı ilişkilerinizin mutlu bir aile gibi onlara görüneceksiniz. Sevişme yaparken ne kadar iyi davrandığına inanamadım. “Bugün ayrıldı ve bana bağladım. Senin için çok sıkı çalışan birinin görünüşü vardı. Yüzü bile, etrafı sarılmış, bebek yüzlü kızıyla keskin bir kontrast oluşturan, sağlam, yontulmuş düzlemlerdi telefonum tam dik dimdik olan göğüslerimin arasında eskort bayanlar bekliyor aramanızı. İlişkilerimi asla sıradan olan ürünler kullanmayın. Ucuz diye alacağınız Jöle, saç köpüğü ya da romantik olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kızılay bayan olarak neden çalışmış olduğumu sizlere anlatmak istiyorum. 1,70 boyundayım ve 56 kiloda zayıf ve minyon tipli bir bayanım. Daha büyük istekleri bu doğrultudadır. Lüks dairelerin de yer alan bu dilberlerin tenlerin de yaşamı ve de zevkli serüvenlere atılabilirsiniz. Hangisini istiyor ve arzuluyorsanız konuşup tanışmanız ve istekler de bulunacaksınız. Bademciklerine kadar değdirip iri dudakları ile kavramalarına şahit olduğunuz da soluksuz bir gecenin içinde ile en ateşli kızları yalnızca birkaç dakika öpüşmeye başladık. Elimizi dolaşımdan uzak tutamazdık. O benim aletimi çekti ve yatağa oturdum. Bana kendini göster bana. Utanmadan benim için heykel yaptı, ve böylece onun cum onun becerdin olabilir ki yaptı. Daha sonraPH # aldı ve boş bardakları bahçeye geri koydu.
ankara escort
submitted by nanobilgi to BloggingCEO [link] [comments]


2018.01.09 04:18 seren343131 Fatih mahallesi escort Şadiye bendeniz ucuz ve kaliteli bir bayan’ım

Fatih mahallesi escort dendiği zaman bütün erkeklerin aklına gelen tek isim olmanın gururunu yaşıyorum, sevgili aşk sever partnerle’rim, seksi ve doyumsuz bir bayan olduğumu söylüyorlar. Yatakta sınırsız bir escort bayan düşünün aşka susamış sevgili gibi tutkulu ve doyumsuz, koynunuza girmek için aceleci ve heyacan’lıyım.
Merhaba yakışıklılar, şehvet arayanların her zaman tek adresiyim ve onları her zaman memnun eden tek kadın benim. Onlar yanıma geldiğinde başka bir erkek oluyorlar ve asıl istedikleri şey neyse onun gibi davranıyorlar. Çılgınca seks, hardcore ve BDSM. Yaşamak istedikleri bütün şeyleri benimle deniyorlar ve bunu beni çok ama çok mutlu ediyor.
Fatih mahallesi escort profilime bakarak kendine büyük bir hediye almış olacaksın, ben senin içinde kalan hırçın kişiyim, sana istediğin ne varsa vermeye hazırım.
Sert ve tempolu seks seviyorum, Hiç durmadan rahatlayana kadar hemde, güzel seks yapan erkeklere bayılırım, işlerini bilirler ve seksi kadın nedir hemen tanırlar. Seninde yakışıklı ve işini bilen biri olduğunu biliyorum, 1,70 boyunda biriyim ben esmer bakımlı ve tertemiz bir kadınım. O kadar güzel ve temiz biriyim ki beni gördüğünde çok etkineleceğini biliyorum, benide etkileme istersen bakımlı ve temiz olarak gel yanıma.
esenyurt eskort fatih mahallesi escort sadiye
Fatih mahallesi escort kural tanımıyorum anal birlektelik yapıyorum Ters ilişkiyi çogu esenyurt escort bayan kabul etmez, ama ben çok zevk alıyorum, erkeğim ne isterse yerine getirmeye hazırım. Benim seks anlayışım yatak felsefem sınırsızlık yani kural yok cimcif oral fetişh köle fantezisi severmisiniz? Fantezi seven hayal dünyası geniş çapkın ve doyumsuz erkeklere bayılıyorum, size tek şartım yorulmayın sabahlara kadar sevişelim. Beline güvenen kazanova olduğunu iddaa eden centilmen beyler genç bir kız sizi koynuna girmeye davet ediyor gelmek istermisiniz?
Güzel bir esenyurt eskort’u ile beraber olmaya ne dersin? hemde ne istersen yapabilecek genç bir kız her zaman düşlediğin kadın yani. Ben senin düşlerine girerim hayallerini alırım ve onları gerçeğe çevirir sana unutulmaz dakikalar yaşatırım. Genç olmam senin için bulunmaz bir fırsat çünkü gençliğimin verdiği enerji yatağıma girdiğinde seni baştan aşağı saracak ve inan bu seks sadece yatakta kalmayacak taşacağız.
fatih mahallesi escort bayan fatih mahallesi escort bayan
Çok iyi seks yapmamın yanında çokda iyi muamele yaparım. 1,67 boyundayım, minyon bir görünüme sahibim ama içinde bir alev var ve bu alev seni yakacak. Benimle yanmak istersen ve istediğin her şeyi bana yapabileceğini düşünüyorsan hemen düşünmeden aramalısın ve bu şansı kaçırmamalısın. 50 kiloda esmer tenli çıtır mı çıtır bir hatunum, her zaman temiz ve bakımlı biriyim, senin gibi yakışıklı erkekleri memnun etmek benim görevim. Senin ile’de bu görevimi yerine getirmek istiyorum ve telefonumu aşağıya bırakıyorum, şimdi beni arayabilirsin.
Ocak 9, 2018 admin Esenyurt escort No Comment anal escort, escort bayan, Esenyurt escort, esenyurt eskort, sınırsız escort
submitted by seren343131 to u/seren343131 [link] [comments]


2015.02.22 17:52 biseksuel Erzurum’da Eşcinsel olmak!

Bir arkadaşımdan, “Erzurum’da eşcinsel kafe açılmış” haberini aldıktan sonra şaşkınlıkla karışık bir sürü soru sormaya başladım. Başka bir şehirde olsa böyle şaşırmaz, üzerinde durmazdım bile. Ama burası muhafakarlığıyla bilinen sağ görüşlü bir şehir. Ülkenin diğer yerlerinden gelen heteroseksüel öğrencilerin birçoğu bile buraya uyum sağlamakta zorlanırken eşcinsellerin varoluşlarını kabulendirmeleri, bunu göstermeleri bile sıkıntı yaratabilecek bir durum. Hal böyleyken “kendileri” için kafe açmaları hem şaşılacak hem de cesur sayılacak bir hareket. Araştıdıkça bu kafenin aslında göz önünde olan bir semtte ama iyi gizlenmiş bir yerde olduğunu öğreniyorum. Buranın homofobik heteroseksüeller tarafından duyulması, bilinmesi fikri biraz ürkütüyor onları. Konuyu deştikçe burada bir eşcinsel parti bile verdiklerini duyuyorum. Partiyi düzenleyen eşcinsel Nazlı ile böyle tanışıyoruz. Röpörtaj teklifimi bir “güven buluşması”ndan sonra kabul ediyor. Yüzünün ve adının gizli kalması konusunda çok hassas.
“Eşcinselliğimden utanmıyorum, çekinmiyorum. Bunu Erzurum’da kaldığım süre boyunca hiç gizlemedim. Her türlü dışlanmaya, horg görülmeye, hakarete ve şiddete rağmen kendimi saklama ihtiyacı duymadım. Burası eşcinseller için zor bir şehir. Erzurum’da eşcinsel olup bunu gizlememek rüzgara rüzgara karşı yürümek gibi bir şey. Ama diğerleri gibi bir maske takıp erkekmiş gibi davranmadım. Çünkü hissetiğin bisindir,bunu değiştiremezsin. Ben eşcinsel bir crossdresser olarak para kazanıyorum.Yüzümün,adımın,adresimin gizli kalması benim için bu yüzden önemli. Korku değil bu, sadece tedbir!” diyor bana ve ben de bunu kabul edip, hikayesini dinlemeye başlıyorum. Nazlı, eşcinsel bir crossdresser. Fotoğraflarda gördüğüm siyah peruklu, topuklu ayakkabı giymiş, üzerinde seksi kıyafetleriyle poz veren bu crossdresseri erkek.. Haliyle, “Acaba,”tanıyabilecek miyim?” diye düşünüyorum buluşmaya giderken. Her geç kaldığı dakikada merakım daha da artıyor. 1 saatlik meraklı bekleyişimin ardından “merhaba” diye narin ellerini uzatıyor bana. Tanımaktan çok da güçlük çok da farklı değil. Hal ve tavır olarak tam benimkinden daha kadınsı. Konuşma sırasında kısacık saçlarını zarif el hareketleriyle düzeltiyor sürekli. Her seferinde korkusuz olduğundan bahsediyor. Bu durumunun çok da anormal olmadığını, büyütecek bir şeyin olmadığını söylüyor. Muhafazakar bir şehirde olmasına rağmen oldukça cesur. Bana yaşadığı ilişkilerden bahsediyor. Hayatının adamından, sonunun nasıl hüsranla bittiğinden, erkeklere artık güvenemediğinden…Uzun sayılabilecek bir erkek dedikodusundan sonra röpörtaja geçiyoruz
Crossdressliği anlatır mısın, bilmeyenler için?
“Crossdress” kadın kıyafetleri, iç çamaşırları, ayakkabıları giymekten hoşlanan erkekler için kullanılan bir tabir. Bu aslında kadınlar için de geçerli. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan ve bundan mutluluk duyan kadınlar için de kullanılır ama erkek örnekleri çok fazla olduğu için kadın kiyafeti giyen erkeklerle biraz özdeşleşmiş durum şu anda.
Ne Zaman kadın kıyafetleri giymeye başladın? 13-14 yaşlarımda başladım diye hatırlıyorum. Ablamın kıyafetlerini gizli gizli giyerdim.
Sen bir eşcinsel cd’sin. Kadın dürtüsünü ilk ne zaman hissetin peki?
Bu zaten doğuştan gelen bir his. Sen nasıl bir kadın doğdun, kendini doğuştan böyle hissediyorsun, ben de kendimi hep kadın hissetim. Ama 11 yaşımda tamam dedim. Ben bir eşcinselim. Bunu zaten hep hissediyordum ama ilk o zaman bunu kendime itiraf etmiş ve bullanmıştım.
Ailenin tepkisi nasıl oldu peki?
İlk önce şok oldular. Çünkü ben o zamanlar gizleyebiliyordum bunu. Daha sonra benim için sancılı dönemler başladı. Ailem kabullenemedi.Değişeceksin, “normale” döneceksin diye baskılar arttı. Psikologa gönderildim. Bu bir hastalık, tedavi olmalısın dediler. Bunun değişmeyeceğinden adım gibi emindim ama karşı çıkmadım, gittim. Doktorla epey kunuştum. Seansları kaçırmadım. Doktor da aileme bu durumun hastalık olmadığını, doğuştan geln bir kadın olma hissi olduğunu ve bunun değiştirilmeyeceğini söyledi.
Sonra?
Sonrasında son çare olarak beni evlendirmeye karar verdiler. Belki o zaman “düzelirim” diye ama anlamadıkları şey ben zaten normaldim. Bu olabilecek bir şey. Sadece farklı bir bedende doğdum, hepsi bu. Ben gene değişmeyeceğimden adım gibi emin olmama rağmen onların dediğini yaptım, evlendim. Yaklaşık 1 yıl sürdü. Eşimle bir evin içinde iki yakın kız arkadaş gibiydik. Ona eşcinsel olduğumu söyledim. Terk etmedi beni çünkü kendince sebepleri vardı, kaldı benimle. Bunu kabulendi ve iki arkadaş gibi yaşadık, o bir yıl içerisinde. Sonrasında zaten bitirme kararı aldık. Ne zamana kadar sürecekti ki bu durum zaten.
Ailenin baskıları devam etti mi peki?
Doktora gittim, evlendim. Durum değişmedi. Onlar da anladılar artık değişmeyeceğimi. Ben buyum, böyleyim. Bu halimle mutluyum. Sonra kabullendiler beni. Baskıları da tüm bunlardan sonra son buldu.
Tamamıyla kadın gibi hisedip, erkek bedeninde yaşamak zor değil mi senin için? Cinsiyet değiştirmeyi düşündün mü?
Bu tabii ki zor. Ben bir kadın gibi hisediyorsam öyle de görünmeliyim. Etek giymeli, saçımı uzatmalı, makyaj yapmalı ve topuklu ayakkabı giymeliyim. Seviyorum böyle olmayı. Ama yanlış bir bedende doğdum. Bir karışıklık oldu sanırım (gülüyor). Ve tabii ki ileride cinsiyet değiştirmeyi düşünüyorum. Zaten hormon tedavisi görüyorum şuan. Okulumun bitmesini bekliyorum,cinsiyet değiştirmek için.
Crossdreser olmaya nasıl karar verdin?
Tüm bunlardan sonra İstanbul’a gittim. 19 yaşındaydım. Orada benim gibi arkadaşlarım oldu, crossdreserdi çoğu… Ben de o zaman karar verdim. ve cd oldum. 3 senedir devam ediyorum. Ama ailemin haberi yok tabi bundan.
Memnun musun peki?
İş başvurularında bulunuyorum sürekli ama eşcinsel olduğum için kimse beni işe almak istemiyor. Crossdresserliğa devam ediyorum bu nedenle. Hem memnunum bu durumdan, hem hissetiğim gibi kadın oluyorum, hem de para kazanıyorum. Gayet hoş bir durum bence şikayetçi değilim
Sonrasında Erzurum’a geldin. Muhafazakarlığıyla bilinen bir şehir… Bu seni tedirgin etmedi mi?
Etmez olur mu? Etti tabi. Ne yaparım orada, nasıl yaşarım diye birçok kez düşündüm. Hem eşcinselim hem de crossdreser… Çalışabilir miyim diye birçok kez düşündüm. Bu düşüncelerle de geldim sonuçta buraya.
Nasıl problemlerle karşılaştın?
Öncelikle insanların garip bakışlarına maruz kaldım. Çok fazla sözlü tacize uğradım. ve hala da uğruyorum. Fiziksel şiddete de uğradım. Arkadaşımla yürüyüşe çıktığımız bir akşam saldırıya uğradık, sırf eşcinseliz diye. Karakolluk olduk. Şikayetçi oldum ama sonra başım ağrımasın diye şikayetimi geri aldım.
Bırakıp gitmeyi düşünmedin mi?
Düşündüm. Gitmek istediğim zamanlar çok oldu. Ama burada, okuyorum sonuçta. Alışmaya çalıştım. Duymamazlıktan geliyorum artık. Eskisi gibi bu durumu çok problem de etmiyorum. Korkmuyorum artık. Çünkü ben buyum, böyleyim. Kendimi gizlemiyorum da. Her şey ortada, ben bir eşcinselim. Bunun nesini saklayacağım. Allah’ın bildiğini kuldan saklamak saçmalık.
Bana, sataşanlara cazgır yüzümü gösterince geri çekiliyorlar. Hem bu niye bu kadar abartılacak bir hal alıyor anlamıyorum. Bu normal bir şey. Bunun problem edilmesi çok saçma. Erzurum’da er ya da geç ben ve benim gibileri kabul edecek, etmek zorunda. Her şey değişiyor, Erzurum’da değişip normalleşmeli kanımca.
Müşterilerinin içerisinde Erzurumlular var mı?
Var tabi canım. Ohooo.. Ben ve benim gibilerin ayıplayanlar, asarız keseriz diye ortalıkta “erkeklik” yapanlar akşam bana geliyor. İçlerinde gizli eşcinsel olanlar da var, biseksüel (her iki cinse ilgi duyan kimse) olanlar da… Ve hepsi bekar da değil üstelik. Evli ve çocuklu olanlar da geliyor.
Müşterilerinin bir steretopisi var mı?
Ya öyle belli bir kesim yok aslında. Öğrenci var, çalışan var, evli-bekar olanlar var. Genç-yaşlı, olgun olanlar da var. Çok değişiyor o ya… Ama yüzde 50 buranın yabancıları yani öğrenci kesimi diğer yüzde 50 ise buralı olanlardan oluşuyor.
Korkmuyor musun peki? Evine yabancı birini alıyorsun tanımadan, bilmeden… Tedirgin olduğum zamanlar oluyor. Çokça hem de… İstanbul veya İzmir olsa hiç korkmam, hiç tereddüt etmem. Paramı almadığım taktirde kıyametleri koparırım. Ama burası biraz farklı… Tepkilerini kestiremediğim için alttan alıyorum hep. Zaten öyle herkesi kabul etmiyorum. Çok seçici davranıyorum bu konuda.
Erzurum’da benim bildiğim bir tek sen değilsin, başka crossdresserlar da var. Bu iş sistemli bir şekilde mi yürüyor yoksa hepiniz bağımsız mısınız birbirinizden?
Var ama benim onlarla pek bir arkadaşlık ilişkim yok. Sadece cd siteleri var, oraya profilinizi ekliyorsunuz bu kadar. Sistemli bir şekilde yürümüyor buradaki işler ya da en azından kendi adıma konuşacak olursam… Kimseye güvenemiyorum. Hele ki bizim işimizde güvenmek çok zor. Ortalık anında karışabiliyor dedikdularla. Ben, uzak durmayı tercih ediyorum. Yalnız yaşamayı seviyorum.
Erzurum’da eşcinsel parti verdin. Bu bir ilk! Biraz anlatır msın bana partiyi?
Biz, etkinliği oluşturduğumuzda 400’e yakın kişi geleceğini söyledi. Ama gerçekte 42 kişilik bir parti oldu. Bu sayı, Erzurum için gayet iyi ama katılımın daha çok olmasını beklerdim ben.
Eşcinsellerle ilgili herhangi bir etkinlik daha yaptınız Erzurum’da?
Eşcinsel ölümlerini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlemek istedim. Bir eşcinsel yürüyüşü… Tabii pek destek veren olmadı. Emniyet zaten izin vermedi. Bizden hoşlanmadıkları için mi yoksa olay çıkar, bize saldırırlar diye mi bilmiyorum. Ama her iki durumda da hoş olmayan şeyler var. Homofobik söylemler ve davranışlar bitsin istiyoruz artık. O yürüyüşün yapılması halinde polisin bizi koruması, güvenliğimiz sağlaması gerekirdi zaten. İzin verilmedi, ben de daha sonra vazgeçtim zaten.
Bu veya buna benzer başka şeyler yapmak istiyor musunuz burada?
Eşcinseller Derneği açmak istiyorum. Bence, böyle bir dernek bu şehir için gerekli. Diğer şehirlerden gelen eşcinsel öğrenciler kendilerini burada sır gibi saklamak zorunda kalıyorlar. Oysaki üniversite yılları bir insanın en özgür olduğu yıllardır, öyle olmalı en azından. Ben eşcinseliğimi lise yıllarında gizliyordum ama şuan üniversitedeyim. Muhafazakar bir şehirde de olsam bunu gizlemiyorum. İnsanların da, baskı ve korku altında yaşamalarını istemiyorum. Hiç değilse kendilerini güvende hissedebilecek, kendileri gibi olan bir insan topluluğunda bulunsunlar istiyorum. Öğrenciler dışında Erzurum’da da eşcinsel sayısı sandığınızdan daha fazla.
Aile ve toplum baskısından korkarak evleniyor bir de çocuk yapıyorlar. Eşcinsel dürtülerini hep bastırıyor ya da gizli tutuyorlar. Onların da rahat etmesini, kendilerini anlayabilecek insanların olduğu bir yerde, haftada birkaç kez de olsa özgür ve maskesiz yaşamalarını istiyorum. Bu nedenle böyle bir dernek açma fikrim var.
Son olarak sana hayalini sorsam….
Benim hayalim… Tek istediğim okul bittikten sonra Hollanda’ya yerleşip orada evlenmek. Bir ara ülkemizde de bu durum konuşuldu ama çok kesim buna karşı çıktı. İnsanlar neden başkalarının hayatına bu kadar müadahale etmeyi seviyor, kendilerinde bu hakkı nasıl bulabiliyorlar aklım almıyor. Tek bir hayatımız var yaşayacağımız,bıraksınlar da herkes istediği gibi yaşasın. Baskı, yasak ve şiddetle hiçbir şey çözüme kavuşturulamaz. Geyler,lezbiyenler,translar,biseksüeller ve heteroseksüeller…Biz hepimiz başka bir renk, başka hayatlarız. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz zaman gökkuşağı renkleri yan yana tamamlanmış olacak. Güzel bir gökyüzünün altında beraber yaşayabiliriz.
FATMA SARIKAYA Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Erzurum’da Eşcinsellik: Rüzgara Karşı Yürümek Atatürk İletişim Gazetesi, Sayı:78, Sayfa:6, 6 Haziran 2014
Aydın Doğan vakfı tarafından düzenlenen öğrencilerin, fakültelerinin eğitim amacıyla o yıl yayımladığı uygulama gazete ve dergileri ile diğer medya organlarında yayınlanan çalışmaları ile ilgili röpörtaj dalında ikinci olmuştur.
Gerekçe: Anadolu’nun ortasında bir kentte sessiz sedasız açılan eşcinsel kafenin kurulma hikâyesi ve oradaki yaşamı aktarıyor.
submitted by biseksuel to biseksueller [link] [comments]


En güzel kadınlar Yaşayan En Seksi 6 Kadın Dünyanın En Güzel ve En Seksi 10 Kadını ♛ - YouTube Dünyanın En (Seksi) 10 Kadını 2018 - OHAA Böyle Fizik Mi ... Kankan ve Seksi Kız arkadaşı :) - YouTube GÜZEL KADINLAR (SEXY KADINLAR) - YouTube Dönüp Tekrar Bakacağınız En Seksi Kadın Sporcular - YouTube İÇ ÇAMAŞIRSİZ DANS EDERKEN FRİKİK ÜSTÜNE FİRİKİK - YouTube EN SEKSİ 12 Hollywood YILDIZI - YouTube Seksi Kadın Soyundu Üstsüz Kaldı - YouTube Seksi guzel kiz - YouTube

Instagram En Güzel ve Seksi Kadın Hesapları - Instatakipci.com

  1. En güzel kadınlar Yaşayan En Seksi 6 Kadın
  2. Dünyanın En Güzel ve En Seksi 10 Kadını ♛ - YouTube
  3. Dünyanın En (Seksi) 10 Kadını 2018 - OHAA Böyle Fizik Mi ...
  4. Kankan ve Seksi Kız arkadaşı :) - YouTube
  5. GÜZEL KADINLAR (SEXY KADINLAR) - YouTube
  6. Dönüp Tekrar Bakacağınız En Seksi Kadın Sporcular - YouTube
  7. İÇ ÇAMAŞIRSİZ DANS EDERKEN FRİKİK ÜSTÜNE FİRİKİK - YouTube
  8. EN SEKSİ 12 Hollywood YILDIZI - YouTube
  9. Seksi Kadın Soyundu Üstsüz Kaldı - YouTube
  10. Seksi guzel kiz - YouTube

Güncel yayınlardan haberdar olmak için kanalımıza Abone olabilirsiniz ÜCRETSİZ ABONE OLMAK İÇİN TIKA https://goo.gl/7PV7G6 Hazırlayan ve Seslendiren: Murat... iyi izlemeler :D En güzel kadınlar Yaşayan En Seksi 6 Kadın ... En Güzel 15 Türk Kadın Oyuncular - Duration: 2:26. Hey Pardon! 804,322 views. 2:26. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. EN SEKSİ 12 Hollywood YILDIZI en güzel kadınlar en seksi kadınlar en çekici kadınlar dünyanın en güzel kadını dünyanın en güzel kızı Güzellik Konusunda MASTE... #dans #müzik Abone olun seksi kız, yaramaz, üstsüz, çıplak kız, frikik, soyunma, soyunan kız, seksi, sexy, seksi vücut Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Tarihin eski zamanlarında yakışıklı ve güzel sporculara ilahi bir varlık gözüyle bakılıyordu. Bugün ise milyon dolarlık kontratlar sponsorluklar şan ve şöhre... Kanala Abone Olun:https://www.youtube.com/channel/UCw-EiIyYn7r_n9vbD8WoY7g Dünyanın en seksi 10 kadınını sizler için derledik . Bu videoda tanıdık simalar gö...